SOSYAL

 HİZMET

MESLEĞİ

 
“İFADE ALMA ODASI”
ve
 UNICEF'E AÇIK BİR DUYURU !

Nihat Tarımeri
Sosyal Hizmet Uzmanı

  ntarimeri@gmail.com 
 

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji
 

 

 
BİR HABER

Geçtiğimiz günlerde Manisa Adliyesinde “suça sürüklenen” çocuklar ile ilgili bir uygulama haberleştirmiştir (1).Görüntülü ve yazılı medyada “Çocuklar güven içinde ifade verecek” şeklinde yer alan bu haberler de örneğin “SS İfade Alma Odası 1” şeklinde bir uygulamadan görüntülü olarak bahsedilmektedir. Bunların arasında yazılı ve görüntülü böyle bir bilgiye de yer verilmiştir.

"Artık tamamen ayrı bir bölümde sosyal çalışma görevlisi eşliğinde birebir bir oda içerisinde daha rahat bir ortamda bunu anlatacak. Sosyal çalışma görevlimiz, çocuğu ifadeye hazırlayacak. Geldiğinde adaletten korkmamasını bu ortamdan korkmamasını psikolojik olarak etkilenerek yalan söyleyecek bir şekilde davranmamasını daha samimi bir ortam olabilmesi için ayrı bir yerde görüntü eşliğinde savunması alınacak. Savunmasını savcı olarak biz almayacağız, bu konuda ehil olan sosyal çalışma görevlisi soru sormak suretiyle ifadesini tespit edecek biz yan tarafta bizi görmeksizin savunmasını bu şekilde kayıt altına alınacak." 

ÇOCUK ADALET SİSTEMİ İLE İLGİLİ  DURUM...

 Dolayısı ile görüntülü ve yazılı olarak yaımlanmış  bu haberler ile  2005 yılında yürürlüğe girmiş olan 5395 sayılı “Çocuk Koruma Kanunu/ÇKK” ve  2005 yılında yürürlüğe girmiş olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun/TCK tarafından öngörülen uygulamalar günümüze yansıtılmıştır.  Hem ÇKK da yer verilen tanım ve TCK nun 31 inci maddesinde ki düzenlemeler sonucu ortaya çıkan bu durumda açıklanmıştır. Çocuk adalet sisteminde küçük bir kısmı dışında  yer verilen 12-18 yaş grupları arasındaki  “suça sürüklenen “ çocuklar için yaşanılan/yaşatılanlar   bilgilendirilmiştir.

 Yapılmış olunan  tercih bağlamında haberleştirilmiş olan bu bilgiye göre de “suça süreklenen” çocuklara yönelik almış olunan   ifadelerinin Cumhuriyet savcısı tarafından artık  BİZZAT alınmayacağı da görüleceği gibi özellikle açıklanmıştır. UNICEF işbirliği ile Adalet Bakanlığı tarafından yürütüldüğü anlaşılan  bu çalışma ile de görüldüğü gibi  fiziksel bir düzenleme  yapılmıştır.  “Suça sürüklenen çocuklar” ile ilgi bilgiler/ifadeler ise artık   “sosyal çalışma görevlisi” tarafından BİZZAT alınacaktır. Avukatlık hizmeti bağlamında müdahale  dahil  yer alması gereken müdafii'nin yanında ol(a)madan da yazılı, sözlü   kayıta geçirilmiş bu bilgilerin bir “delil” niteliği özelliği kazandırıldığı ve sürece dahil edildiği de görülmüştür.

 Haberde görüntülü ve yazılı  somut bir şekilde yansıtılmış olan bu bilgiler sonucu  11 seneden beri benimsenmiş olunan bu uygulamayı yansıtan somut bir durumu da ortaya çıkarmıştır.Aslında çocukların öncelikle korunması ve yarar esenliğinin gözetilmesi yerine TCK nun 31 inci maddesi için şekillendirilen ÇKK ile benimsenmiş ve tercih edilmiş böyle bir uygulama için de görüleceği gibi böyle bir somut örnekte oluşmuştur.  Özellikle Manisa gibi bir ilde ve Adalet Sarayından bahsedilmiş olmasına rağmen şimdiye kadar çocuk ve dünyada karşılığı da olmayan çocuk ağır  mahkemelerinin bile hala kurul(a)madığı da  görülmektedir.Ayrıca ÇKK da Cumhuriyet Başsavcılığında çocuk bürosu gibi bir görevlendirmeden de bahsedilmektedir.Fakat böyle bir büronun varlığı da bilinmemektedir.

 “İFADE ALMA ODASI” VE “EHLİ OLMA” BOYUTU..

 Bilgiler arasında  yer verilmiş bu açıklamalar ile görüleceği gibi “ifade alma odası”n dan bahsedilirken  çocuklara soru sorma konusunda ek olarak “ehil” bir görevliden bahsedilmiştir.Böylece çocuk adalet sisteminde yer verilen çocuklara yönelik Cum.savcıları tarafından soru sorma konusunda aranılan  “ehil olma” konusun da öncelikle bir sorunun var olduğu  da ortaya çıkmaktadır..   11 seneden beri verilmiş ek eğitimlere rağmen çocuklara yönelik hala soru sorma konusunda “Ehil olma ile ilgili bir eksiklik mi vardı?” şeklindeki bir soru ve yanıtın aranmasını da gerektirmiştir.. Bu soruna yönelik söz konusu oluşan bu eksikliğin gideril(e)memesine bağlı olarak ise fiziksel açıdan özel bir  oda düzenlenmiştir. Hukuksal süreçte yer alan Cum.savcısı yerine ise artık  “sosyal çalışma görevlisi” tarafından  soru sorma konusunda ehil olan ek bir kişinin var olması kabul edilmiştir.Bu yönde aranılması gereken ehil olma konusunun da  ortadan kaldırıldığı ve tutanak dahil açıklanmış düzenlemenin artık yeterli kılındığı da görülmektedir..

 Adalet sisteminde temel bir uygulamada yer alan bilgi alma ve/veya ifade alma konusunda yer almış olan  bir uygulama sonucunda da “sosyal çalışma görevlisi” şeklinde yeni bir “araç” ve işlevde benimsenmiştir. Öncelikle ve özellikle böyle bir süreçte sosyal hizmet yöntemlerinin uygulanması açısından   yer alması gerekilen sosyal hizmet uygulamalarının hukusal ve teknik açıdan da ayrıca değerlendirilmesini de gerektirmiştir. Uygulamalı ve/veya teoriye dayalı farklı farklı lisans eğitimleri dahil görevlendirilen bu kişileri niteliği,yetkinliği ve ehil olma durumların değerlendirilmesi de ek bir zorunluluğu oluşmuştur.   Öncelikle  çocuklar ile ilgili soru sormada  ehil olunmaması nedeniyle  bu fiziksel düzenleme ile öngörülmüş olunan bu  yeni uygulama sonucun da  aynı zamanda yapılmış olunan açıklama    çocukların psikolojik olarak olumsuz yönde etkilenmeden ifade verebilmelerinin sağlandığı da  bu vesile ile açıklanmıştır.

 Aslında resmi nitelikte yapılmış bu basın açıklamaları ile “İfade Alma Odası”  olmadan önce her sene  bin beşyüz çocuğun soru sorma konusunda ehil olmayan görevlilerce ifade alındığı gibi  bir durum ortaya çıkabilmektedir. Yine yapılmış olan açıklamada “adaletten korkarak ve psikololojik olarak olumsuz yönde etkilenerek ifade alındığı” gibi ortamıda içeren bir saptama da yapılmıştır. Yapılan bu açıklama ile o tarihe kadar alınmış ifadelerin ADİL  bir yargılama ile yarar ve esenliğin gözetilmesinin  hukuksal açıdan tartışılmasının gerektiğini ve bu yönde bir “şüphe” nin oluştuğu önemli bir durumu da ortaya çıkarmaktadır. Gene buna bağlı olarak çocuk/gençlik adalet sisteminde yer alan savunma ile ilgili boyutun önemi de öne çıkmıştır. Yapılmış olunan bu düzenleme sonucu uygulamada yer alan  “müdafii” nin çocuklarının yanında olmamaları ve gerektiğinde el ile bile müdahale etmesinin de engellendiği bir durum ortaya çıkmaktadır..Düzenlenen uygulamanın sürecinde tutanak gibi yazılı bir kayıt dahil buna bağlı olarak bu görev ve yükümlülüğün de ADİL bir yargılama açısından ele alınması bu açıklamayı ayrıca gerekli kılmıştır.

 “SAVUNMA” BOYUTU

 Uygulama ile ilgili yapılmış olunan bu bilgi ve tespitlerin önemi  nedeni ile savunma ile ilgili bu boyutun da ayrıca ele alınması ve değerlendirilmesi de dolayısı ile gerekmiştir...  Örneğin Türkiye Barolar Birliği tarafından yayınlanmış olan  bu bilgi ve değerlendirmelerin arasında ÇKK nun 15 .inci maddesi için bir bilgi ve değerlendirme de yer almaktadır. (2). Akademisyen ve avukatlar tarafından yapılmış olan bu  bilgilenme ve değerlendirme aynen şu şekildedir.”.... Çocuğun ifadesi mutlaka özgür iradesine dayanmalı, ifade bizzat C. savcısı tarafından alınmalı ve ifade sırasında müdafi işleme katılmalıdır (ÇKK 15/1; YGİAY 12/b/3). Bu kurallara uyulmadan alınan ifadeler hukuka aykırı delil niteliğindedir ve hükme esas alınamaz.”

 Bu bağlamla ; “suça süreklenen” çocukların    ADİL bir şekilde uygulamasına yönelik temel bir “araç/işlev” ve görev alan Avukatlık hizmetine yönelik kurumsal bir  somut bilgilenme ve değerlendirme ile de özellikle ÇKK kapsamında yer alan “suça sürüklenen çocuklar” için bahse konu olan ifadenin savcı tarafından BİZZAT yapılmaması ve ifadenin “sosyal çalışma görevlisi” (?) tarafından bir araç olarak kullanılması ile mantıksal ve hukuksal açıdan en azından bir çelişkinin ortaya çıktığı da görülmektedir.Bu durum aynı zamanda Avukatlık hizmeti açısından ayrı bir sorumluluk ve niteliğin aranma özelliğini de öne çıkarmaktadır.

 VE UNICEF

 Bilindiği ve görüldüğü kadarı ile UNICEF  tarafından da düzenlemeler dahil oluşan/oluşturulan bu çalışma/uygulama ile Manisa'da (dahil diğer 9 uygulama) ortaya çıkan “SS İfade Alma Odası” ve uygulamanın hem ADİL bir yargısal uygulama açısından hemde mevcut ÇKK nun 15 inci maddesi açısından yorumlanıp değerlendirilmesi  de önemli bir  ihtiyacı ortaya çıkarmıştır.Proje de yer alan UNICEF in teknik destek boyutunun var olduğu  anlaşılmaktadır. Özellikle Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve bunun eki olan Pekin Kuralı dahil diğer  yükümlükler ile ilgili BM çatısı altında böyle bir uygulama ayrı bir önemdedir. Özellikle de çocukların yarar ve esenliğinin gözetilmesi ile ilgili bu kurumsal durum aynı zamanda hukuksal ve niteliğin/kalitenin özelliğini de yansıtmaktadır. Niteliğe bağlı olarak ise çeviri dahil yapılan yanlışlıklar ise çocuklar açısından ayrı bir istismara ek bir zemin de oluşturabilmektedir.     Gene en son olarak  UNICEF tarafından bahsedilmekte olan “Türkiye’de Çocuk Adaletinin Yönetimi ve Karşılaştırmalı Öneriler Dizisi”   gibi bu benzer çalışmalar bu önem ve özeni  daha da arttırmaktadır. (NOT)

 SONUÇ ve TALEP :

Bu haberde ve yapılan açıklamalarda mağdurlar ile ilgili “Çocuk İzleme Merkezi/ÇİM” gibi gene kendine özgü bu uygulamadan da bahsedilmektedir. ADİL bir uygulama açısından da ayrı  tartışmada söz konusudur. Bu durum da dahil   “sosyal çalışma görevlisi” gibi karşılaşmalı hukuk ve teknik açıdan karşılığı olmayan (3)  bir “araç-işlev” ve görev ile ilgili bu konu ÇİM açısından şimdilik saklı olarak kalınmıştır. Ancak    ÇKK  kapsamında ki 15 inci maddesi bağlamında  12-18 yaş grubunda ki “suça sürüklenen çocuklar ile  ilgili oluşan/oluşturulan bu uygulama da Cumhuriyet savcılığı yerine “sosyal çalışma görevlisi” tarafından  “BİZZAT”(4) ifade alması  ilgili görüntülü ve yazılı  yayımlanmış haberler ve  yukarı da yer alan tespitlerin özellikle ve öncelikle BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Pekin kuralı dahil diğer  yükümlülüklerin uygunluğu  UNICEF tarafından  değerlendirilerek  paylaşılmasına  çok sevineceğim(z).17.02.2016

 Çocukların yarar ve esenliğinin “sözde” değil “öz” de gözetilmesi dileğiyle sevgiler ve saygılar..

                                                                         Nihat Tarımeri -Sosyal Hizmet Uzmanı   0543 7692949

 EK BİLGİLER:

1)

a)http://www.mynet.com/tv/cocuklar-guven-icinde-ifade-verecek-vid-3585948/

b)https://www.youtube.com/watch?v=Rpd2SAg3esI

c)http://www.iha.com.tr/haber-cocuklar-guven-icinde-ifade-verecek-528779/d)http://www.milliyet.com.tr/cocuklar-guven-icinde-ifade-verecek-manisa-yerelhaber-11698

2)
http://cocukhaklari.barobirlik.org.tr/dokuman/egitimbasvuru_egitim/sucasuruklenencocuklara.pdf /sf.107

3)http://www.sosyalhizmetuzmani.org/scgorv-nihatterimeri.doc

http://www.sosyalhizmetuzmani.org/nihattarimeri.htm

4)Bizzat: Kendisi, kendi; vekil kullanmaksızın, doğrudan doğruya kendisi.( Kaynak: Prof. Ejder Yılmaz HUKUK SÖZLÜĞÜ (1992- 4. Baskı 135. Sayfa- yetkin yayınlarından)

NOT :Bilindiği gibi Almanya ,İsviçre ve Hollanda gibi Kıta Avrupa ülkelerinde yeşayan Türkiye Cumhuriyeti  vatandaşları arasında hukuk ve  sosyal hizmet/sosyal çalışma konusunda lisans eğitim almış kişilerce sosyal çalışmacı/sosyal hizmet uzmanı/sosyal pedagog veya avukat olarak hem kamusal hemde özel çalışma alanların da uzun zamandan beri yer almaktadır. Ayrıca hukuk sistem farklığı açısından söz konusu olan  İngiltere ve ABD gibi ülkelerde de hukuk ve sosyal hizmet/çalışma konusunda  da lisans eğitimi alıp bu yönde çalışan kişiler de söz konusudur. Bu nedenden dolayı  böyle bir çalışmada  sosyal çalışmacı/sosyal pedagog mesleğine sahip Türkçe de konuşan kişilerin özellikle davet edilip doğrudan  bilgi ve deneyimlerinin paylaşıldığı bir çalışmanın bu kapsamda yer alması ayrıca önerilir.Böylece koruma ve ceza uygulamaları dahil kurumsal yapıdaki uygulamalar ve çalışanların konum ve görevleri de somut bilgilere ulaşılması da sağlanabilecektir. 

 

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org