|
KİTAPLARI

Tanpınar’ın söyleyişiyle, “bir
iç kale, bütün ümitlerin kendisinde toplandığı son sığınak”tır. Ankara
Kalesi, Ankara’da “şehir ruhu”nun kurtarılabileceği yerdir; şehrin
zulasıdır…
Ankara Kalesi hakkında, tıpkı kalenin kendisi gibi dağınık, karmaşa
içinde bir kitap, elinizdeki! Boy boy, çeşit çeşit yazılardan
oluşuyor.
Güven Tunç ve Figen Özbay, kaderlerini kaleyle birlikte düşünen
insanları, “Kalenin Bekçileri”ni anlattılar. Fotoğraflarla, imgelerle
ve kendi kısacık sözleriyle…
Akın Atauz, kalenin -genellikle bilinenden çok daha uzun ve zengin
olan- Ankara tarihi içindeki yerini ve gelişimini, iktisadî, sosyal ve
etnografik boyutlarıyla, neredeyse başlıbaşına bir kitap ölçeğindeki
makalesiyle ele alıyor.
Asuman Türkün ve Zuhal Ulusoy, Ankara’nın modernleşme süreci içinde
şehrin Kale’yle ve Kale’nin şehirle ilişkisinin seyrini, Kale
mekânının dönüşümünü inceliyorlar.
Necdet Teymur, Kale’yi “korumaya ve imar etmeye” dönük “projelendirme”
çalışmalarına eleştirel yaklaşımını, bir “proje” formatında sunuyor.
Ve… Mithat Sancar ve Gürsel Korat, “kendi kalelerini”, Kale’yi nasıl
bildiklerini, nasıl sevdiklerini anlatıyorlar… |
|
 |
|
|
KİTAPLARI

Gökyüzünü Arayan Mavi
Güven Tunç
Alan Yayıncılık / Çağdaş Edebiyat Dizisi
Depremi ve Dranas'ın Fahriye Abla'sını anımsatan bir şehirde açtı
gözlerini dünyaya, Erzincan'da. Yıl 1958'di. Sonradan ordunun
alışkanlığı olan ihtilâllerin hiçbiri yaşanmamıştı daha... Kanlı
Perşembe'ye (28 Nisan) 2 yıl vardı. 1960 ihtilâlinde, hiçbir şey
anımsayacak kadar çocuktu. Dolayısıyla en acımasız ve anısız atlattığı
ihtilâl oldu bu! Sonraki ihtilâller, O'nu en güzel çağlarında
yakalayıp, örseledi, onulmaz yaralar açtı. Medyaların 'terörist' ilân
edip, mahkemelerde aklanınca özür dilemediği bir ülkede yitip giden,
biyografisi ister istemez keskin kenarlı bir gençlikti yaşadığı... Bu
keskin kenarlı biyografisine son derece incelikli, yumuşak bir
kişiliği ekledi. Hele çocuklara karşı sevgisi bir çağlayan... Bu güzel
yanlarını hep diri tuttu. Sevgiyle yaklaştı her şeye. Yaşama ve
konularına. Zaten Sosyal Hizmetler Akademisi'nde okudu. Ankara'da. 25
yıldır da bu şehirde yaşıyor. Doğduğu Erzincan için 'Hiç görmedim'
diyor. Öyküleri mi, yaşadıklarının, tanığı olduğu yaşantıların
yansıları. Gerçeçi öyküler yazıyor. Ancak, düz bir gerçekçiliğe ve düz
politik söylemlere hiç kaptırmadı kendini. Öykünün toplumla, yaşanan
dönemle, çağla, tarihle alışverişinin konu düzeyinde kalmaması
gerektiğini bilerek, estetik kaygıları önemsedi. 'Gökyüzünü Arayan
Mavi' ilk kitabı.
ELİMSENDE
(BENİM HAKLARIM, ANNEMİN HAKLARI, DÜNYAMIN HAKLARI)
Güven TUNÇ
| |