Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

“Beyaz Melek” Filmin ardından gelen “Güneşi Gördüm” filmine dair…
 
Kemal GÖKCAN/Site Editörü
sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

          Sosyal Hizmet Uzmanı olarak ,“Beyaz Melek” Filmi adlı yorum yapmış ve bunu her iki  Sitemizde,

    http://www.sosyalhizmetuzmani.org/shuolarakfilim.htm   ve http://www.toplumvesiyaset.com/yaziOku.php?id=1443  yayınlamıştık.  

Beyaz Melek Filmi ile ilgili yorumumdan oldukça fazla geri bildirim almıştım. Yorumuma katılanlar olduğu gibi, doğal olarak ta eleştirenlerde oldu. Güneşi Gördüm filmi hakkında düşüncelerimi ve film hakkında yorumu öğrenmek isteyen okuyucudan oldukça fazla eposta aldım. Aslında Güneşi Gördüm filmi hakkında çok da bir yorum getirmeme gerek görmüyordum. Kendime ait gerekçelerim vardı. Fakat,mesleğime karşı kendimi sorumlu gördüğüm için bir değerlendirme yapacağım.

       Film doğduğum büyüdüğüm topraklarda bir kısmı çekilmişti. Filimde Sarıkamış istasyonundan görüntüleri, ayrıca Kağızman İlçesine ait bir köyde geçmekteydi.

       Filme ait değerlendirme yapmadan önce bir hatırlatmayı yapmak istiyorum.Ahmet Kaya, 10 Şubat 1999’da Magazin Gazetecileri Derneği (MGD) ödül töreni gecesinde "Kürtçe şarkı söylemek, klip çekmek istiyorum" demişti ve “bunu yayınlayacak yürekli kanal sahiplerinin olduğuna inandığı” söylemişti. Bu basit cümle salonu harekete geçirmiş, ödül gecesi Ahmet Kaya’ya linç girişimi gecesine dönüşmüştü.  Ahmet Kaya’yı linç edenlere alkış tutanlardan biride Mahsun KIRMIZIGÜL'DÜ.

      Filmin konusu çok hassas ve önemli,bu kadar önemli konu aslında çizgisinden uzaklaşmış. Çok şeyi anlatmayı amaçladığı için ana konu yok olmuş,ülkemizin kanayan yarası olan bu sorun beyazperde de yok olmuş. Bunca tanıdık önemli, iyi oyuncu ve devasa bütçeye rağmen film ne yazık ki vasatı geçememiş. Bunca para harcadıktan sonra,çok başarılı bir sinema filmi yapılabilirdi. Hele beş kız çocuğun ardından erkek babası olduğunu öğrenen Ramo'nun (Mahsun Kırmızıgül) yeni doğan bebeğini elleriyle göğe kaldırdığı sahne var ki…

      TRT'nin, 1970 yılların sonunda izlediğimiz Kökler dizisinde Kunta Kinte'nin doğduğu anı hatırladım. Kunta Kinte de doğduğunda, aynen Ramo'nun yaptığı gibi babası tarafından havaya kaldırılmıştı...
      
    Hiç Olmamış. Hem de yazık olmuş. Ana konu gitmiş,Altan ERKEKLİ ve diğer başarılı oyuncuların başarısına yazık olmuş.     

 Yeşilçam günlerinden beri tescillidir ki “ağlatan film” izlenir. Üstelik bu son dönemde “ağlatan yönetmen”e itibar edilire doğru da mesafe kat etti. Filim, teknik açıdan sınıfı geçiyor. Mahsun hariç diğer oyuncuların özellikle Altan ERKEKLİ, mükemmel performansı dikkat çekici. Bu filmi izlerken, Mahsun beyin, sosyal içerikli filmlerin de değil de “KOMEDİ” filmlerin de oynarsa çok başarılı olacağını düşünüyorum. ( Toplumsal içerikli filmlerde yönetmen olmadığını varsayarak. )

      Böylece bu alan da çalışma yaparsa toplumsal konuları istismar etmekten ,"yeni" Yılmaz Güney olma hayalinde uzaklaşmış olur. Beyaz Melek filmiyle başladığı istismar sineması serisine, Güneşi Gördüm filmiyle devam etmiştir. Böylece üçüncü bir istismar filmi çekmesi engellenmiş olur.
    
         Bir yöre insanı olarak böyle bir “govent” ( halay) çözemedim. Kürtçe gibi kadim bir dili görmezlikten gelmekte, "lori lori" diye başlayan ninni ile müziği geçiştirmektedir.

     Akraba evliliği, eğitim sorunu,yoksulluk çok önemli toplumsal sorunlar...  Arada anlatılan, kardeşinin eşcinsel eğilimleri ve transseksüel arkadaşlar edinmesi, konularla hiç alakası olmayan çok daha farklı ama önemli bir konudur. Tüm bu konulara dikkat çekmeği amaçlamış,ama her biri kendi özelliği içinde farklılık göstermekte,her bir farklı bir sinema konusu olması gereken toplumsal sorunlardır.

       Bu kez,sosyal hizmet kurumuna karşı daha dikkatli çocuk yuvası müdiresi Nurseli İDİZ çok başarılı.

      Mülteci sorunu vurgulanmıştır. Ancak bu öyle işlenmiştir ki Avrupa göçmenlere çok iyi davranıyor. Oraya giden her kes hayatını kurtarıyor mesajını veriyor.

      
Avrupa’ya giden aile üzerinden AB “demokrasisi”ne, “sosyal devlet”e, hiçbir olumsuz tarafa işaret etmeksizin kayıtsız şartsız methiyeler düzülür. Söylenmeye çalışılan şudur, bizim devlet de “oralara” biraz baksa, biraz sosyal olsa, her şey halloluverir. Oysa biliyoruz ki Avrupa’da “sosyal devlet” maalesef anlatıldığı gibi değil. Film tamamen gerçek ya…

      Beyaz Melek filminden daha katmerli ağlama. "Kaçışınız yok ağlayacaksınız!" diyor yönetmen Mahsun bey. Güneşi Gördüm üzerine daha fazla söz söylemek gereksiz.

       
Günümüzde birçok değerin, mesleğin içi boşaltılmaktadır. Buna tanığızdır. Aynı tehlike sosyal hizmet mesleğinde söz konusudur. Sanat, alanında aynı tehlike vardır. Sosyal sorunları vurgulayan filimler ilgi gittikçe artığı bir gerçektir. Bir sosyal sorunun sinema filmi yapılması çok önemli görmekteyim. Eğer bu filimler de sorunun içi boşaltılmadan, istismar edilmeden yapılmışsa o sorunun çözümünde ve tartışılmasında çök önemli bir görev yapmıştır.

       Toplumsal sorunlara yönelik filimler artmalı ve desteklenmelidir. Bu filimler istismar ve ajitasyondan uzak olduğu sürece.

  




Bize Ulaşın