Sosyal Hizmet Uzmanı olarak ,“Beyaz Melek” Filmi adlı yorum yapmış ve bunu
her iki Sitemizde,
http://www.sosyalhizmetuzmani.org/shuolarakfilim.htm ve
http://www.toplumvesiyaset.com/yaziOku.php?id=1443
yayınlamıştık.
 |
Beyaz Melek Filmi ile ilgili
yorumumdan oldukça fazla geri bildirim almıştım. Yorumuma katılanlar
olduğu gibi, doğal olarak ta eleştirenlerde oldu. Güneşi Gördüm filmi hakkında
düşüncelerimi ve film hakkında yorumu öğrenmek isteyen okuyucudan oldukça
fazla eposta aldım. Aslında Güneşi Gördüm filmi hakkında çok da bir yorum
getirmeme gerek görmüyordum. Kendime ait gerekçelerim vardı.
Fakat,mesleğime karşı kendimi sorumlu gördüğüm için bir değerlendirme
yapacağım. |
Film doğduğum büyüdüğüm topraklarda bir kısmı çekilmişti. Filimde Sarıkamış
istasyonundan görüntüleri, ayrıca Kağızman İlçesine ait bir köyde
geçmekteydi.
Filme ait değerlendirme yapmadan önce bir
hatırlatmayı yapmak istiyorum.Ahmet Kaya, 10 Şubat 1999’da Magazin
Gazetecileri Derneği (MGD) ödül töreni
gecesinde "Kürtçe şarkı söylemek, klip çekmek istiyorum" demişti ve “bunu
yayınlayacak yürekli kanal sahiplerinin olduğuna inandığı” söylemişti. Bu
basit cümle salonu harekete geçirmiş, ödül gecesi Ahmet Kaya’ya linç
girişimi gecesine dönüşmüştü.
Ahmet Kaya’yı linç edenlere alkış tutanlardan biride Mahsun KIRMIZIGÜL'DÜ.
Filmin konusu çok hassas ve önemli,bu kadar önemli konu aslında çizgisinden
uzaklaşmış. Çok şeyi anlatmayı amaçladığı için ana konu yok olmuş,ülkemizin
kanayan yarası olan bu sorun beyazperde de yok olmuş. Bunca tanıdık önemli,
iyi oyuncu ve devasa bütçeye rağmen film ne yazık ki vasatı geçememiş. Bunca
para harcadıktan sonra,çok başarılı bir sinema filmi yapılabilirdi. Hele beş
kız çocuğun ardından erkek babası olduğunu öğrenen Ramo'nun (Mahsun
Kırmızıgül) yeni doğan bebeğini elleriyle göğe kaldırdığı sahne var ki…
TRT'nin, 1970 yılların sonunda izlediğimiz Kökler dizisinde Kunta Kinte'nin doğduğu anı
hatırladım. Kunta Kinte de doğduğunda, aynen Ramo'nun yaptığı gibi babası
tarafından havaya kaldırılmıştı...
Hiç Olmamış. Hem de yazık olmuş. Ana konu gitmiş,Altan
ERKEKLİ ve diğer başarılı oyuncuların başarısına yazık olmuş.
 |
Yeşilçam günlerinden
beri tescillidir ki “ağlatan film” izlenir. Üstelik bu son dönemde
“ağlatan yönetmen”e itibar edilire doğru da mesafe kat etti. Filim, teknik
açıdan sınıfı geçiyor. Mahsun hariç diğer oyuncuların özellikle Altan
ERKEKLİ, mükemmel performansı dikkat çekici. Bu filmi izlerken, Mahsun
beyin, sosyal içerikli filmlerin de değil de “KOMEDİ” filmlerin de oynarsa
çok başarılı olacağını düşünüyorum. ( Toplumsal içerikli filmlerde
yönetmen olmadığını varsayarak. ) |
Böylece bu alan da çalışma yaparsa toplumsal konuları istismar etmekten ,"yeni"
Yılmaz Güney olma hayalinde uzaklaşmış olur. Beyaz Melek filmiyle başladığı istismar sineması serisine, Güneşi Gördüm filmiyle devam etmiştir.
Böylece üçüncü bir istismar filmi çekmesi engellenmiş olur.
Bir
yöre insanı olarak böyle bir “govent” ( halay) çözemedim. Kürtçe gibi kadim
bir dili görmezlikten gelmekte, "lori lori" diye başlayan ninni ile müziği
geçiştirmektedir.
Akraba evliliği, eğitim sorunu,yoksulluk çok önemli
toplumsal sorunlar... Arada anlatılan, kardeşinin eşcinsel eğilimleri
ve transseksüel arkadaşlar edinmesi, konularla hiç alakası olmayan çok daha
farklı ama önemli bir konudur. Tüm bu konulara dikkat çekmeği amaçlamış,ama
her biri kendi özelliği içinde farklılık göstermekte,her bir farklı bir
sinema konusu olması gereken toplumsal sorunlardır.
Bu kez,sosyal hizmet
kurumuna karşı daha dikkatli çocuk yuvası müdiresi Nurseli İDİZ çok başarılı.
Mülteci sorunu vurgulanmıştır. Ancak bu öyle
işlenmiştir ki Avrupa göçmenlere çok iyi davranıyor. Oraya giden her kes
hayatını kurtarıyor mesajını veriyor.
Avrupa’ya giden aile üzerinden AB
“demokrasisi”ne, “sosyal devlet”e, hiçbir olumsuz tarafa işaret etmeksizin
kayıtsız şartsız methiyeler düzülür. Söylenmeye çalışılan şudur, bizim
devlet de “oralara” biraz baksa, biraz sosyal olsa, her şey halloluverir.
Oysa biliyoruz ki Avrupa’da “sosyal devlet” maalesef anlatıldığı gibi değil.
Film tamamen gerçek ya…
Beyaz Melek filminden daha katmerli ağlama.
"Kaçışınız yok ağlayacaksınız!" diyor yönetmen Mahsun bey. Güneşi Gördüm
üzerine daha fazla söz söylemek gereksiz.
Günümüzde birçok değerin, mesleğin içi
boşaltılmaktadır. Buna tanığızdır. Aynı tehlike sosyal hizmet mesleğinde söz
konusudur. Sanat, alanında aynı tehlike vardır. Sosyal sorunları vurgulayan
filimler ilgi gittikçe artığı bir gerçektir. Bir sosyal sorunun sinema filmi
yapılması çok önemli görmekteyim. Eğer bu filimler de sorunun içi
boşaltılmadan, istismar edilmeden yapılmışsa o sorunun çözümünde ve
tartışılmasında çök önemli bir görev yapmıştır.
Toplumsal sorunlara yönelik filimler
artmalı ve desteklenmelidir. Bu filimler istismar ve ajitasyondan uzak
olduğu sürece.