Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri


Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org



Mutlu yuva için iki önemli sır

 

     En baştan sağlam esaslar üzerine kurulmuş ve maddî manevî saaâdetin dalgalanıp durduğu bir yuva, milletçe var olmanın en sağlam temel taşıdır. Herkesin yuvası küçük bir dünyadır. Burada mutluluğu yakalayan bir insan geleceğe emin adımlarla yürüyecek ve hayatın her karesinde huzur ve saadeti yudumlayacaktır. Yuvada huzuru ve mutluluğu yakalamanın iki temel şartı vardır: Bunlardan bir tanesi aile fertlerinin her birinin birbirlerine karşı samimi, ciddi ve fedakâr bir şekilde saygı göstermesidir. İkincisi ise aile fertleri arasında şefkat 

yörüngeli merhamet hissinin ön planda olmasıdır. Birbirinin mahremiyetine girmiş, birbirine gönül vermiş, dert, sıkıntı ve zorluklara birlikte göğüs germiş eşlerin karşılıklı anlayış havasına girmesi ve birbirini hoşgörmesi icap eder. Bir insanın hanımına kötü davranması, dış âlemin gürültülerinden kaçarak huzur ve sükûnetine sığındığı mutluluk yuvasını kendi eliyle bozup dağıtması demektir. Bu konuda eşlerin birbirlerine karşı çok dikkatli davranmaları gerekmektedir.

EŞİNİZE İYİ DAVRANIN

Asr-ı Saâdet'ten yani Peygamber Efendimiz'in yaşadığı o kutlu devirden alacağımız bir örnekle bu konuya açıklık getirmeye çalışalım: Resûlullah Efendimiz erkeklerin eşlerini dövmelerini yasaklamıştı. Bir gün Hazreti Ömer Peygamberimiz'in huzuruna gelerek kadınların iyice şımardıklarını, kocalarını dinlemez olduklarını söyledi.

O zaman Allah'ın Resûlü erkeklerin eşlerine karşı daha ciddi tavır takınabileceklerini belirtti. Birkaç gün sonra kadınlar Resûlullah'ın hanımlarına gelerek kocalarını şikâyete başladılar. Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Birçok kadın Muhammed ailesine gelerek kocalarını şikâyet ediyorlar.

Kadınlarını üzen o kimseler sizin hayırlınız değildir." Ne var ki, ister erkek ister kadın, insanoğlu iki uç arasındaki orta yolu kolay kolay bulamamaktadır. Bu dengeyi yakalayabilmek için insanın çok hassas olması gerekmektedir. Eşler, problemlerini karşılıklı anlayış ve ilgiyle çözmeli, meseleleri büyütüp içinden çıkılmaz hale getirmemeliler.


http://www.kadinca.net
 

 



Bize Ulaşın