|
|
|
 |
Hipnoz nedir? ne değildir?
Kabuğunu kır, bırak güneş içine girsin
SHU.Soner KOŞAN
Psikoterapist/Hipnoterapist
sonercan66@hotmail.com |
Hepimizin geçmişinde yarım kalan duygularımız,
arzularımız, ihtiraslarımız, yaralarımız, görmek zorunda kaldığımız veya
tanık olduğumuz olaylar, gözyaşlarımız, hayal kırıklığımız zorlanmalarımız
ve aldandığımız durumlar var. Biz gündelik yaşamımızı devam ettirebilmek
için bunların çoğunu ya unutma yoluna gireriz yâda bastırırız. Ama unuttuğum
bir şey var bilincimiz unutabilir ama bilinçaltı bir depo, bir kütüphane
gibi tüm olayları duyguları arşivler ve zamanı geldiğinde farklı bir şekilde
hissettirir. İşte burada hipnozu devreye sokarsak vücudun verdiği sinyali
doğru algılamış ve doğru tedavi yöntmi ile sorunlardan kurtulmuş oluruz.
Hipnoz, kişinin bilinçaltı düşüncelerine erişmeye çalışan bir tekniktir.
Zihnimiz ile bilgisayar arasında çok önemli ortak özellikler ve
farklılıklar. Ama eğer beynimizi nesnel olarak bir şeye benzetmek gereği
duyarsak en yakın nesne bilgisayar olacaktır.
Yanlış ya da doğruyu birbirinden ayırt etmeden ne yüklenirse o programı
işleten bir bilgisayar. Bilgisayara veya insana virüs bulaştığı takdirde hem
bilgisayar hemde insan yalpalamaya ve çökmeye doğru bir yol alır. Kötü
alışkanlıklar, sorunlu davranışlar, bozuk ilişkiler, bir türlü mutlu
olamamalar, hastalık denen fiziksel bozukluklar, depresyonlar hep bozuk
çalışan bu bilgisayarın ürünleridir. Peki, bu sorunlu durumları yeniden
normal çalışmasını sağlayacak tedavi şekilleri varmı?
Var tabiî ki
• Medikal çözüm
• Terapi
• Hipnoz
Medikal çözüm daha çok kimyasal maddelerin vucuda alınması ile ve yalnızca
anlık ve kısa süreli semptomların bastırılmasını süzenler
Terapi uzun vadede ve kesin çözüm sağlar
Hipnoz kısa sürede kesine yakın çözüm sağlar
Bilgisayarla insan beynin ortak yönleri
Elektrik sinyali ile çalışırlar
2- li sistem geçerlidir
Enerji tüketimi yapılan işle artar
Veri girişi için periferal üniteler vardır.
Bilgisayar çerisinde Matematik, İşlemcisi Hard disk (Hafıza), Ram gibi
bölümlere benzer kısımlar, beyinde de bulunur.
Bilgisayardaki Bios yapısı beyinde bulunur.
Farklılıklar
Bilgisayar hayatta kalmaya çalışmaz
Otonomik değildir kendiliğinden hayata geçmez
Bilgisayarda Amigdalaya benzer bir yapı yoktur.
Bilgisayarda sağ beyninin fonksiyonlarını yapabilen yapısal özellikler
yoktur.
Hali hazırda beynimizin kapasitesinde bir bilgisayar bulunmamaktadır.
Bilgisayarda nöopeptit sistem bulunmaz
Hipnoz nedir?
Hipnoz doğal bir zihinsel durumdur.
Hipnoz daha çok şov amaçlı veya tedaviden uzak bir alternatif tıp veya
samimi bulunmayan bir tedavi şekli olarak yıllardan beri bize gerek medyadan
gerek çevremizden lanse edildi.
Zeka seviyesi normal olan herkes hipnoz olabilir. Bunun için gerekli olan
istemek ve sorunlarından kurtulmak için uzmanın, hipnoz seansına katılmak.
Biz çoğu zaman kendiliğinden hipnoz oluruz. Çünkü hipnoz zaten zihnin doğal
bir durumudur. Bazen müzik dinlerken, bazen sevdiğiniz bir işe dalmışken,
bazen kitap okurken hipnoz haline geçersiniz. Ya da gözlerinizi kapatıp
hayal kurmaya başladığınızda. Ve özellikle araç kullananlar. Bazen öyle bir
dalarsınız ki, döneceğiniz kavşağı geçersiniz. Yani otomatik pilot sanki
arabayı kullanır. Aslında otomatik bir dikkat durumu vardır. Tüm bunlar
hipnozun hafif durumlarıdır.
Bazen de kendiliğinden derin hipnoz haline ulaşırız. Derin hipnozun en
önemli özelliği telkine açıklık dediğimiz haldir. Derin hipnoz halinde
verilen telkinler bilinçaltı tarafından otomatik kabul edilir ve yerine
getirilir. Ağrı hissetmemek.
Derin hipnoz halinde mümkündür. Sadece derin hipnoz halinde verilen
telkinler ağrıyı ortadan kaldırır. Bu bazen elimizde ya da kolumuzda bir
morluk fark ederiz. Bir anda bu nereden çıktı deriz. Bir işe dalmışızdır. Ve
elimizin sıkıştığını ya da kesildiğini fark etmeyiz bile. Daha derin hipnoz
halleri de vardır.
Trafik kazası geçiren arkadaşlarımız varsa bilirler yok ise de çevrenize
sorun. İlk anda (bu yarım saate hatta daha fazla süreye kadar çıkabilir)
kaza geçirdiğinizde hiçbir ağrı hissetmezsiniz. Bunun sebebi vücudun o anda
direk hipnoza girme isteği ve koruma arzusu içinde olmasıdır. Biz buna doğal
ve refleksiv hipnoz diyoruz.
Bunun uzman tarafından yapıldığında ise bir çok cerrahi müdahalelerde
narkoza gerek kalmadan hipnoz ile ağrı duymadan ameliyatlar gerçekleşebilir.
Ya da negatif halüsinasyon. Olan bir şeyi görmemek gibi. Tüm bunlar telkinle
olur. Gözlerine açar ve karşıdaki masayı görmez. Bu durumlar kendiliğinden
olur.
Masada oturmuş ailece yemek yiyorsunuzdur ve yemeğe tuz atma ihtiyacı
duyuyorsunuz. Masada tuz arıyorsunuz ve ilk kelimeniz masada “tuz yok. Tuz
nerde” diye söyleniyorsunuz. Ve devam ediyorsunuz “tuz yok tuzu göremiyorum”
diye Ve yanınızdaki elini uzatıp tamda burnunuzun dibinden tuzluğu size
uzatır. Hâlbuki önünüz dâhil tüm masaya detaylıca bakmışsınızdır. İlk
verdiğiniz telkinle kocaman nesneyi görmüyorsunuz. Bu ilk telkin bilinçaltı
tarafından kabul edilir ve masada tuzluğun olmadığına ikna olmuştur taaki
birinin gözünüze sokana kadar.
Hipnoz Bilinçaltının açık hale gelmesidir.
Hipnoz sihir değildir. Büyü değildir. Okus pokus değildir. Hipnoz doğal bir
durumdur ve bu doğal durumu oluşturmak için kullandığımız tekniklerdir.
Pratikle öğrenilen ve güçlendirilen bir durumdur. Her seferinde daha derine
gitme gücü kazanmaktır. Hipnoz zihnin bilinç denen kısmının atlanarak
bilinçaltına ulaşma yöntemidir.
Şimdi zihin modeline bir göz atalım. Hipnotist açısından üç düzeyde zihin
vardır. Bilinç, bilinç dışı ve bilinçaltı. Ama beyinde bunları ayırt eden
sınırlar yoktur. Bu ayırım işlev açısındadır. Tabiki beyinde bu işlevleri
üstlenmiş belli bölümler var. Bilinçdışından konuşurken otomatik işlevlerden
konuşuyoruz demektir.
Otomatik olan işler. Nefes almak, kalbin çarpması. Klavyeyi kullanmak. Araba
kullanmak. Eğer her an bu olayları düşünseniz başka bir iş yapamazsınız.
"Acaba nefes alıyor muyum?" gibi. Hipnozla rahatlıkla bu işlevleri
etkileyebiliriz.
Duygular. Bilinçdışının otomatik fiziksel reaksiyonlarıdır. Bunlarda
otomatik olarak oluşur. Kızmaya başladığımızda vücudumuzdaki gerilmeleri
mimik hareketleri biz kontrol edemeyiz otomatik o olaya bağlı olarak
zincirleme fonksiyon ile vücut gardını alır. Geçmiş yaşantılarımızda
kabullenemediğimiz veya bilinçaltımızda muhafaza ettiğimiz duygular
bilinçaltımızda birikir ve benzer olaylarda ortaya çıkar ve uzun ve farklı
rahatsızlıklarla kendini gösterir. Hipnoz geçmişin halledilmeyen olaylarını
halletmemiz için mükemmel bir ortam sağlar.
Bilinçaltı; Büyük bir bilgi deposudur. Büyük bir kütüphanedir. Arşivimizdir.
Yaşadığımız her şey orada kayıtlıdır. Kayıtlar sadece boş bir film gibi
değildir. Duygusuyla beraber oradadır. Çocuklukta kaydolan birçok olay ve
duygu erişkin olduğumuz zaman farklı anlamlar kazanır. Çocukken annemiz bizi
azarlarsa genellikle kendimizle ilgili bir sorun olduğunu düşünürüz. Ama bu
düşünce erişkin aklı tarafından başka bir anlayışa çevrilir ama çocukluktaki
o acı duygu sanki bir sabun köpüğü içinde saklanır. İşte hipnoz sayesinde bu
sabun köpüğünü patlatmak ve hala kendimizle ilgili taşıdığımız olumsuz
yargılardan kurtulmak mümkündür.
Bilinçaltı tüm alışkanlıkların oluştuğu yerdir. Örneğin çocuklukta anne-baba
dede vs hep eleştirel olarak bize yaklaşmışsa bizde kendi kendimiz
eleştirmeyi öğreniriz ve bu bir alışkanlık olur. Bu durum başarının önünde
önemli bir engeldir. Bilinçaltı bunu öyle bir gizler ki bunun nereden
kaynaklandığını hipnoz olmadan anlayamayız. Yaşadığımız zaten bir hipnozdur.
İnançlar. İki tanımı vardır. İnanmak bilmemektir. İnandığınız her şeyi
bilmiyorsunuz demektir. Yoksa bilirim derdiniz. İkinci tanımı ise sanki
olmuş gibi kabul edip ona göre davranmaktır. Yani bir olay hakkında bir
inanç taşırsınız ve o gerçekmiş gibi davranışlarınızı ayarlarsınız. Doğru
olmadığını bile bile. Birçok inançlar geçmiş tarihinizin bir ürünüdür. Hiç
bir dayanağı yoktur. Kültürel değerler, aile içi ilişkiler, çevre bu
inançların oluşmasını sağlar. Bilinçaltına birçok inanç silinmeyen bir yazı
gibi kazınır. Hipnozla bu inançları yeniden düzenlemek, eskileriyle
yenilerini değiştirmek mümkündür. Çocuklar her şeye inanır. Devler, cüceler,
hayaletler. Çocuk bilinçaltının en çılgın fikirleri bile ret edecek gücü ve
bilgisi yoktur.
Bilinçaltı da bilinçdışı gibi koruyucudur. Bilinçdışı koruma işlevini
reflekslerle sağlar. Bu doğuştan gelen yüklenmiş bir bilgidir. Göz kırpma
gibi. Bilinçaltı ise öğrendikleriyle korur. Öğrendiklerini doğru ya da
yanlış diye yargılama gücü yoktur. Ne öğrenirse ona göre korur. Birçok
anlamsız görünene fobi, panik atak gibi durumların ardında bu öğrenme
sürecinin etkisi vardır.
Hipnoz bir ortak çalışmadır. Bir ekip çalışmasıdır. Hipnoz olmak isteyen
rıza gösterecek ve hipnoterapist de bu rızayı eyleme hayata geçirecek.
Hipnoz uyku değildir. Uyku bilinçsizlik demektir.
Bazen biz bir şarkıyı duyduğumuzda yaşadığımız olay gelir eğer o olay iyi
ise o şarkıyı sever eğer o olaydan rahatsız bir durumda isek o şarkıdan
nefret etme noktasına kadar duygularımız keskinleşir. Sonuç aslında şarkıyı
sevmek veya şarkıdan nefret etmektir. Ama neden başkadır işte bu nedeni
bulmak da hipnoterapistin işidir. Eğer siz o şarkıyı dinleme o zaman sorun
biter diye düşünürseniz ağrıkesici almış olursunuz o zamanı geldiğinde yine
sizi farklı ağrılar ile rahatsız edecektir. Bundan dolayı olayın nedenine
inmek her zaman kesin ve kalıcı çözümler verecektir.
Bilinçaltının kendine göre bir ilişki kurma mantığı vardır. Bunun bizim
bildiğimiz formel mantıkla bir alakası yoktur. Formel mantık neden sonuç
ilişkisine göre çalışır. "hava bulutlu, yağmur yağacak" gibi. Formel mantık
bilincin bir işlevidir. Ama formel mantıkta kurulan neden sonuç ilişkisinin
yine de gerçekle bir bağlantısı olmayabilir. Çoğu zamanda yoktur. Ama mantık
insanı rahatlatan bir bilinç özelliğidir. Bir şeyin nedenini bilirsek
rahatlarız. Bilinemezlik bir korku kaynağıdır. Bu nedenle insanoğlu tarihin
derinliklerinden beri her şeyi izah etmeye çalışmış bir gerçek bulamazsa bir
şeyler uydurmuştur. Sonra da uydurduklarına inanmaya başlamıştır.
Hipnoz yardımıyla asla iyileşmez denilen birçok durumdan kurtulmak
mümkündür.
Hipnoz altındayken en çok sorulan sorular bana özel olan sırlarımı hipnoz
esnasında söylermiyim? diye.
Kişi sonradan pişman olacağı yada kişiliğine uygun olmayan bir şeyi ne kadar
derin hipnoz olursa olsun söylemez ve yapmaz. Hipnoterapist eğer ısrarcı
olursa hipnoz yüzeyleşir ve hipnoz olan transtan çıkar.
Hipnozun kullanıldığı alanlar
Genel Tıpda Hipnoz: Ağrılarda, Ağrısız Doğumda, Trigeminal Nevraljide, Dişci
Korkusunda, Anestezide, Migrende, Asabi Tansiyonda, Astımda, Ülseratif
Kolon, İrritabl Kolonda, Allerjik Deri Hastalıklarında.
Psikiyatride Hipnoz: Tik, Kekemelik, Anoreksia Nervosa, Bulumia Nervosa,
Obesitede, Gece İdrar Kaçırma, Sigara - Alkol - Madde Bağımlılığı,
Depresyon, Fobiler, Performans Anksiyetesi, Panik Bozukluğu, Sosyal Fobi,
Posttravmatik Stres Bozukluğu, Çoğul Kişilik Bozukluğu, Psikolojik Bellek
Kayıpları, Psikolojik Nedenli Bayılmalar, Psikolojik Ağrı Bozuklukları,
Cinsel İşlev Bozuklukları, Vajinismus, Uyku Bozukluklarında, Diş Sıkma Diğer
Alanlarda Hipnoz: Spor, Kilo Verme, dengeleme ve beslenme alışkanlıklarını.
düzenleme. ÖSS OKS ve benzeri sınavlarda hızlı puan artışı, Motivasyon,
çalışma alışkanlıklarını düzenleme, Eğitim ve Endüstride Performans
Arttırmada, Yabancı Dil Eğitiminde.
Hint ve Mısır Uyku tapınakları
Hipnozun bir iyileştirme aracı olarak kullanılması Hintlilere dayanıyor.
Onlar hastalarını uyku tapınaklarına götürür ve hipnotik telkinlerle
iyileştirirmiş. Aynı duruma mısır ve Yunanlılarda da rastlanıyor. Law of
Manu isimli Sanskritçe kitapta hipnozun değişik durumlarını anlatıyormuş.
uykuda gezer hali, rüya-uyku hali ve ekztazik uyku hali gibi. uyku haline
sokucu hipnotik indüksiyon tipleri tanımlanmış. Gruplar halinde yapılan bir
çok tören hipnotik doğa içerir.
1600 lerde hayvanları hipnotize ediyorlarmış.. Civcivlerin gagalarını bağlar
ve tebeşirle çizilmiş bir çizgi üzerinde çekerlermiş. Bu şekilde civcivleri
sakinleştirirlermiş. Fransa'da çiftçiler tavukları hipnotize ederek
kendilerine ait olmayan yumurtalar üzerinde oturtmayı öğrenmişler. 1800
lerde gösterilerde bir çok hayvan hipnotizması kullanılırmış.
Mıknatıslar ve diğer iyileştirici objeler..
Paracelsus ve "Magnet" iyileşme
Paracelsus (1493-1541), İsviçreli tıp doktoru, aynı zamanda sfilizin
iyileşmesinde cıvayı bulan kişi. Çalışmalarında mıknatısı kullanan ilk kişi
olarak biliniyor. Birçok kişi mıknatıs bedeninden geçirildikten sonra
iyileşmiş.
Johann Joseph Gassner
Johann Joseph Gassner (1727-1779) Katolik bir papaz. Hastalıklar şeytani
kötü ruhlar tarafından oluşturulur diyor. Ve papazların şeytan çıkarma
yöntemleriyle iyileştirilir. İlk kez sakin hipnoz elde eden bir kişi.
yaptığı iş basit telkinler ama bunu dini törenlerle paketliyor. bir kadının
kalbini öyle yavaşlatıyor ki hekimler ölü kararı veriyor. Ama sonra onu
hipnozdan çıkarıyor ve böylece cennetin gücünü eline almış oluyor.
Father Maximilian Hell
1771 civarında, Viyanalı Jesuit ( İsa takipçisi) Maximilian Hell (1720-1792)
mıknatısı ve çelik plakları iyileştirme amacıyla çıplak bedenlere
yerleştiriyordu. Aynı zamanda bir astronomdu ve aydaki kraterlerden birine
adı verilmiştir. Öğrencilerinden biri Viyanalı tıp doktoru olan Franz Anton
Mesmer' di.
Resmi Tıbbi Araştırmaların Başlaması
James Braid ve "Hypnotism"
James Braid (1795-1860) 1842 de hipnoz terimini ve işlemini tanıttı. Modern
hipnozun babası olarak anılır. Manyetizmanın hipnoz oluşturma fikrini sildi.
Buradaki oluşan durumun sürekli dikkat yoğunlaşmasından kaynaklandığını
ileri sürdü. Sürekli göz fiksasyonunun beyindeki bazı merkezleri yorduğunu
ve bu nedenle sinirsel bir uyku oluştuğunu ileri sürdü. İlk başta nöro-hipnoz
derken sonradan uykununda bir şekilde işin içinde olduğuna inandı. Ve hipnoz
demeye başladı. Sonradan hatasını anladı ve monoideaizm gibi bir terim
kullandı amam hipnoz terimi takıntı olarak kaldı.
Braid bir çok fiziksel ve psikolojik durumlar için hipnozu kullandı.
Özellikle organik durumlarda fazla başarı elde edemedi. Ama başka doktorlar
özellikle ağrı kontrolünde çok iyi neticeler aldılar. 1842 de ağrısız bir
amputasyon raporu vardır. Ama bu rapor kabul edilmedi ve tıp dünyası hipnozu
tam olarak ret etti. Braid 1843 de hipnoz hakkındaki ilk kitap olan
Nöripnoloji yi yazdı. Daha sonrada phrenoloji ( kafatası falcılığı) gibi
alanlara kaydığından hipnoz alanına olan katkıları bitti.
Psikolojik Çalışmaların Başlaması
Jean-Martin Charcot
Nörolog Jean-Martin Charcot
(1825-1893) histeri tedavisinde hipnozu kullanmaya başladı. Posthipnotik
telkinler bu dönemde tanımlanmaya başlandı. Duyusal hafıza keskinliğinde
artış bu dönemde fark edildi. 1880 den itibaren hipnozun kullanımı
cerrahlardan zihinsel sağlıkla uğraşanlara yer değiştirdi.
Charcot yolu açtı ve Janet onu izledi. Pierre Janet dissosiasyon teorisini
tanımladı. Zihnin hipnoz altında ikiye bölündüğünü ortaya koydu ve bu
bilinçaltına ve dissosiyatif hastalıklarda yeniden birleştirme terapilerine
olan ilgiyi arttırdı.
İlk Enternasyonel Kongre 1889
8-12 Ağustosta 1889 Paris'te toplandı. Katılanlar arasında Jean Martin,
Chorcot, Hipolyte Berheim, Sigmund Freud, and Ambroise- Auguste Liebeault.
İkincisi 12-16 Ağustos 1900 daydı.
British Medical Association 1892 de onayladı
BMA 1892 deki yıllık toplantısında hipnoz bir tedavi aracı olarak onaylandı.
Mesmeriz ise ret edildi. Ama tıp fakülteleri hipnozu yok saymaya devam
ettiler.
Modern hipnoz
British Medical Association Approval, 1955
Nisan 23, 1955, the British Medical Association (BMA) hipnozun
psikonörozlarda, hipnoanestezide, doğum ve cerrahide kullanılmasını kabul
etti. Ayrıca tüm hekimlerin ve tıp öğrencilerinin temel hipnoz bilgilerini
alması gerektiğini tavsiye etti.
American Medical Association Approval, 1958
1958 de American Medical Association tıpta hipnozun kullanılması gerektiğini
bildiren bir raporu kabul etti. Hipnoz konusunda araştırmaları teşvik etti.
Yakın Zaman Hipnoza katkı yapanlar
André Weitzenhoffer and Ernest Hilgard in 1961,
Milton Erickson
Milton Erickson (1901-1980) birçok yeni fikirler geliştiridi ve uygulamaya
soktu. Klasik hipnozdan tamamen farklı bir stil geliştirdi. Bu stil
Eriksonian hipnoz olarak kabul edildi.
Dave Elman
Dave Elman (1900-1967) hipnozun tıp alanına yayılmasının önderlerindendir.
Onun hipnoz tanımı bir çok profe3syonel tarafından kabul görmektedir.
Kendisi bir tıp mensubu olmamsına rağmen ABD çapında bir çok tıp doktorunu
eğitmiştir. Hipnoz alanına hızlı hipnoz tekniklerini sokmuştur. 50 yıl
önceki tekniği hala en cok kullanılan indüksiyon şeklidir. Hipnotik koma
durumunun gelişmesine katkıda bulunmuştur. ( Esdaile state;)
Kaynaklar:
Milton H. Erickson hipnoz semineri
Mende&Schmiere Hipnoz Temel pratik bilgiler
Bilateral neck exploration under hypnosedation: a new standard of care in
primary hyperparathyroidism? Meurisse M et al, Ann Surg. 1999
Mar;229(3):401-8
Hypnoanesthesia for endocrine cervical surgery: a statement of practice.
Defechereux T, et al, J Altern Complement Med. 1999 Dec; 5(6):509-20.
[[Hypnosedation, a new method of anesthesia for cervical endocrine surgery.
Prospective randomized study] defechereux T et al, Ann Chir. 2000
Jul;125(6):539-46
Akdeniz Hipnoz akademisi
Omni Hipnoz Akademisi
Dr.Bülent Uran Hipnoz merkezi
[Thyroid and parathyroid surgery under hypnosis: from fiction to clinical
application] Meurisse M Bull Mem Acad R Med Belg. 1999;154(2):142-50;
discussion 150-4.
Alternatif tedavi yöntemi olan hipnozun cerrahi disiplinlerde yardımcı
tedavi yöntemi olarak kullanımı.
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|