|
|
Şema kavramı, kişinin kendisini ve diğer
insanları ve dünyayı anlamlandırdığı, tanımladığı, değerlendirdiği zihinsel
yapıyı ifade eder. İnsan bu temel zihinsel yapıyı doğduğu andan itibaren
oluşturmaya başlar. Şemaların oluşumunda kişinin temel yaşantıları,
etrafındaki insanların ona karşı tutumları, kurduğu ilişkiler, öğrenmeleri
vb. son derece önemli rol oynar. Oluşan bu yapı(lar) zamanla kişinin
davranışlarına yön verir ve bir anlamda hayatını şekillendirir. Şemalar
olumlu ve gerçekçi içeriklere sahipse kişi çok fazla problem yaşamaz; ancak
şemaların olumsuz ve yanlış içeriklere sahip olması psikolojik problemlerin
oluşumuna zemin hazırlar. Şema kavramı Şema Terapi literatüründe olumsuz
olan ve uyum bozucu şemalar için kullanılır. Mesela çok fazla eleştirilen,
yetersiz bulunan, aşağılanan bir çocuk kendisiyle ilgili bir kusurluluk
algısı geliştirebilir ve yetişkinliğnde de kendini şu ya da bu şekilde bir
kusura sahip olarak algılayabilir. Bu kusurluluk algısı, çirkinlik,
beceriksizlik, yetersizlik vb. noktalarına odaklanabilir. Kusurluluk
şemasına sahip birisi, beğenilmeyeceği düşüncesinden dolayı insanlardan uzak
durabilir ya da beğenilmek için aşırı derecede çaba sarfedebilir. Tüm bu ve
benzeri durumlar da kişinin hayatttan doyum almasına engel teşkil eder.
Şemaların oluşmasına, temel insani ihtiyaçlarımızın uygun şekilde
giderilememesi sebep olur. Uygun şekilde giderilemeyen temel ihtiyacımızın
ne olduğu geliştirecek olduğumuz şemayı belirler. Beğenilme, önemsenme,
dikkate alınma gibi ihtiyaçlarını gideremeyen bir çocuk zamanla kusurluluk,
sevilmezlik şeması geliştirebilir.
Şemaların bazı temel özelliklerini şöyle özetleyebiliriz:
� Şemalar temel yaşantı anıları, düşünce, duygu ve bedensel duyumlardan
oluşan bir bütün halinde işlev görürler.
� Şemalar kişinin kendisini, diğer insanları ve dünyayı anlamlandırmasında
kişiye yol gösterici olurlar. Şemalar bir anlamda kullandığımız
gözlüklerdir. Baktığımız şeyi kullandığımız gözlüğe göre tanımlarız.
� Şemalar insanın hayatını olumsuz yönde etkiler ve işlevselliğini bozarlar.
� Şemalar en temel insani ihtiyaçlarımız(temel fizyolojik ihtiyaçlar,
sevilme, önemsenme, kabul edilme, eğlenme, özgürlük, sağlıklı sınırlar)a
ulaşmamıza engel olurlar.
� Şemalar değişime karşı dirençlidirler. Çünkü şemalar çocukluktan itibaren
geliştirildikleri için kişiye çok tanıdık gelirler ve kişi kendi bakışını
mutlak doğru ve gerçek olarak kabul eder.
� Şemalar kendilerini sürdürücü özelliğe sahiptirler. Kişinin karşılaştığı
bir durum şayet şemaya uymuyorsa kişi durumu çarpıtarak şemaya uydurmaya
çalışır. Kusurluluk şemasına sahip bir kişi etrafından iltifat aldığında,
iltifatın sahiciliğine inanmayıp beni kandırıyorlar diye düşünebilir.
Bununla birlikte şemalar, yeni ve daha doyum verici yaşantılarla, yeni
öğrenmelerle ya da psikoterapi yöntemiyle değişebilirler.
� Şemalar çevredeki olaylardan hareketle tetiklenebilirler. Mesela
terkedilme şemasına sahip bir kişi eşinin iş dolayısıyla yapacağı şehir dışı
seyahati, eşinin kendisinden uzaklaşma isteği olarak yorumlayıp, terkedilmiş
gibi hissedebilir ve ona göre tepki verebilir.
� Şemalar kişinin kendisine, çevresine ve diğer insanlara dönük olduğu için,
kurulacak insani ilişkilerde ve kadın erkek ilişkilerinde son derece
belirleyici rol oynarlar. Şemalar, ilişkilerin başlamasında, sürdürülmesinde
ve sonlandırılmasında(ya da sonlandırılamamasında) kendini gösterirler.
Şema yaşantıları, İlişkilerim genelde aynı şekilde başlayıp sonlanıyor.
İlişkilerimde genelde ayı sorunları yaşıyorum! Genelde belirli özelliklere
sahip insanlar bana çekici geliyor şeklinde düşünen insanlar için yoğun
olarak gerçekleşiyor olabilir. Çünkü şemalar insan hayatında temel bir kalıp
olarak var olurlar ve insanlar bu kişisel kalıplara göre davranırler.
Şema Kimyası
Her şema belli başka şema(lar)ya karşı bir çekicilik oluşturur. Bu duruma
Şema Kimyası denir. Şema kimyası, problemli kadın erkek ilişkilerini
anlamada son derece önemli bir kavramdır. Şema Kimyası kavramına göre bizler
ilişkilerimizde kendi şemamıza uygun şemaya sahip eşleri tercih ederiz.
Buradaki uygunluk, sadece iki tarafın şemasının da aynı olmasını ifade
etmez. Şemalar, kendilerinin sürdürülmesine sebep olacak eşler ya da
arkadaşlar edinmemize yol açarlar. Mesela ikili ilişkilerde gereğinden fazla
fedakarca davranan birisi(Fedakarlık şeması) ilişkilerde hep kendi dediğinin
olmasını isteyen(Haklılık şeması) birisiyle birlikte olabilir.
Şemalar başka şemalarla bir arada var olabilirler. Mesela terkedilme
şemasına sahip kişide aynı zamanda kusurluluk şeması, kuşkuculuk şeması vb.
de olabilir.
Tekedilme Şeması Ve İlişkilere Etkisi
Terkedilme şemasına sahip kişiler, hayatlarındaki önemli insanların şu ya da
bu sebeple, şu ya da bu şekilde kendilerini terkedeceklerine, ilişkilerinin
biteceğine inanırlar. İlişkilerin bitmesine yol açan durumlar içerisinde,
aldatılma, terkedilme, sevilenin ölümü vb. yer alabilir. Dolayısıyla onlar
ilişkilerine Bu ilişki eninde sonunda bitecek diyerek başlarlar. Kendilerine
ilişkiyi bitirecek sebepler sorulduğunda ise Bilmiyorum; içimde öyle bir his
var diye cevap verebilirler. Burada hissedilen, ön görülen terkedilmeyi
problemli yapan, durumun gerçekçi olarak değerlendirilmemesidir. Mesela eşi
tarafından gerçekten aldatılan ya da buna dönük gerçekçi ipuçlarına sahip
bir kişinin ilişkimiz galiba bitecek düşüncesi bir şema yaşantısı
olmayabilir. Şema yaşantısında en önemli nokta, durumu aslında öyle
olmamasına rağmen öyleymiş gibi algılamaktır.
Geleceği önceden, gerçekçi olmayan bir şekilde olumsuz olarak görmeye
karamsarlık denir. Bu karamsar bakış zamanla kendini gerçekleştiren kehanet
işlevi görür ve kişinin korktuğu başına geldiğinde kişi Ben biliyordum diye
düşünür. Kişinin aslında bildiği bir şey değil inandığı bir şey vardır. O,
farkında olmadan ilişkisini karamsarlığına uygun şekilde yaşamış ya da
endişelerini gerçekleştirecek birisi ile birlikte olmuştur. Mesela zaten
günün birinde terkedileceğine inanan birisi ilişkisinde aşırı kıskanç
davranır ve sonunda partneri bunalıp ondan uzaklaşabilir; ya da kişi evli
birisiyle birlikte olabilir. Birinci durumda kişi korktuğu sonu hazırlamış
ikinci durumda ise zaten olumsuz sonuçlanması muhtemel bir yola girmiştir.
Dolayısıyla korktuğunun başına gelmesinden ziyade o yolu farkında olmadan
kendisi şekillendirmiştir.
Terkedilme şemasına sahip kişiler şu tür düşüncelere yüksek oranda
katılırlar:
Beni terkedeceklerinden korktuğum için yakın olduğum insanların peşini
bırakmam.
Diğer insanlara o kadar muhtacım ki onları kaybedeceğim diye çok
endişeleniyorum.
Yakınlarımın beni terkedeceği ya da benden ayrılacağından endişe duyarım
Önem verdiğim birisinin benden uzaklaştığını sezersem çok kötü hissederim.
Bazen insanlar beni terkedecek diye onları kendimden uzaklaştıracak kadar
çok dert ederim.
Bu şemaya sahip insanlar geçmişlerinde, güven, huzur, kabul edilme, sevilme
ve sevme , paylaşım gibi temel ihtiyaçlarını uygun şekilde giderememiş
olabilirler. Dolayısıyla şu anki ilişkilerinde de aynı beklenti
içerisindedirler: kabul edilmeyeceğim, sevilmeyeceğim, sevdiklerim yanımda
kalmayacak vb.
Terkedilme Şemasına Sahip Kişilerin İlişki Tutumları
� Terkedilme şemasına sahip kişiler yakın ilişki kurmaktan, ilişkilerinde
kendilerini tamamen ilişkiye adamaktan çekinirler. Bunun altında, günün
birinde zaten bitecek olan ilişkinin hayal kırıklığı ve acısından uzak durma
çabası yatabilir.
� Bir ilişki içinde iken terkedilme endişesini çok yoğun yaşarlar.
� Terkedilmeye dönük ipuçlarını(partnerinin iş seyahati dolayısıyla ondan
uzaklaşması, çok fazla aramaması vb.) abartarak terkedilmiş gibi tepki
verebilirler.
� Kıskançlık duygusunu çok yoğun yaşarlar. Kıskançlık onlar için, olası
aldatılmaya karşı bir tedbir işlevi görür. Partnerlerinin başkaları ile olan
ilişkilerine karşı aşırı hassastırlar. Acaba kiminle, ne konuştu? Neden
onunla geziyor? Onu kandırabilirler! tarzında düşüncelere çokça kapılırlar.
Kıskançlık beraberinde aşırı sahiplenicilik davranışlarını getirir.
� Terkedilme şeması olan kişiler, partnerleriyle sürekli birlikte olmak
isteyebilir, onu yalnız bırakmaktan çekinebilirler. Bu birliktelik isteğinin
altında, partneriyle vakit geçirmekten keyf almaktan ziyade Yalnız kalırsa
başkalarına meyleder düşüncesi yer alabilir.
� Kıskançlık ve aşırı sahiplenicilik tutumları zamanla kişide takıntı haline
gelebilir. Kişi farkında olmadan günün önemli bir kısmını partnerinin onu
terketmesi, aldatması ile ilgili düşüncelerle geçirdiğini farkedebilir.
� Bu takıntılardan kurtulamamak da çaresizlik, yetersizik, ümitsizlik gibi
duygulara yol açarsa kişi yoğun bir depresyon yaşayabilir.
� Partnerlerinin sevgi sözcüklerini ve davranışlarını yeterli, güven verici
bulmakta zorlanabilirler.
� Terkedilmemek için karşı tarafı bunaltacak kadar iyi davranabilirler;
gereğinden fazla yardım eder, gereğinden fazla ilgi gösterebilirler.
� Nasıl olsa günün birinde terkedecek olan eşe karşı gizli bir öfke
duyabilirler. Bu durum bazılarında O beni terketmeden önce ben onu
terkedeyim düşüncesine yol açabilir. Böylece en ufak bir tartışmada ilişki
bitme noktasına gelebilir.
� En özet ifadesiyle, terkedilme şemasına sahip kişiler güven verici bir
ilişki yaşayamazlar ya da ilişkilerini güven duyarak yaşayamazlar.
Terkedilme Şemasında Şema Kimyası
Bu şemaya sahip kişiler ayrılma ve terkedilmeye karşı aşırı hassas
olmalarına karşın, güven verici, dingin, huzurlu insanlardan ziyade her an
elinden çıkıp gidecekmiş gibi duran, soğuk, mesafeli insanlara karşı daha
çok ilgi duyarlar. Bu durum şema kimyasnın bir sonucudur. Şema(terkedilecek
olma, ilişkinin bitecek olmasına dair temel inanç) bu şekilde kendini
sürdürmeye çalışır. Terkedilme şemasına sahip kişilerin partnerlerinin bazı
özellikleri şöyle özetlenebilir:
� Evli ya da başka bir ilişkisi vardır; bu yüzden kişiye yeterince zaman
ayıramıyordur.
� Birlikte zaman geçirmeye çok fazla imkan tanımayan bir işi vardır veya
işkoliktir.
� Uzakta yaşıyor, çok seyahat ediyor olabilir.
� Duygusal açıdan dengeli değil tutarsızdır. Alkoliktir ya da zararlı madde
kullanıyordur.
� Duygusal olarak kişinin yanında yer alamıyordur, depresif veya içine
kapanıktır.
� Kişiye karşı düşüncelerinde emin değil; bir gün çok sever gibi olup başka
bir gün sevmiyormuş gibi davranabilir.
� İlişkilerinde özgürlükten yanadır; bu özgürlük her iki tarafı geliştiren
bir özgürlükten ziyade rastgele, sorumsuzca bir ilişki yaşamayı ifade eder.
� Özetle bu şemaya sahip kişiler, �kendilerine güvenli bir ilişki vadetmeyen
kişilere karşı daha çok ilgi duyabilirler. Şayet birlikte oldukları insanlar
terkedici özeliklere sahip değilseler de kişiler, partnerlerini aşırı
sahiplenerek, sorgulayarak, sıkıştırarak onları kendilerinden
uzaklaştırabilirler.
Terkedilme Şemasına Psikoterapötik Müdahale
Terkedilme şemasına en iyi şekilde Şema Terapi yoluyla müdahale edilebilir.
Çünkü Şema Terapi zaten şema kavramı etrafında şekillenmiş; terapi
forülasyonu ona göre belirlenmiştir.
Şema Terapide öncelikle, danışanla birlikte kişide var olan şema(lar)
belirlenmeye çalışılır. Bu şemaların nasıl geliştiği, şu anda kişi
tarafından nasıl sürdürüldüğü, ve kişinin hayatında nelere mal olduğu ele
alınır. Bu bağlamda şemaların içeriğini oluşturan düşünceler(inançar),
anılar, duygular ve şemayı sürdüren davranışlar değerlendirilir. Buna dönük
olarak Şema Ölçekleri kullanılır.
Şema Terapide en temel amaç şemayı sürdüren davranışların ortadan
kaldırılmasıdır. Mesela aşırı kıskanç kişinin, partnerini takip etme,
sıkıştırma, deneme gibi davranışları ele alınır. Temel çocukluk anılarıyla
yüzleşilip yaşantılar yeniden anlamlandırılır. Burada en önemli nokta
Yaşanmışı değiştirme şansımız yok; dolayısıyla anılarla uğraşmanın ne anlamı
var? sorusudur. Anılarla ilgilenmedeki amaç, yaşantıyı değiştirmek değil,
temel yaşantılarla bu günkü davranışlar arasındaki ortak noktaları
yakalamak; yaşantıya bakış açısını, yaşantıdan çıkartılan yanlış sonuçları
değiştirmektir. Mesela ebeveyni tarafından çokça eleştirilen bir çocuk
kendini suçlu olarak algılayabilir; ancak anılar gerçekçi şekilde
değerlendirildiğinde çocuğun hiç de suçlu olmadığı, aksine ebeveynin hatalı
davrandığı anlaşılacaktır.
Şema Terapide Terkedile Şeması İçin Belirlenen Genel Hedefler Şunlardır:
Diğer kişilerin eninde sonunda terkedecekleri, kişiden uzaklaşacakları, ya
da tutarsız davranacaklarına ilişkin abartılı görüşü değiştirmek.
Diğerlerinin her zaman tutarlı ve müsait olması gerektiğine ilişkin
gerçekdışı beklentiyi değiştirmek.
Partnerin orada olduğuna emin olmaya yönelik abartıyı ya da dışlanmaya
odaklanmayı azaltmak
Tutarsız, dengesiz, ya da ölen veya evi terk eden ebeveyn anılarını
yeniden yaşatmak için görselleştirme yoluyla anılara bakışı değiştirmek.
Tutarsız ebeveyne karşı öfkeyi dışavurmak.
Kişinin, kendi ruhsal yapısının bir parçası olan İçindeki Terkedilmiş
Çocuğu farketmesi ve ona şefkat göstermesine yardımcı olmak.
Danışanın tutarlı ve güvenilir eşler seçmesini sağlamak.
Kişinin partnerleri aşırı kıskançlık, bağlanma ya da öfke ile
uzaklaştırmamasını sağlamak.
Zamanla yalnızlığı tolere edebilmeyi öğrenmesini; güvenli, tutarlı
ortamlara alışmasını sağlamak.
Şema Terapi yoluyla varılmak istenen nihai hedef, kişinin uygun davranışlar
sergileyerek, sevilme, ait olma, beğenilme, eğlenme, sağlıklı sınırlar gibi
temel insani ihtiyaçlarına ulaşmasını sağlamaktır. Bu da zaten hem
psikolojik problemleri ortadan kaldıracak hem de daha doyum verici
ilişkilerin kurulmasına zemin hazırlayacaktır.
(Bu yazı
http://www.toplumvesiyaset.com/ yayınlanmaktadır)
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|