Hikâyede bahsi geçen hayvanlar ve olaylar tamamen
gerçektir.
Ahırda normal bir gün yaşanıyordu. Hayvanlar huzur içindeydi. Ahırın
sakinleri mutluluk ve görev bilinci içerisinde bu örnek çiftliğin ortak
üretimine katılıyorlardı.
Hayvanlar arasında dayanışma ve işbirliği vardı. Hiçbir hayvan diğerinin
hakkında tecavüz etmiyordu. İmece usulü ile –biz insanların ekip çalışması
dediği yöntemle-ahırın işleri hayvanlar arasında paylaşılıyordu.
Ahırda her ne kadar bir yöneticiye gereksinim
yoksa da hayvanlar kendi aralarında temsili olarak atı müdür olarak seçmişlerdi.
At, kendisine bu görevi uygun gören hayvan dostlarını mahcup etmeden canla başla
çalışıyordu. Mütevazı bir müdür olan atın makamını hiçbir zaman kendi çıkarları
doğrultusunda kullandığı görülmemiştir.
Ahırda iş ve yem paylaşımı at sayesinde adaletli bir şekilde yapılmaktaydı.
Günlerden bir gün hayvanlar kendi aralarında sohbet ederken ahırın kapısı
açılmış ve kapının ağzında çiftçi ve yanında yeni bir hayvan belirmişti. Loş
aydınlıkta çiftçinin yanında duran hayvanın kim olduğu seçilemiyordu.
Çiftçi, yularından çektiği sarı tüylü, yaşlı ve uyuz görünümlü eşeği ahırın
ortasına doğru sürüdü. Kendi hallerindeymiş gibi önlerindeki yemliklerden yem
yiyen hayvanları süzerek eşeğe bir yer bulmaya çalıştı.
Ahırın bu yeni misafiri uyuz eşeği, atın bulunduğu yere doğru sürükleyen çiftçi
hiçbir hayvanın aklına gelmeyecek şeyi yaptı. Atı, bulunduğu yemlikten çözerek
biraz öteye, atın yerine de eşeği bağladı. Sonra da arkasına bakmadan ahırdan
çıktı.
Çiftçinin ahırdan çıkmasıyla birlikte ahırda homurtular, hararetli konuşmalar ve
sesler yükselmeye başladı. Bu duruma şaşıran diğer hayvanlar atın göstereceği
tepkiyi merak ediyorlardı. Kendi aralarında kulis yapan hayvanlar bir türlü
eşeğin bu makama getirilmesine bir anlam veremiyorlardı. Atın yerine eşeğin
bağlanması hayvanlar geleneğine göre müdürlük makamının el değiştirmesi demek
oluyordu.
Uysal kişiliği ile tanınan at bu duruma ses çıkarmadı ancak kendi yerine uyuz
bir eşeğin bağlanmasına çok içerledi. Çiftçinin vefasızlığı karşısında at
eskiden beri tanıdığı eşeği düşünüyordu. Bu uyuz eşek, akşama kadar saman yer,
küllerde ağınır ve yan gelip yatardı. Gençliğinde çalışkanlığını dilinden
düşürmeyen eşek aslında işten kaytaran tembel ve kaypak bir hayvandı. Kendisinin
taşıması gereken yükleri bile en yakın arkadaşı atın sırtına yüklemişti.
Ahırda çıt çıkmıyordu. İnanılmaz bir durumdu. Çiftçi çıldırmış olmalıydı. Bu
ahıra müdür olması gereken en son hayvan bu eşekti.
Havyaların bakışları ve tepkilerine aldırmayan eşek kafasını kaldırdı ve uzun
uzun anırdı. Bu makama getirilmesinde payı olan, aslında hiç sevmediği sahibini
övdü, ona yaltaklandı.
Eşek, öncelikle kendisine bir müdür yardımcısı seçeceğini söyledi. Müdür
yardımcısı olarak seçtiği hayvan ise yumurtadan çoktan kesilmiş kısır kart tavuk
oldu. Tavuk, muhalefet etmeyecek kadar yalaka, aptalca kararları onaylayacak
kadar saf bir hayvandı. Kaz kafalı kazı da kendisine özel kalem müdürü olarak
atadı. Kendi güvenliğini sağlamak üzere köpekle pazarlık yapmış ve köpeğe daha
fazla yal verilmesi karşılığında kendisini korumasını sağlamıştı. Eşek, yeni
yönetim kadrosu ile eşekçe yönetimine başlamıştı.
Ahırda yerleşim planı değişmeye başladı. Kendisine zararı dokunabilecek atın
çifteleri ve öküzün boynuz darbelerinden korunmak için onları ahırın en uzak
yemliklerine sürdü. Kazları, tavukları, ördekleri, koyunları ayağının altında
ezebileceği ve her dediğini kabul edecek küçükbaş hayvanları çevresine topladı.
Eşek, göreve geldiği ilk günden itibaren atın çıkardığı bütün hayvan kanunları
ve genelgeleri kendine göre düzenledi. Çıkardığı talimatlara göre bundan sonra
ahırda eşeğin anırması dışında bir ses duyulmayacaktı. Eşek anırtısı ahırda tek
ses olacaktı. Eşeğin talimatlarına karşı gelenler ahırdan sürülecek ve ahır
dışında yapılan tentelerin altında yaşayacaklardı.
Eşek, eski hasmı atın kendisini tepeleme ihtimaline karşı onu sindirme yolları
buldu. Ahırın bütün ağır ve yük işleri at tarafından yapılacak. Böylece akşama
kadar çalışan ve yorulan atın kendisine karşı herhangi bir tehlikesi
kalmayacaktı.
Eşeğin müdürlüğünden sonra akşama kadar canı çıkan at akşam olduğunda kendisine
verilen azıcık arpasız samanı yiyor ve ahırın köşesine seriliyordu. Az samanla
çok çalışan at kısa zamanda zayıflamaya ve kemikleri sayılmaya başladı. Artık
eski gücü kalmadığından yeteri kadar çalışamıyor bu nedenle de sahibinden daha
çok kırbaç yiyordu.
Eşeğin gazabına uğrayan bir diğer hayvan öküz oldu. Öküzde durup dinlenmeden
tarlada çit sürmekteydi. Günden güne gücü tükenen ve çiti yeterince süremeyen
öküz de yine çiftçi tarafından sürekli yürüyüşünü hızlandırmak için üvendirenin
ucuna çakılmış sivri demir çivi ile nodullanmaktan bitap düşmekte sağrıları
delinmekteydi.
Eşek, bütün gün arpa ve saman yerken ahırda bulunan hayvanları canından
bezdirmek için yeni kararlar düşünüyordu. Eşeğe karşı gelen hayvanlar çoban
köpeğini karşılarında buluyorlardı.
Kendisine korku verecek ve muhalefet edecek hayvan kalmadığından ahırın yönetimi
krallığa dönmüş ve eşeğin pervasız krallığı önünde kimse duramaz olmuştu.
Eşeğin son çıkardığı genelge onun sonu oldu. Yönetimin gücünün sonsuz ve
sınırsız olduğunu sanan eşek, hayvansal meslekleri birbirine kattı. Tavukların
süt vermelerini, ineklerin yumurtlamalarını, atların adının deve olarak
değiştirilmesini, ördeklere kedi denmesini, yabani hayvanlardan olan tilki ve
çakalın ahırın kadrosuna alınmasını ister duruma geldi. Eşeğin göreve
gelmesinden sonra çiftliğin et, süt, yumurta ve hizmet üretimi sıfıra düştü.
Eşeğin tüyleri çalışmamaktan ve iyi beslenmekten gün geçtikçe sararmaya
başlamış, kuyruğu ve kulakları dikleşmişti. Ahırdaki diğer hayvanlar
zayıflamaya, güçten düşmeye başlamışken eşek semiriyordu.
Ahırın altını üstüne getiren, hayvanlar arasındaki iş barışı ve huzuru yok eden,
görev ve iş dağılımında akla hayale gelmedik eşeklikler yapan eşek işlerin
yolunda gitmediğini çiftçinin sinirle ahıra girmesinden anlamıştı.
Eşeğin yularını eline alan çiftçi onu bulunduğu yemlikten çekip dışarı çıkardı.
Başına gelecekleri anlayan eşeğin ayak diremeleri işe yaramadı.
Bir zamanlar atın yerine bağlayıp müdürlük verilen eşek kasabanın mezbahasına
götürülerek boynu vuruldu. Eşek cennetini boylayan eşeğe altın semer vurulsa
bile eşekliğin baki kaldığı bir kere daha anlaşılmış oldu.
©Sitemize
ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak
göstermek ve izin almak etik kuraldır.