|
|
Selvin Bebek doğdu. Sevince gark
etti hepimizi.
Onu ilk gördüğümde kocaman bir yatağın üstüne koyup, seyretmiştik uzaktan.
Duyumsamaya çalışmıştık kendine –bebeklere- özgü kokusunu uzaktan
Annesini cuk cuk emerken izlemiştik büyük keyifle uzaktan.
Selvin Bebek dünyaya gelince her şey çok güzelleşmişti –sanki- birden.
Anne-babası, büyük anne-babaları, hala-teyzeleri, dayı-amcaları, büyük
teyze-halaları, her yaştaki kuzeni mutlu oldu onun varlığıyla.
Selvin dünyayı şereflendireli henüz on üç gün olmuştu ki; telefon çaldı.
“Bebeğinizin topuğundan bir kez daha kan alınması gerekiyor. Lütfen hemen
bugün İzmir Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Hastanesine başvurunuz.” diyordu
karşıdaki ses.
Hastaneden taburcu olacakları gün topuğundan kan alırken bebeğini ağlatan
hemşireye sinirle ”Niye topuktan kan alıyorsunuz?” diye sorduğunu hatırladı
Selvin’in annesi.
Hemşirenin “Yeni doğan ve en az 24 saat ağızdan beslenen bebeklerin
topuğundan özel bir filtre kağıdına her iki yüzden de izlenebilecek şekilde
1-2 damla kan alır, İzmir’e 9 Eylül Tıp Fakültesi Hastanesine(**),
laboratuvara göndeririz.” dediğini hatırladı.
Sonra her şey çok hızlı gelişti.
Bebeğimiz aynı gün hastaneye yattı ve teşhis kondu: Fenilketonüri.
Aile efradının -bu adı bile söylenmesi çok zor- hastalığa dair
bildikleri sınırlı olsa da, hayat insana bazı şeyleri zorla öğretiyor.
Anne Ejmel kendinin yıkılmasına izin vermeyip, çabucak toparlanınca,
çevresindekiler de öyle yaptı.
Anne bebeğine daha çok bağlanıp “ Selvin’im; senin için her şeye varım.
Yeter ki; sen iyi ol!” dedi.
“Hem şanslı hem şanssızız. Fenilketonüri beyni etkilemeğe başlamadan erken
teşhis edilerek tedaviye başlanması şansımız, hastalık şanssızlık
olsa da ” dedi aile efradı.
Hastalığın tek tedavisi fenilalaninden kısıtlı diyet. Hayatın ilk günlerinde
teşhis konulup kandaki fenilalanin düzeyini normal sınırlar içinde tutulmaya
–diyete- başlandığında ve tedavi ilk 8-10 yılı çok iyi uygulandığında zeka
geriliğinin önlenebileceğini öğrenmek onları rahatlattı.
Selvin Bebek ‘özel’ bir bebek olduğundan özel mama ve tıbbi ürünlerle
beslenecek olsa da onun normal bir gelişim göstereceğine inanıyorlar.
Tanısı erken konup, tedavisi erken başladığı ve her türlü durumda tedavisini
hastane işbirliğiyle çok iyi sürdürme kararlılıkları nedeniyle geç tanı
konmuş veya tedavisi iyi yapılmamış çocuklarda rastlanan sorunları
yaşamayacaklarına inanıyorlar.
Henüz 20 günlük Selvin’in zamanında normal ilköğretime başlayıp, orta ve
yüksek öğretim yaparak meslek sahibi olacağına inançları tam.
Bu anlamda kendilerine, sosyal destek alacakları ailelerine, hastane ekibine
olan güvenleri tam.
Morallerinin her geçen gün yükselmesinde Selvin’in vücudunun özel mamayı
kabullenmesi ve labaratuar bulgularının istenilen düzeyde olmasının payı
var..
Selvin bebek önümüzdeki günlerde taburcu olsa da haftada iki gün tetkik için
hastaneye gelecekler.
Ejmel Anne ” Memlekete döndüğümde ilk işim topuğundan kan alırken kızımı
ağlattığı için kızdığım hemşireye teşekkür etmek olacak ” diyor.
Meşekkatli uzun bir yolculuk başladı Selvin ve ailesi için.
Onlar bu yolculuğa sevgi dolu yürekleriyle çıktı.
Bu yolculuk esnasında bolca şans, sabır ve paraya ihtiyaçları olacak sadece.
*Şadiye Dönümcü. Sosyal Hizmet Uzmanı.
** ”Ulusal Fenilketonüri Taraması” için “Fenilketonürili Çocukları Tarama ve
Koruma Derneği” ve Sağlık Bakanlığı’nın organizasyonu ile ülkemizde her
doğan bebeğe ulaşmak ve tanı konan her olguya tedavi şansı vermek hedefine
ulaşılmağa çalışılıyor. Halen ülke genelinde doğan bebeklerin %50’si
hastalık açısından taranıyor. Sağlık kuruluşlarında alınan topuk kanları
Ankara Hacettepe, İstanbul, İzmir 9 Eylül, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp
Fakültesi labaratuarlarında test ediliyor. Taramanın parasal giderleri "Fenilketonürili
Çocukları Tarama ve Koruma Derneği"nce karşılanıyor.
*** Yazıyı yazarken
(http://www.meleklermekani.com/cocuk-sagligi-ve-egitimi/61286)
(http://www.bebekkokusu.com/news/templates/konular.aspx?articleid=543&zoneid=45)
‘den yararlandım.
|
Fenilketonüri
• Zihinsel özür yaratan otozomal
resesif yolla kalıtılan metabolik bir hastalık olan Fenilketonüri
ismini, idrarda normalde bulunmaması gereken ve sadece idrarla atılan
bir maddeden alıyor.
• Proteinli gıdalarda bulunan ‘fenilalanin’ amino asidini metabolize
edemediğinden kanda ve diğer vücut sıvılarında artan fenilalanin ve
onun artıkları hasta çocuğun gelişmekte olan beynini tahrip ederek,
ileri derecede zihinsel engelli olmasına neden oluyor.
• Anne-babanın taşıyıcı olup olmadığı önceden saptanamıyor.
• Anne ve babasında fenilalanin hidroksilaz enzimi yapımından sorumlu,
biri normal, biri bozuk iki geni alan çocuk hasta olarak doğuyor.
• Anne-babasından bir bozuk gen alan çocuk taşıyıcı oluyor.
• Taşıyıcı anne-babanın her çocuğun hasta olma olasılığı % 25.
• Ülkemizde her 20-25 kişiden biri taşıyıcı.
• İlk çocuk fenilketonüri hastası ise ikinci bebeğin hasta olup
olmadığı anne karnında belirlenebiliyor.
• Hastalık guthrie testi ile saptanıyor.
• Ülkemizde metabolik hastalıkların görülme sıklığı 1/4500 olup, dünya
ortalamasının üzerinde.
• Her yıl ülkemizde 350-400 Fenilketonüri hastası çocuk doğuyor.
• Akraba evlilikleri ülkemizde metabolik hasta -ve dolayısıyla
zihinsel özürlü birey- sayısının artmasında etken.
• Hayatının ilk dört ayında Fenilketonüri hastası bebek, sağlıklı
bebeklerden ayırt edilemiyor.
• Hastaların % 60’ı açık saç-göz-cilt rengi ile karakterize.
• Bebeğin idrarında, idrar ve terle ıslanmış çamaşırlarında küfümsü
bir koku dikkat çekiyor.
• Tedavi edilmeyen çocuklarda 5-6ıncı ay sonrası zeka gerilemesi
belirginleşiyor. Beyin normal gelişmediğinden başları küçük kalan bu
çocuklar oturma, yürüme ve konuşma becerilerini kazanamıyor.
|
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|