Sağlık
bakanlığı bünyesinde istihdam edilen meslektaşlarımız, büyük ümitlerle,
okulda aldıkları mesleki eğitimi uygulayabileceklerini düşünerek
hastanelerde işe başlamaktalar. Ancak çalışacakları ortam hiç de hayal
ettikleri gibi bir ortam olmayacaktır. Özellikle de devlet hastanesinde
başlayacaklarsa…
Üniversite ve
ruh-sinir hastalıkları hastanelerinde durum biraz daha farklı olabilir,
ancak genel durum tüm devlet, eğitim-araştırma ve SSK'dan sağlık
bakanlığına devrolan hastanelerde aynıdır. Bunun nedeni en başta
''Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'' ile ilgili yaşanan
sorunlardır.
§
Öncelikle söz
konusu yönetmelikte mesleğin adı doğru tanımlanmamıştır. Yönetmelikte
sosyal hizmet mesleği tanımlanırken -her ne kadar yer yer doğru yazılsa
da- sosyal hizmetLER
uzmanı diye tanımlanmaktadır. Bu adlandırma çalışılan alanı -yapılan
işi- ifade eder, mesleği değil. Dolayısıyla çalışılan alan üzerinden
meslek tanımlaması ciddi sıkıntılara sebebiyet vermektedir. Bu durum
sanki tanımlanan alanda farklı meslek gurupları çalışabilirmiş gibi bir
izlenim doğurmaktadır. Yani söz konusu kadroda çalışan meslek elemanı
sanki idari bir kararla – örn. Başhekim veya müdürün emriyle
satınalmadaki memurun ambar memuru olarak görevlendirilmesi gibi- o
kadroda çalışmaktadır gibi izlenim oluşmaktadır.
§
Herşeyden önce
sosyal hizmet uzmanının almış olduğu mesleki formasyon idareciler
tarafından bilinmemekte ya da dikkate alınmamaktadır. Bir öğretmen
sadece öğretmenlik, hekim sadece hekimlik yaptığı gibi sosyal hizmet
uzmanı da sadece sosyal hizmet uzmanlığı yapar. (idareci olmak bunun
dışındadır)
§
Bunun üstüne
sosyal hizmet uzmanı ve sosyal çalışmacı çelişkisini de eklemek gerekir.
Çünkü yönetmelikte sosyal hizmetler uzmanı
diye isimlendirilmesine rağmen istihdam edilen kadro
sosyal çalışmacı diye
belirtilmektedir. Bu da daha başlarken temel bir sıkıntıya neden
olmaktadır. Özellikle idarecilerin sanki sosyal çalışmacı kadrosuna
farklı bir meslek grubu olarak sosyal hizmet uzmanı atanmış gibi bir
çelişki yaşamasına neden olmaktadır.
§
Yönetmelik
yürürlük tarihinde sosyal hizmet mesleği bu kadar yaygın istihdamı olan,
bilinen bir meslek değildi. daha önce sosyal hizmet olarak tanımlanan
ancak günümüzde hastanelerde farklı meslek grupları istihdam edilmeye
başlanmasıyla bu gruplarının yürütmesi gereken bazı hizmetler
yönetmelikte ilk tanımlandığı şekliyle kalmıştır. Bu da hizmet
yürütülürken ve görevlendirmeler yapılırken bir çok sıkıntının
yaşanmasına neden olmaktadır. Örneğin yönetmeliğe göre sosyal hizmet
uzmanının yürütmekle yükümlü olduğu hizmetler arasında hastaların posta
işleri ve hastanenin halkla ilişkileri mevcuttur. Oysa bilinmektedir ki;
söz konusu hizmetleri yürütmek üzere hastanelerde halkla ilişkiler
uzmanı veya bu alanda eğitimler almış diğer idari veya sağlık personeli
görevlendirilebilmektedir.
§
Hastanede
çalışacak meslektaşlarımızın kendisini ifade etmesi, mesleğini savunması
önemli olmakla birlikte, varolan sistem bunu zorlaştırmaktadır. Çünkü
hastanelerde sosyal hizmet uzmanları tedavi ekibinin bir parçası olarak
görülmemektedirler. Daha çok sosyal güvencesi olmadığı için tedavi
masraflarını karşılayamayacak durumda olan veya kimsesi olmayan
hastalarla karşılaştıklarında sosyal hizmet uzmanlarını hatırlamaktalar.
Bunun nedeni de daha çok, sosyal güvencesi ve ödeme gücü olmayan
hastanın hastane döner sermayesine katkıda bulunamaması, eğer kimsesi
olmayan biriyse de hastayı tedavi sonrası hastaneden gönderememeleridir.
§
Sosyal hizmet
uzmanı almış olduğu mesleki eğitimi daha verimli kullanacakken, hizmetin
kalitesini artırabilecek, sosyal hizmet gruplarının hizmete daha kolay
ulaşmasını ve hizmetten daha etkin bir şekilde yararlanmasını sağlayan
mesleki çalışmalar yapabilecekken farklı alanlarda idari personel
statüsünde görevlendirilebilmektedir.
§
Adı geçen
yönetmelikte “sosyal hizmet uzmanı olan hastanelerde sosyal servis
kurulur” denmesine rağmen mesleği birinci derecede ilgilendirmeyen
alanlarda çalışmaya zorlanmakta hatta buna göre görevlendirme
yapılabilmektedir. Yürütülmekle yükümlü olunan hizmetler tanımlanırken
idarece daha öncelikli görülen işler tanımlanmaktadır.
Durum böyle
olunca birçok arkadaşımız kısa sürede ya kurum değiştirmek istemekte ya
da verilen meslekle alakası olmayan işleri yıllarca yapmak zorunda
kalmaktadırlar.
Bu yüzden
dernek genel merkezi ve okulumuz, taraf olarak en azından yönetmeliğin
güncellenmesi için girişimlerde bulunmalı, sosyal hizmet mesleği ve
görev tanımı/müdahale alanları daha açık bir şekilde yapılmalıdır diye
düşünüyorum.
|