Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 


 

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

Hırsızlık Yapan Çocuk Annesini Arar...
 Sosyal Hizmet Uzmanı Prof.Dr.Kemal ÇAKMAKLI

Winnicott isimli bir bilim adamı "hırsızlık yapan çocuk annesini arar" demiştir. Yani hırsızlık bir anne yokluğu neticesidir. Anne hayatta olabilir. Hayatta olmaması şüphesiz daha büyük bir kayıptır. Ancak hayatta olduğu halde gerçek bir anne davranışı gösteremeyebilir. Özellikle sevgi, şefkat, ilgi konularında çocuğuna sıcak analık yapamayabilir. İşte Winnicott bu tip annelerden bahis etmek­tedir.



Sevgisiz anneler çocuk için birinci plânda şanssızlıktır. Yine şöyle bir söz vardır: "Her anne babanın çocuğu vardır, ancak pek çok çocuğun anne ve babası yoktur". Ne kadar an­lamlı değil mi? Şüphesiz insanın çocuğu olmuşsa anne ve ba­ba olmuştur. Ancak her çocuğun anne ve babası yoktur den­mekle, şeklen var ama sevgi, şefkat, ilgi anlamında yok anla­mındadır. Bu söz çok çok iyi değerlendirilmelidir. Anne ve baba sık sık kendilerine bu sözü hatırlatmalıdır. Ona göre hattı hareketini yeniden gözden geçirmelidir. Aslında gerçek anne ve baba olabilmenin yolu, çocuğa karşı, samimi sevgi, şefkat ve ilgiden geçmektedir. Samimiyetle belirtmek isterim ki para ve ekonomik durumlar ikinci planda mühimdir. Para­sız yapılabilecek o kadar çok çocuk hizmetleri vardır ki, bun­ları bilip de bu hizmetlerin çocuğa götürülmediğini görmek gerçekten herkes gibi bizleri de çok üzmektedir. Sevgi, ilgi, şefkat ve buna bağlı özellikler çocuk psiko-sosyal gelişiminde pek önemlidir.

Görüldüğü gibi bunların da direkt olarak para ile ilgisi yok­tur. Sevgi, şefkat, ilgi gibi görünümler sözgelimi bakkaldan para ile satın alınacak şeyler midir? Öyle ise ekonomik yön­den yetersizlik duyan aileler ve herkes bu gerçekleri göz ardı etmemelidir. Nice aşıklar vardır ki sevgilisinin bir tebessümü için can vermeye hazırdırlar. Para bunun neresindedir? Sevgi olayını daha iyi açıklayabilmek için edebiyat, şiir dünyasına bir göz atmak yeterlidir. "Seni bir an görmesem kederimden ölürüm", " aşkın ruhumu aydınlatan bir meşale her şeyi onun ışığında görüyorum", "yıldızların üstündeki müstesna sevgin her zaman yollarımı aydınlatacak", "sensiz yaşamam bil ki bu benim için yemindir" diyen şairler güfte yazarları acaba ya­lanla mı iştigal etmektedirler? Hayır, sevginin ne olduğunu kavrayabilmiş nice insan aşkı tarif edebilmek için mısraların çok yetersiz kaldığını yakinen bilebilirler. Yani şair ve güfte yazarlarının yukarıda birkaç örneğini sunduğumuz ifadelerini aşkı, sevgiyi izah etmede az bile olduğunu anlatabilirler.

İşte sevgi denilen o tılsımlı sözcük iyi kavranmalıdır. Çocuk da yakınlarından ilk önce bunu istemektedir. Eğer bana bu alanlarda çalışan 30 yıllık uzman ve profesör doktor olarak " çocuk mutluluğunu ve rehberliğini bir tek kelime ile özet­leyiniz, bizim başka söz dinleyecek vaktimiz yok" denilseydi derhal "sevgi" diye cevap verirdim. İşte sevgi insan hayatın­da sağlığında bu denli aslî unsurlardandır. Sadece çocuk için değil şüphesiz tüm insan için de durum aynıdır. Ancak he­nüz psiko-sosyal erginliğe ve olgunluğa ulaşmamış, yetişme evresinde olan birey için bu haliyle çok daha acil bir ihtiyaç olmaktadır.

Burada belirtilen ve çocuğun hırsızlığa teşebbüsünde anne yoksunluğu olarak da bildirilen olaya tıbta "Anne yoksunlu­ğu sendromu (Carence Maternelle)" denilmektedir. Çocuk anne noksanlığı sendromunda olduğunu tabiî ki bilmez an­cak mutsuzluğunun farkındadır. Çocuğu azarlamak veya korkutmak asla faydalı değildir. Zira çocuk bilinçaltı uyarıla­ra mukavemet edemez. Yani içinden gelen duygularını bü­yükler gibi yerine göre maskeleyemez. Baş belası çocuk yok, ihmal edilmiş çocuk vardır.

KAYNAK:
http://www.bebekkokusu.com/