|
|
Hepimiz dünya okulunun ayrı ayrı
sınıflarında soruları farklı imtihan dünyasındayız... Dersimizin konusu
hayat, sınav sorularımız ise hayatın içinden.
Soruların kimi zor, kimi kolay ama kimimiz para, kimimiz sağlığımızla
sınanıyoruz bu dünyada...
Bende sağlığından sorunlu bir öğrenciyim bu sınıfta… Bana biçilen en zor
sınavı başarıyla geçtim. Engelime takılmayıp hayata bağlanmayı seçtim. Sıkı
sıkı tuttum hayatın ellerinden. Bırakmaya da hiç niyetim yok…
İnanın içinde bulunduğum zorlu sınav hiç yıldırmadı beni. Etrafımdaki
arkadaşlarımdan, dostlarımdan, akrabalarımdan, tanıdıklarımdan aldığım
desteği yine etrafıma pozitif enerji olarak yansıttım.
Dünyamda yaşama kaynağım, mutluluğum, huzurum ailem oldu hep. Hayata gülen
gözlerle bakmayı sağlayan herkese minnettarım şimdi...
Kendi yaşımdaki gençlere özendiğim anlarda oldu kimi zaman “ keşke bende
sağlam olsaydım” dedim iç dünyamda dışıma yansıtmadan.
Bizler onlar gibi baharı elimizde dondurma, parklarda yürüyerek, Kuğlu’da
ferzineye çıkarak, Tınastepe Mağrasında gezinti yaparak, Mamanda da balık
tutarak, arkadaşlarımızla top oynayıp ip atlayarak geçiremiyoruz belki ama
engelimizin şekli ne olursa olsun, baharın içinden kendimize özgü bir bahar
bulup, o baharı yaşamak en doğru seçenek sanırım. Baharın içinde kışı
yaşamaya da asla niyetim yok…
Bizler diğer insanlardan sadece engellimizle farklıyız. Aynı güneş altında
ayrı baharlar içinde sürdürüyoruz hayatı ama kendimizi asla eksik görmeyelim
eli, kolu sağlam olanlardan. Mesela benimkiler genç kalmayı tercih edip
biraz tembel kalmışlar o kadar…
Tembel yanlarımı “sizi tembeller sizi” deyip seviyorum mıncıklayarak.
Üstelik o tembellerin faydası bile var. Akülü aracımla gideceğim yere sağlam
gençleri ardımda bırakıp onlardan önce ulaşıyorum. Apartman dairelerine
herkes iki ayakla çıkarken merdivenleri ben dört ayakla çıkıyorum. İki
tembel bende, ikide Allah’ım güç versin babamda, annemde…
Gördünüz mü bak fazlalığımız bile var sağlamlardan…
Engelli hayat oh ne rahat demek geliyor içimden…
Bu kadar güzelliğin ve fazlalığın içinde neden negatif olmayı tercih edelim
ki... Olumsuzlukları tebessümlerimizle geri itelim. Dünyalık arzularımızı
sitemsiz hayallerimizde yaşayıp, tekerlekli sandalyemizle iyi geçinelim.
Allah’ımıza şükrü ağzımızdan hiç düşürmeyelim…
Bizden üstün olanı değil, bizden düşkün olanı düşünelim engelli kardeşlerim…
Ayrıca İlçemizde engellilerin sözü kulağı olan Ümit Çocukları Derneği’nin
sevgili Başkanı Münevver Yalçınlakaya ablama ve diğer yöneticilerine engelli
kardeşlerimize verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ediyor ve onları
gönülden kutluyorum.
KÜÇÜK BİR İSTEK: Sevgili Kaymakamım Kemal İnan ve Belediye Başkanım Sayın
Abdulkadir Çat; bizler tekerlekli sandalyelerimizle hiçbir mağazaya,
pastane, resmi daire ve alışveriş merkezine(v.s.) giremiyoruz. Ya rampalar
çok eğimli ya da engeller var. Lütfen bizde girelim bu yerlere…
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|