|
| Hızlı Erişim |
 |
|
|
|
|
|

Eşler Arası Şiddet

Kaynaklarda; erkeklerin eşlerini dövme davranışını açıklayan çeşitli
görüşler ileri sürülür. Bu görüşler ana hatlarıyla şöyle:
1- Eşini döven erkekler, çocukluklarında benzer olaylara
tanık oldukları için şiddete başvururlar.
2- Eşini döven erkekler, kişilik özellikleri ya da ruhsal
bozuklukları sebebiyle şiddet uygularlar.
3- Alt sosyo - ekonomik tabakalarda işsizlik, parasızlık
ve eğitimsizlik eş dövme sebebidir.
4- Alkol alma, sarhoşluk, aşırı kıskançlık eş dövme
sebebidir.
Bazı yazarlar; şiddete başvuran erkeklerin çoğunluğunun yetersiz
kişiliği gösteren, iletişim yeteneği olmayan, ruhsal gelişimini
tamamlamamış kişiler olduğunu ileri sürerler. Evlilikte şiddete
başvurmanın güçsüzlük, yetersizlik duygularını yenme ve özsaygıyı koruma
çabası olduğu belirtilir.
Evlilik ilişkileri dışında dostluk ilişkileri olmayan, içine kapanık,
toplumsal olarak izole edilmiş ailelerde şiddete başvurmanın daha sık
rastlanıldığı, bunun göçmenlerde önem kazandığı yayınlarda izlenir.
Süreğen, kaygı, depresyon ve psikosomatik belirtilerden, yorgunluk, yaygın
ağrılar, denetimi yitirme endişeleri, tekrar eden intihar girişimleri olan
evli kadınlarda aile içi örselenmenin düşünülmesinin yerinde olacağı
bildirilir.
Bulgular, kadının ve erkeğin eğitim düzeyi, sosyal statüsü, ekonomik
şartlarına bağlı olmaksınız, kadının ev içinde şiddete uğradığı görüşünü
destekler niteliktedir. Kentleşmeyle kadının yükü artmış; anne, eş ve iş
kadını olarak hayattaki rolünü almıştır. İyi bir anne olmak zorundadır.
Çocuklarına bakmaya, onların eğitimi ve sağlığıyla ilgilenmeye kendini
mecbur hisseder. Mükemmel bir eş olmaya alışacaktır. Evde işi bir hayli
yüklüdür, fazladır. Evdeki işleri yoluna girince işine, çalışma mekanına
gidecektir. Orada çalışırken, akıl bir yandan da evde, eşinde ve
çocuklarında olur. Bu onda sıkışma hissi, kaygı, anksiyete oluşturacaktır
ve bir anlamda tükenmişlik içine girer. Bunun sonucu olarak kendisi de
şiddete başvuracaktır ve suç işleyecek ve suçlu muamelesi görür.
Yüzyıl önce kadınların daha pasif oldukları yerlerde şiddete daha seyrek
iştirak ettikleri tartışılmış. Cinsiyetle şiddet ilişkisi ele alındığında
bütün toplumlarda kadınların şiddete başvurma oranlarının erkeklerden
düşük olduğu görülür. Ancak kadının şiddete başvurma oranı ülkeden ülkeye,
sosyo - kültürel yapıdaki farklılıklara bağlı olarak değişir. Bu konuda
belirleyici olan, kadınların sosyo - kültürel yapı içindeki konumlarının,
işledikleri suç oranlarıyla türlerini ne ölçüde etkilediğidir.
Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu
İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
İç Hastalıkları Uzmanı (Psikiyatri)


|
|