Engellilik,tanım aşamasından başlayarak sorunlar içeren bir konudur. Bu
tanım sorunları yanında,terimlerin Türkçe çevirilerine ilişkin sorunlar
bulunmaktadır.
Bu tanımları ele aldığımızda
Özürlülük terimi bozukluğa bağlı olarak kişinin normal kabul edilen
işlev ve davranışlarındaki geçici ya da kalıcı kayıp olarak belirtilir.
Kişi için normal kabul edilen
sosyal rolü engelleyen olumsuz durumların varlığını dile getirmek içinde
engellik terimi kullanılmaktadır. Yani engellik terimi,bireyin toplum
yaşamında öteki bireylerle eşit olarak yer alma olanağının kaybolduğunu ya
da kısıtlandığını vurgulamaktadır. Özürlülük teriminin kullanmasında temel
amacın,bireyin içinde bulunduğu durumu dile getirmektir.
Sakat sözcüğü ile engellilik –özürlülük terim çifti arasında seçim dilsel
açıdan doğru olanla toplum psikolojisi ve bireysel psikoloji açısından seçim
yapmak gerekir.
Son zamanlarda engellilik terimi
özürlülük ve sakat teriminde kapsayarak kullanılmaktadır. Bu terimi bu şekilde
kullanmak oldukça yanlış olup,farklı terimlere aynı anlamları yüklemektedir. Her
üç terimde farklı anlamları ve vurguları vardır.
Bu durumu örneklersek bir
kişinin sağ kolunun olmaması o kişinin kolundan dolayı sakat olduğu anlamına
gelir,sağ kolunu kullanamaması o kişinin özrüdür. Bu özründen dolayı kalem
tutarak yazı yazamaması,yazı yazmada engellemiştir. Yazı yazamaması onu bu
işlevinde engelli yapmıştır. Görüldüğü gibi her üç terimin yüklediği anlamlar
farklıdır. Beraberinde tanımları da farklıdır. Bizlerin bu üç terimi kullanmada
engelli terimini seçmemizin temel nedeni toplumsal bakış açımızdır. Sakat
teriminden oldukça uzak durmaktayız,çünkü bu terim ile kırıcı olacağımız
düşünürüz.
Engelliliğe toplumsal bakışımızda
“empati”nin önemini vurgulayan pek çok bilimsel çalışma olmasına
karşın,önemli anlam sorunları bulunmaktadır.
Öncelikle “empati”nin tanımına bakacak olursak,karşımızdakinin yaşamına ve
sorunlarına ilişkin yaşantılarını anlamak ve kavramak için kendimizi onun yerine
koymak,bir süre bu durumda kalıp gereken bilgi ve kavrayışa ulaştıktan sonra
kendi konumuza geri dönerek elde ettiğimiz verileri kullanarak davranmak empati
yapmaktır. Engellilik yaşantısı bu anlamda oldukça özellikli bir yaşantıdır ve
toplumsal süreçlerle sıkı sıkıya ilintilidir.
Engellilik de toplumsal alanda
etiketlenmeyle karşı karşıya olan gruplardan biridir. Etiketlenmeyle ilgili pek
çok sosyal psikolojik olumsuzluk söylenebilinir. Burada engelli bireyin
algılanması ve değerlendirilmesinde empatiyi gerçekleştirememe durumunda; acıma
duygusu ve daha sonra ise uzaklaşma söz konusudur. Temel açıma duygusu olmamalı,
engelli bireyi olduğu gibi kabul etme olmalıdır.
Engellilik yaşantısı bireyin
özel yaşamında ve toplum yaşamında farklılık yaratarak belirleyici olur.
Engellilere yönelik destekleyici uygulamalar ve pozitif ayrımcılık bu yaşantının
zorluklarını bir ölçüde giderirken,bir başka açıdan bu farklılığın ve
dezavantajın oluşturduğu sorunları gidermesinde yardımcı olur.
Engellilerin
gereksinimlerine yönelik uygulamaların hedefi ,onların toplum içerisindeki
yaşamlarında fırsat eşitliğini yaratmak ve sürdürmek olmalıdır. Fırsat eşitliği
yönünde etkin adımlar atılıp ilerleme sağlandıkça,pozitif ayrımcılığa gerek
kalmayacak ve giderek engellilik üzerindeki bu etiketlendirme ortadan
kalkacaktır.
Engelliliğe Toplumsal
bakışımızda;
-Engellinin tam bir insan oluşunu kabul etmeliyiz.
-Vatandaşlık haklarını gözetmeliyiz.
-Farklılıklarına saygı göstermeliyiz.
-Yaşamına saygı göstermeliyiz.
-Bireysel onuruna saygı duymalıyız.
-Temsil edilmesini sağlamalıyız.
-Engellinin hakları ile mücadelesinde dayanışma içinde olmalıyız.
-Fırsat eşitliği sağlamalıyız.
Sonuç olarak,engellilik
kavramı etiketlenmelerle,önyargılarla
ayrımcılıklarla,aşağılanmalarla toplumsal dışlanmaları en
aza indirgemeli ve fırsat eşitliği yaratılmalı,engellilerle dayanışma duygusu
geliştirmeliyiz. Toplum olarak bunu başardığımızda engelli yurttaşlarımızın
sorunlarını çözmede ve onları anlamada başarılı oluruz .
©Sitemize
ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak
göstermek ve izin almak etik kuraldır.