|
|
|
 |
GÖÇ ve
KADIN
Aziz ŞEKER/Sitemiz yazarı
shu_aziz@hotmail.com
|
Zaman sarınmış parkesine akıp gider derin bir
nehir gibi. Ninniler kötüleşir düşer gecelere, ne geçmiş özlenen bir
geçmiştir ne de gelecek bir umut dağındadır artık. Zaman gelip durmuştur
birinin daha avlusunda. Kapı çalınır. Giden gider. Adı ölüm olur. Kalanaysa
anılar düşer. O dayatılan yaşamsa anıları da siler.
Göç! Bir iklimden bir başka iklime; bir ezgiden bir başka ezgiye… Ömrümüz
göç, sevgimiz, ayrılığımız, yalnızlığımız. Göç ile anlamlandırmışız
hayatımızı bilenimiz mi yok? Ya da sessizlik daha mı az yaralayıcı? Bilinmez
değil ama ömür dedikleri şey göç duygusu üzerine kurulu ve yaşamdan ödünç
alınan heyecanlar üzerine. Bir de sızılar…
Bir göç mevsimindeyiz. Önümüz hep aşk hep ayrılık, ömrümüzse süzülüp
gittiğimiz ağıtsal bir yalnızlık. Mağara duvarlarına bir sanatçı gibi
gereksinimlerini resmetmeye başladığından beri yalnız ve sanatçı değil miydi
ki insan? Elbette insan sanatçıdır. Korkularıyla dalga geçmeye başladığından
beri sanatçıdır insan…
Ölümle sınanıyor insanlık. Bir edebiyat, çıkınını alıp ölümün elinden
kurtuluyor. Kalıcı olan yazılan; sanat oluyordu yüzyılların süzgecinden
geçip insanlığa ışık olan. Işık tutan.
Ya kadınlar? Namus dedik mi aklı ilk işgal eden varlıklar. Diz kırdırmak
için şiirler şakıdığımız, ezgiler söylediğimiz. Ne onlarsız hayatın bir tadı
var, ne de onlarsız yaşam döngüsünün bir baharı. Bakın kadınlar dünya
nüfusunun yarısını hemen hemen oluşturuyor. Çocuklar dünyaya getiriyor.
Yarını onlar inşa ediyor. Gelecek onlarsız imkânsız. Dünya çalışma
temposunun yüzde yetmişine yakınını doldurmalarına rağmen dünya gelirlerinin
yüzde onuna ancak sahipler. En acısı da şu rezil çağda bile mülkiyetin yüzde
birine sahip olmaları. Göç yollarında kanadı kırık kuşlar gibi dayanılmaz
acılarla yüzleşen kadınlarımız. Bir de şu var ki yeryüzünde yoksulluk sınırı
altındaki bir buçuk milyar kişinin yüzde yetmişini de kadınlar
oluşturmaktadır. Görülüyor ki, yoksullaşmakta kadınlar!
Sanatı var eden ne? Biri kadın diğeri ise göç! Savaşlarla gelen göçler…
Göçün sırrına varamayan düşer gider göç edenin kanadından.
Yerelden evrensele; şiirin, öykünün, resmin, denemenin, romanın, sinemanın
özde yaşamsal süreçlerin yolu üzerinde göç hanı kuruludur. Göç sıcak bir
umuda vicdan kılınmış yaşam kesitlerinin nedeni. Bir de umudun nedeni, ki
umut için ne değin çok neden var oysa. İnsanlar birçok baskıdan dolayı
yurtlarından göç edebilmektedirler. Geride anılarını, yaşam kaynaklarını
bırakarak…
Adaletsiz bir dünyada yaşıyoruz. Dünya yoksullaşıyor. Zavallılaşıyor.
Sağırlaşıyor. Sevgileri cüzzamlı insanlar dünyayı yok ediyor. Dünya halkları
birbirinin kuyusunu kazıyor. Yok ediyor, gelecek kuşakları düşünmeden
geleceği talan ediyor. Gelir dağılımı adaletsizliği bir yana her yerde
savaş, her yerde kan var. Kan tadında bir uygarlıkla yüz yüze insanlık.
İnsanoğlu başdöndüren teknolojik gelişmelerin hemen yanıbaşında derin bir
umutsuzluk, huzursuzluk ikliminde yabancılaşmayı yaşıyor. Bencilleşiyor.
Hedonist bir varlık olarak kişilik buluyor. İşte insanoğlunun bu umarsızlığı
nedeniyle dünya göç ediyor. Dünya bozuluyor. Bu nedenle suç insan da! Öyle
ki insan da sıcak bir yürekten soğumuş nasır bağlamış bir yüreğe göç ediyor.
İnanıyoruz ki dünya birgün güzelleşecektir. Dünyanın yüzü gülecektir. Bunu
da insan başaracaktır!
Toplumcu vicdan üzerine kurulu bir dünya özlemi yaşamsal kılınmalı. Yoksa
insanlığın sonu barbarlık!
Biz güneşin doğduğu yerde, biz insan kokan yüreklerin yanında kalemimizi
insanoğlunun dinmeyen ve göç edip duran acısına kaldırıp, edebiyatı “ölümün”
elinden çalmaya çabalıyoruz. İşte bunu yaparken uygarlık tarihinde yer
edinmiş kültürlerin zengin bahçesinden yani Anadolu’dan da yola çıkıyoruz.
Taze bir ekmek gibi kokan dizelerimizle, fil dişi kulelerden sarkıp duran
şiir hırsızı yüreklere sesleniyoruz. İnsansızlaşan yüreklere öykülerimizle
dokunuyoruz Anadolu’nun esmer ve yoksul bozkırından…
Biz yanlış çağlara ilerlemiyoruz. Yaşam bizi doğrulayacaktır; düşlerimizi
de!
İnsancıl bir duraktan emek harcayarak dünyayı dönüştürmek isteyen Afrikalı
dostlarımızın, Venezüellalı kardeşlerimizin ve diğer halkların çocuklarıyla
aynı ezgileri üleşiyoruz…
Ezgilerimiz göç yollarında korkusuzca dünyayı dolaşıyor.
(Bu yazı
http://www.toplumvesiyaset.com/ yayınlanmaktadır)
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|