Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

 Sosyal Hizmet Uzmanı. İsmet Galip YOLCUOĞLU

Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı ismetgalip@gmail.com ulaştırabilirsiniz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sosyal refah hizmetlerinin eleştirel bir gözle incelenmesi

Bölüm-1  Bölüm-2 Bölüm-3 Bölüm-4   Bölüm-5

Bölüm-4

 2.1.6. Sosyal Yardım Hizmetleri
Eğitim Yardımları:
Belediye, İstanbul’daki ilköğretim okulları ve liselerde okuyan şehit çocuğu, yetim ve öksüz öğrencilerin tamamına ve İstanbul’da-ki devlet üniversitelerinde okuyan ekonomik sıkıntı içerisindeki öğrencilere eğitim yardımı yapmaktadır. 2003-2004 eğitim öğretim yılında 34 bin lisans öğrencisine 7 ay boyunca aylık 100’err milyon TL, 800 yüksek lisans öğrencisine 150’şer milyon TL ve 200 doktora öğrencisine 250’şer milyon TL ödenmiş, 2003-2004 Eğitim-Öğretim döneminde 20 bin şehit çocuğu, yetim ve öksüz öğrenciye yardım yapılarak bu öğrencilere bir kereye mahsus 120 milyon TL ödenmiştir.
Bugün, özellikle göç sonucu hızla büyüyen kentlerde “göçmen nüfusun” en önemli sorunu kente uyum ve bütünleşmedir (Karataş, 1987). Bireyin kente uyumunu ve kentle bütünleşmesini temelde ekonomik değişkenler olmak üzere diğer pek çok faktör etkilemektedir. Belediyelerin, nüfusun istihdam artırılmasına katkı yapacak şekilde meslek kursları açması yönünde, yasada maddeler mevcuttur. Ayrıca 30.05.1997 tarih ve 572 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin 4. maddesi ile belediye kanuna eklenen bir hüküm eklenerek, “belediyelerin diğer kurumlarla işbirliği yaparak genç ve yetişkin özürlüler için işgücü piyasasına uygun alanlarda meslek ve beceri kazandırma kursları, iş eğitim merkezleri” açmaları öngörülmektedir.
Diğer taraftan göçle gelen nüfusun kentsel işlevlere katılımını artırıcı, kültür, sanat ve spor alanında da belediyeler çok önemli eğitici hizmetler geliştirebilir. Halk için okuma salonları, kütüphaneler açmak, büyük çaplı oyun parkları, spor kompleksleri yapmak ve çocukların, gençlerin kullanımına sunmak belediyelerin önemli görevleri arasındadır( madde 15/33).
Ayrıca yoksul ailelerin çocuklarına, korunmaya muhtaç çocuklara “tahsil, terbiye konularında” yardım etmek de belediyeler görev olarak yüklenmiştir. (15/34).




2.2. Projeler
2.2.1 Özürlünün Toplum İçinde Rehabilitasyonu Projesi
Özürlülük, bir insanın oluşan bir bozukluk sonucunda normalde yapabileceği bir işlevi yerine getirememesi veya kısıtlı olarak yerine getirmesi olarak tanımlanmaktadır. Tahminlere göre dünya nüfusunun 500 milyon kadarı özürlüdür ve bu sayı artmaya devam etmektedir. Herhangi bir bölgedeki nüfusun %25'i ise bir şekilde özürlülükten etkilenmektedir.
Gelişmekte olan ülkelerde görüldüğü gibi, ülkemizde de fizik tedavi uzmanları, fizyoterapist ve sosyal hizmet uzmanlarının sayısının yetersiz olması, rehabilitasyon maliyetinin yüksekliği ve özürlülerin hizmete ulaşamamaları nedeniyle, birçok özürlü rehabilitasyon hizmeti alamamaktadır. Ayrıca özürlülük konusu halkın gündeminde önemli bir yer tutmamaktadır. 10 milyon nüfuslu ve 1 milyon özürlünün yaşadığı tahmin edilen İstanbul'da durum daha da çarpıcıdır.
Bu boşluğun doldurulması için yürütülen ÖTİR projesiyle;
• Her tür özür grubundan insanı yaşam kalitesinin artması ve sosyal yaşama entegre olması için yaşadığı ortamda rehabilite etmek,
• Özürlüye ve ailesine basit teknikler öğreterek ve/veya yardımcı aralar sağlayarak hayatlarını-kolaylaştırmak,
•Özürlüyü ve çevresindekileri özürlülük konusunda aydınlatmak,
•Özürlünün ev ortamında, yaşamını kolaylaştıracak değişiklikleri yapmak ve/veya yapılmasına-önderlik-etmek,
•Toplumda özürlülere karşı pozitif davranışlar geliştirmek ve halkın programa katılımını sağlamak amacıyla özürlülerle ilgili konulara dikkati çekmek,
•Özürlülükle ilgili sivil toplum kuruluşlarının özürlüler tarafından tanınmasını,bu kuruluşların daha yararlı hale gelmesini sağlamak,
• Özürlünün tıbbi rehabilitasyonunu sağlamak ve diğer sağlık sorunlarının çözümünde yardımcı olmak,
•Özürlülüğün önlenmesine yönelik eğitim programları hazırlamak,
•Çocuklarda özürlülüğü erkenden yakalayıp müdahale etmek,
•Özürlülerin meslek ve iş sahibi olmaları için imkanlar hazırlamak,
•Çevrede ve hizmetlerin veriliş yöntemlerinde özürlü yaşamını kolaylaştırmaya yönelik gerekli değişiklikleri yapmalarını sağlamak amacıyla resmi, gayrı resmi kuruluşların-dikkatlerini-çekmek,
•Programın değerlendirilmesi ve buna bağlı olarak, ileriye yönelik planlama amacıyla kullanılmak üzere bir özürlü kayıt sistemi oluşturmak
hedeflenmektedir.
2002 yılı çalışmaları:
1- Kağıthane, Pendik, Zeytinburnu gibi saha çalışmalarının yapıldığı bölgelerde tespit edilen özürlülerin İstanbul Özürlüler Merkezi'ne kaydedilmeleri.
2- Yaygın Toplumsal Rehabilitasyon kitapçıkları ile sahada 1. basamak rehabilitasyon ve eğitim düzenlenmesi.
3-İstanbul'daki özürlüleri ilgili kurum ve kuruluşlara yönlendirme.
4-Mahalle-muhtarlarının-eğitimi.
5-Rehabilitasyon-hemşirelerine-eğitim-verilmesi.
6- Saha çalışmalarında hasta kabul, takip ve tedavi sonlandırma kriterlerinin-belirlenmesi.
7- İstanbul'da tespit edilen pilot yerlerin ve binaların özürlülere uygun hale-getirilmesi.
8- Sportif rehabilitasyon projesinin uygulanması.
2.2.2. Özürlülerin Sosyal Hayata/Toplumun Özürlülere Adaptasyonu:
Temel amacı "toplumsal özürlü bilincini oluşturmak" olan özürlülerin Sosyal Hayata Adaptasyonu projesi, İstanbul Vakfı ve İstanbul Özürlüler Merkezi işbirliğiyle hazırlanmış ve yürütülmektedir. Proje iki yönlü olarak;
•Özürlülerin-sosyal-hayata-adaptasyonu
•Toplumun özürlülere adaptasyonu, şeklinde hazırlanmıştır.
Proje, özürlü tanımı, toplumda özürlülerin farklılığı ile ilgili sistematik bilinçlendirme çalışmaları, teknik personel ve fiziki mekanların özürlüye adaptasyonu, istihdama yönelik çalışmaları kapsamaktadır.
Proje, 2003 yılında, okullarda bilinçlendirme çalışmalarıyla devam etmektedir.
2.2.3. Fiziki Mekanların Özürlüye Adaptasyonu:
"Özürlüler Adına Yaşanabilir Bir İstanbul" inşa edilmesi amacıyla,İstanbul Özürlüler Merkezi ve İstanbul Vakfı işbirliğiyle hazırlanmış olan Fiziki Mekanların Özürlüye Adaptasyonu projesi, kent tasarımının, sistematik bir biçimde özürlülerin kullanabileceği standartlara ulaştırılmasını amaçlamaktadır. Projede yapılmak istenen, varolan yapıların yıkılıp yeniden yapılması değil, kent tasarımının özürlüye adaptasyonunun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin inşaat, yol bakım ve onarım çalışmalarının ayrılmaz bir parçası haline getirmektir. Bu çalışmalar, belirlenen pilot bölgelerde başlayacak ve zamanla, kentin yeniden yapılandırılmasının bir parçası olacaktır. Projenin başlangıç aşamasında STK, İBB birimleri ve öğretim üyelerine yönelik çeşitli toplantılar düzenlenmiştir.
Yapılan iki önemli çalışma;
•İmar Yönetmeliği'nin özürlülerin kent yaşamına uygun hale getirilmesi
•İstanbul Metrosunun özürlü kullanımına uygun hale getirilmesidir.
2003 Avrupa Özürlüler Yılı çalışmaları kapsamında projenin pilot uygulama alanları aşağıdaki-gibi-belirlenmiştir:
•İstanbul Büyükşehir Belediye binası ve yakın çevresi
•İstanbul-Özürlüler-Merkezi-yakın-çevresi
Taksim, Harbiye ve yakın çevresi (Lütfi Kırdar Kongre Sarayı, CRR, Harbiye Açık Hava-Tiyatrosu, Cumhuriyet Caddesi ve yakın çevresi)
Cerrahpaşa, Çapa, Haseki Hastaneleri, Millet ve Vatan Caddeleri ve Aksaray çevresi
2.2.4. Sosyal Doku Projesi
Sosyal Doku Projesinde İstanbul’da 2003 yılında başlayan çalışmalarla “yoksulluk haritası” çıkartılmasına devam edilerek, böylelikle ihtiyaç sahiplerine yapılacak yardımların mahallinde, muhtaç insanların evlerinde yapılmasını sağlayacak bir düzenlemeye gidilmesinin amaçlandığı ifade edilmektedir. İstanbul'un tamamını kapsayacak olan Yoksulluk Kültürü ve Gecekondu Araştırması ile birlikte, üzerinde bugüne kadar hiçbir ciddi çalışma yapılmayan bir kentte, o kentte yaşayanların kentle olan duygusal bağlarının arttırılmasında, merkezin çevreyle, çevrenin de merkezle diyaloğunu arttıran ve kentin sosyal dokusunda çok ciddi yeri olan Zenginlik Kültürü ve Kentli Dayanışması Araştırması Sosyal Doku Projesi ve Sosyolojik haritanın da tamamlayıcı bir unsuru olacağı düşünülmüştür.
Yetkililer, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, kentte paylaşım duygusunu geliştirmek, kentimizin imkanlarını kentliyle paylaşmak, yoksulluğu en aza indirmek, kimsesizlerin kimsesi olmak, yaşayanların kente olan bağlılıklarını arttırmak ve kentte davranış biçimlerini olumlu yönde değiştirmek amacıyla 2002 yılında Sosyal Doku Projesi’ni faaliyete geçirdiklerini beyan etmektedirler.
Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Gıda Yardımları
2004 yılında Sosyal Doku Projesi kapsamında 150 bin aileye gıda paketi dağıtılmış, muhtaç ailelere bulundukları mekanda ulaşılmış; zaman zaman da muhtaç ailelerin tesbiti ve 35 kg’lık gıda paketlerinin dağıtımında muhtarlıklardan yardım alınmıştır.
Ramazan Çadırları
2003 yılı Ramazan ayı içerisinde Aksaray ve Kadıköy’de iftar çadırı kurulmuş ve kurulan bu çadırlarda her gün 5 bin kişiye iftar yemeği verilmiştir. Böylelikle Ramazan ayı boyunca yaklaşık 150 bin kişiye iftar yemeği dağıtılarak toplumda dayanışma duygusun pekiştirilmesinin amaçlandığı yetkililerce ifade edilmektedir.
Sıcak Yemek Dağıtımı (Aşevi)
Ekonomik krizler sonrası insanların açlık sınırında bir hayat sürmesi, evlerinde bir tabak sıcak yemeğe muhtaç oldukları gerçeği baz alınarak yapılan araştırma neticesinde belirlenen fakir ve muhtaç 28 bin aileye her gün aşevlerinde sıcak yemek dağıtımı yapılmış, Aşevi hizmeti yılın tamamında ve İstanbul genelinde tespit edilen 44 noktada devam etmiştir. 2004 yılında Sosyal Doku Projesi kapsamında gerçekleştirilecek yardımlara temel oluşturması amacıyla 72 bin aileye ait veri Sosyal Doku Projesi kapsamında veri tabanına işlenmiş, 2004 yılında yardıma muhtaç vatandaşlara yönelik hizmetler bu veriler ışığında gerçekleştirileceği ve böylece vatandaşa muhtaç olduğu noktada yardım yapılması sağlanacağı belirtilmektedir.
Sosyal doku projesi kapsamında muhtaç ailelere ekmek dağıtımı
da yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, yoksulları sevindirmeyi amaçladıklarını ifade etmektedirler.
Toplumsal ekonomik sitemin ürettiği bir sorun olan yoksulluk, geleneksel yardımlaşma ve dayanışma ilişkilerinin büyük oranda çözülmeye uğradığı İstanbul’da öncelikle önem verilmesi gereken bir konudur. Belediye, kendi sınırları içindeki insanların yoksulluk ve yoksulluğa bağlı sorunlarıyla yakından ilgilenmekle yükümlüdür. Yoksulluğun temelinde ekonomik ve toplumsal nedenlerden başka, bireylerin sonradan karşılaştıkları hastalık ve sakatlık vb. nedenlerde bulunmaktadır. İstanbul’da yoksulluk daha çok gecekondu bölgelerinde yaşanmaktadır. Eğitim düzeyi düşük, iş ve kent yaşamına ilişkin yeterli donanıma sahip olmayan insanların yaşadığı gecekondularda yoksulluğu üreten yapısal nedenler halen ağırlıktadır. Ülkemizdeki gelir dağılımı bozukluğu ve bunun ürettiği adaletsizliğin derinleşen sosyal yarası en çarpıcı şekliyle İstanbul’da karşımıza çıkmaktadır. Böyle bir yapıda birçok insan, açlıktan korunabilmek, yaşamını sürdürebilmek için başkalarının yardımına gereksinim duyar hale gelmiştir. Belediye ve diğer bazı gönüllü yardım derneklerinin dağıttığı gıda yardımlarında yaşanan izdiham, sorunun boyutlarını ortaya koymaktadır. Bu tür acıma duygusu ile yapılan yardımlarda, çağdışı bir yaklaşımı sergilenmekte ve muhtaç kişiler, temelde sorumlusu olmadıkları “yoksulluk” nedeniyle insan onuruna yakışmayacak durumlara düşürülmektedir.
İstanbul’da yoksulluk sorunuyla doğrudan bağlantılı olarak ortaya çıkan bir başka büyük sorun dilenciliktir. Son yıllarda dilencilik sorunu gittikçe artmaktadır. Belediyenin çalışmaları açısından dilencilerle ilgili olarak, sorun genellikle görmezden gelinmekte, dilencilik yapan şahısları şehrin merkezinden uzaklaştırılmakta ya da zabıta aracılığıyla toplanıp belirli bir para cezası uygulayarak serbest bırakılmaktadırlar. 1580 sayılı Belediye Kanunun 15/17. maddesi belediyelere, dilencileri dilenmekten men edecek önlemleri almakla yükümlü ve görevli kılmışken, dilencileri toplayıp serbest bırakmakla, bu alanda ciddi ve radikal çalışmalar yapılmadığı görülmektedir. TCK’nun 544. maddesinde de çalışmaya gücü olduğu halde dilencilik ederken yakalanan bir kişinin bir haftadan bir aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılacağı, 545. maddede ise 15 yaşından küçük çocuklar dilencilik yaptıran büyüklere üç aydan aşağı olmayacak hafif haris cezası verileceği hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 2828 sayılı sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununda büyükleri tarafından dilenciliğe sürüklenen çocuklar, korunmaya muhtaç çocuk olarak tanımlanmakta, korunma sistemine alınması öngörülmektedir.
1580 sayılı Belediye Kanunun 15/34. maddesine göre, bütün öksüz, kimsesiz çocuklara para, hekim, ilaç, yeme-içme, giyinme, barınma, eğitim, öğretim konularında yardım etmek, yoksullar için yardım sandıkları kurmak belediyelerin zorunlu ya da isteğe bağlı görevleri arasında sayılmaktadır.
İstanbul, ülkemizin en büyük metropolü olarak, geleneksel denetim mekanizmalarının ortadan kalktığı, ailenin çocuklarını yetiştirme sürecindeki eski gücünü ve ağırlığını yitirdiği, sosyal yapıda önemli çözülmelere bağlı sapkın davranışların ortaya çıkma ve artma zemini bulduğu bir kent olarak yetişkin ve çocuk suçluluğunun yeşerdiği ve kangren haline dönüştüğü bir alan haline gelmiştir.
Evden kaçan, ailelerinin ilgisizliği, ihmali ve istismarı nedeniyle evden kaçan sokaklarda yaşamını sürdürmeye çalışan sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar her an büyük suç işleyebilmekte, sapkın davranışlara yönelebilmektedirler.
Bu alanda kayda değer çalışmalarına rastlanmayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bu tür çocuklara sahip çıkması, büyük çaplı envanter çıkarmaya yönelik projelerle hedef kitleyi belirleyerek sorunu doğru teşhis etmeli, önleyici çalışmalar yapmalıdır. Bu çocukların rehabilitasyon hizmetlerinde, eğitilmelerinde ve topluma kazandırılmalarında merkezi yönetimle birlikte büyük ölçekli işbirliği projelerine girilmeli ve sorunu doğru kavrayacak, makro ölçekli bakışla yerinde müdahale planları oluşturulmalı bu yönde bir vizyon ve misyon oluşturulmalıdır.
2.2.5. İstanbul STK Platformu Merkezi Projesi
Bu projeyle, stanbul sınırları içerisindeki dernek, oda, vakıf, sendika, birlik, platform ve benzeri oluşumlar ile kooperatiflerin envanterlerini çıkararak onlar hakkında bilgi toplamak, tüzükleri, yönetim kurulları, çalışmaları, yayınları, mali durumları ve profilleri, yerel yönetimlerden beklentileri konularında bilgi edinmek ve liste oluşturmak, bu suretle tüm STK’na ilçeler bazında ortak mekanlar ve faaliyet alanları hazırlamak ve böylece kamuoyu duyarlılığının nabzını tutmak amaçlanmıştır.


DEVAM EDİNİZ


©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.



Bize Ulaşın