|
|
|
|
Bir milletin geleceği hakkında kehanette bulunmak isteyenler, o
milletin yetişmekte olan nesline baksalar verecekleri karar yüzde
yüz isabet eder...
Sizlerden daha başarılı ve kusursuz anne ve baba olduğumuzu iddia
etmeyeceğim. Mutlaka sizler dünyanın en iyi anne babalarısınız.
Sadece ve sadece bilgi ve birikimlerimi paylaşacağım
sizlerle.Kafamızda oluşmuş tabuları yıkacağız belki birlikte.
Hatırlar mısınız 7 kiremit oyununu? Amacımız kafalarımızdaki
kiremitleri yıkarak yer değiştirmelerini sağlamak, ayrıca sizlerden
anne ve babalığı öğrenmektir.
Anne-babaların çocuklarını eğitirken ilk bilmeleri gereken husus;
Çocuklarının içinde bulunduğu gelişim dönemleri ve bu dönemlerin
özellikleridir. Yani işe çocuğunuzu tanımaya çalışmaktan başlayınız.
Çocuklarınız birebir sizin modeliniz değildir. Kardeşlerinden ve
arkadaşlarından farklı bağımsız kendine özgü fizik duygu ve kişilik
özellikleri olan bir bireydir. Sizin çocuğunuz kendine özgüdür. Daha
doğrusu hepimizin çocuğu kendine özgüdür.Eğer çocuğunuzun kişilik,
fizik, duygusal ve zekâ özellikleri hakkında bilgi sahibi olursanız;
çocuğunuzdan bir şey isterken onun yaşı özellikleri ve yeteneklerine
uygun isteklerde bulunursunuz.
Aksi takdirde çocuğunuzu kendi ellerinizle umutsuzluğa ve hayal
kırıklığına itmiş olursunuz. Önemli olan sizin tutkularınız
özlemleriniz hayalleriniz değildir. Önemli olan çocuğunuzun
yetenekleri ve ilgileridir. Çocukları sizin hayallerinizin kalıbına
sokmayınız. Ben doktor olamadım sen olacaksın… vb sözlerle
çocuğunuzu yönlendirmeye çalışmak size yarar sağlamayacaktır.
Evladınızı bağımsız bir birey olarak kabul eder ona sevgi ve
anlayışla yaklaşırsanız onunla iyi ilişkiler kurabilirsiniz.
İlişkiniz sevgi temeline dayanmalıdır. Her zaman söylendiği gibi biz
baba oğul değiliz arkadaşız anlamını kastetmediğimizi belirtmek
gerekir. Çünkü baba babadır, oğul ise oğuldur. Herkesin ailedeki
rolü farklıdır. Siz çocuğunuzla arkadaş olmayın sadece ve sadece iyi
bir baba iyi bir anne olun yeterli. Çocuğunuz zamanı gelince birçok
arkadaş edinebilir ama baba edinemez. Ya da anne edinemez. Anne-baba
olarak iyi ilişkiler kurmalısınız. Çocuğunuz sizleri güvendiği bir
arkadaşı gibi değil, güvendiği ve inandığı bir anne baba olarak
görmeli ve hissetmelidir.
Çocuklarınızı olumlu yönde geliştirmenin en iyi yollarından biri de
onların doğru yaptıkları şeyleri fark etmeniz ve olumlu şeyler
konuşmanız. Çünkü görmezlikten geldiğiniz ve övgü ile takdirle
karşılamadığınız olumlu davranışlar zamanla sönecektir.”Seni ders
çalışırken görmek beni oldukça memnun etti. Sen sorumluluklarını
bilen bir çocuksun…”vb. takdir edici kelimeler kullarının cimri
olmayın. Çünkü takdir kelimeleri para ile satılmaz.
Sizler çocuklarınıza her zaman anne ve babası yanında imiş gibi
kendilerini güven içinde anne babası hiç yanında değilmiş gibi özgür
hissetmeleri sağlamalısınız. İdeal anne babayı anlatmak zor olsa
gerek. İdeal anne baba olamaz isek bile başarılı anne ve baba olmaya
çalışınız.
Çocuğu eğitmek oldukça zor ve karmaşık bir iş değildir. Siz sadece
doğru zamanda doğru tepkiler verin yeterlidir. Eğitim doğruları
söylemek değildir. Doğruları yapmaktır. Bu nedenle;
NASİHAT ETMEYİN ÖRNEK OLUN! Bitlis tütünü dolu tabakasından sigara
sararken torununa sakın sigara içme diye nasihat eden bir dede
düşünün…
Ya da;
Annenin “Oğluna oğlum sakın yalan söyleme yalan çok çirkin bir
şeydir” nasihatinde bulunduktan hemen sonra ev telefonunun çalmasını
hayal edin. Çocuk annesine-”Anne Ayşe Teyzem bize gelmek istiyor”
diye seslendiğini duyun. Annenin ise-”Oğlum annem evde yok markete
gitti desene diye kulağına fısıldadığını duyar gibi olun”
Değerlendirin!
Yine aile içerisinde çocuğunuza eğitim verirken;
İlk amacınız; Çoğunuza hayatı öğretmek yada çocukluk hatıralarınızı
anlatmak değildir. Çünkü sizin çocukluğunuz ile onun çocukluğunun
yaşandığı devir arasında dağlar kadar fark vardır. Benim çocukken
çantam bile yoktu… Ben yırtık ayakkabı ile okula giderdim… vb
anlamsız hatıralara tekrarlayarak çocuğunuzu eğitemezsiniz.
Sizin aile içinde çocuğunuza vereceğiniz eğitimin en önemli amacı;
Çocuğunuzun sorumluluk düzeyini geliştirmek ve onun yaşının ve
kişilik özelliklerinin çerçevesinde olgunlaşmasını sağlamaktır.
Okuma yazma matematik vs. okullarda öğretilir. Siz sadece çocuğunuzu
tanıyın onu dinleyin, anlamaya çalışın ve sorumluluğunu geliştirin.
Çocuğunuzu eğitirken; Çocuğunuza aferin demekte cömert olun. Babam
beni bir gün bile kucağına almadı. Bana aferin bile demedi… vs.
laflar etmenize gerek yok.
Siz sizin babanıza benzemek zorunda değilsiniz.
Siz babanız değilsiniz, siz çocuğunuzun babasınız.
Farkınızı gösterin.
Anne baba olarak çocuğunuza sizin işlerinizde size yardım etme
fırsatı verin. Paylaşmayı ve sizinle eşgüdüm içerisinde olmayı
öğrensin. Çocuğunuz hem de işe yaradığını görsün. Babasına araba
yıkarken yardım eden çocuk gördünüz mü?-Annesine nasıl heyecanla
anlatır yaptığını.
-”Anne ben babama araba yıkarken yardım ettim. Arabayı fırça ile ben
sabunladım” diye gururla anlatır. Bu çocuğunuzu size yakınlaştırır.
Çünkü birlikte zaman geçirdiniz. Bir anı paylaştınız.
Sağlıklı bir cinsel kimlik ya da kişilik gelişimi için kızların
anneleri ile erkek çocukların babaları ile özdeşim kurması yeğlenir.
Yoksa amaç çocukların sizin işlerinizi yapması değildir. Ayrıca
çocuğunuz sizinle paylaşım içine girebilir ve sizi model alabilirse
kötü ve istenmeyen insanlarla bir şeyler paylaşması ve onları model
almasının önüne geçebilirsiniz. Yanlış yollara sapan yanlış
kişilerle ilişki içine giren kişilerin geçmişine bakıldığında aile
içinde model alabileceği doğru insanı bulamadığı anlaşılmıştır.
Anne baba olarak daima çocuğunuzun doğrularını yakalayın
yanlışlarını değil.
Böylece onu övmekten ve güzel sözler söylemekten geri durmayın. Bu
olumlu ve doğru davranışlarının sıklığını artıracaktır. Aman ha
çocuğumu şımartırım diye olumlu tepkiler vermeyen çocuğunu övmeyen
takdir etmeyen anne babalar çocuklarının güvenini zedelediklerinin
farkında değildirler.
Oysaki güveninin geri kazandırılması meşakkatli ve zor bir iştir
Çocuğunuza ne derseniz öyle olma ihtimalini artırırsınız. Çocuğunuza
“tembel, inatçı, asi vb. sıfatlarla hitap ederseniz farkında olmadan
bu özelliklerin çocuğunuzda gelişmesini sağlarsınız. Çünkü bu
sıfatlar zamanla çocuğunuzun kabul alanına girer.”Kırk gün deli
derseniz insanı deli edersiniz” menkıbesini hatırlayın.
Çocuğunuza ne derseniz öyle olma ihtimalini artırırsınız. Çocuğunuza
“tembel, inatçı, asi vb. sıfatlarla hitap ederseniz farkında olmadan
bu özelliklerin çocuğunuzda gelişmesini sağlarsınız. Çünkü bu
sıfatlar zamanla çocuğunuzun kabul alanına girer.”Kırk gün deli
derseniz insanı deli edersiniz” menkıbesini hatırlayın.
Bizim kalorifercinin kızı bile tıp fakültesine girmiş” Hem aşağılama
hem kıyaslama içerir.
“Annesi! Küçük kızın büyük kızından daha güzelmiş”Hem aşağılama hem
kıyaslama.
“Abisi küçükten başarılı notlarından belli”Hem aşağılama hem
kıyaslama.
Kıyaslamada bir taraf yüceltilirken diğer taraf aşağılanır. Bundan
kaçış yoktur.
Kıyaslama yerinensen böyle yapmıyorsun “demeden. Başarılı olmuş yâda
topluma örnek olmuş kişilerin hayat hikâyelerini okutunuz, yaşam
filmlerini izletiniz. Kendi yaşamınızdan örnekler veriniz. Çocuğunuz
bir problemle karşılaşmış ise sizde gençliğinizde veya
çocukluğunuzda benzer problem yaşadığınızı ve nasıl aştığınızı
anlatın. Örnek olay metodu her zaman işe yarar.
Çocuğunuzun dış görünüşü ile ve özellikleri ile şaka bile olsa alay
etmeyin.”Şişko, cılız, iskelet, sumo güreşçisi vs” bu sözler sadece
çocuğunuzun hayat boyu güvensiz ve yetersizlik hissi taşımasından
başka bir işe yaramayacaktır. Çocuğunuzu olduğu gibi kabullenin.
Düzeltebileceğiniz olumsuz özelliklerini farkına vardırarak birlikte
düzeltme yoluna gidin. Ortak karar almaya çalışın. Unutmayın karara
katılmak katlanmaktan daha iyidir.
Boş bardağı hiçbir damla taşırmaz sonuçlar birikimlerin çocuğudur.”
sözünü unutmayın. Çünkü bir davranış diğer davranışı doğurur. Ne
kadar haklı olursanız olun çocuğunuza asla sert ve öfkeli
davranmayın.
Böyle yaparsanız çocuklarınızda sizin gibi davranmaya başlayacaktır.
Kendinizi daima aynada görmek istiyorsanız. Çocuğunuza daima kızgın
ve sert davranın. Çocuklar kızgın ve suratsız insanları sevmezler.
Ne kadar haklı olursanız olun evin içerisinde kızmaya hazır bir
insan olarak dolaşmayın. Sizin bu tavrınız gerginliğe sebep olacak
ve çocuğunuzun o anki yaşamını olumsuz hale getirecek onu diken
üzerinde bırakacaktır. Kızgınken ona hayat dersi vermeyin çünkü
inandırıcı olamazsınız. Kızgınlığınızı da fazla uzatmayın.
HER NE OLURSA OLSUN ÇOCUĞUNUZA KÜSMEYİN… Ona küfretmeyin ve beddua
etmeyin. Kavgacılık ve hırçınlık sevimsiz ve öğrenilmiş
özelliklerdir. Çocuğunuzla ilgili olarak kavgacı ve hırçın
şikayetleri alıyorsanız. Aile içi iletişiminizi gözden geçirin.
Mutlaka bir öğrenilmişlik yakalarsınız.
“Evinde sürekli şiddet sahnesi içeren film izleyen bir ailenin
çocuğunun okulda şiddet uygulaması ihtimali %90 oranındadır.
Çocuklarınıza kavgacılık ve hırçınlık aşılayan her türlü kişi ve
davranıştan kaçının.
Televizyon programlarını denetleyin. İnternetinize aile koruma
şifresi yükleyin.
Yeri geldiği için çarpıcı bir örnek vermek istiyorum.”1993 yılında
Ülkemizde 6 ulusal kanal mevcut. Bizdeki 6 ulusal kanalı gezen bir
çocuğun maruz kaldığı şiddet, cinsellik, öfke, kin, kan, barut vs.
saati sayısı 321 saat civarında. Amerika’da o dönemde 57 ulusal
kanal var. Bu kanalları gezen bir Amerikalı çocuğun maruz kaldığı
şiddet, cinsellik, öfke, kin, kan, barut vs.saati sayısı 46 saat
civarında. Yorumsuz…
Çocuğunuzun yaptığına yanlı demek yerine” Şu bölüm çok iyi, diğer
bölümler farklı olabilir miydi?” yaklaşımı sergileyin. Olumsuz
konuşarak motivasyonu artırma yöntemi 2 çağ geride kalmıştır.
Çoğunuzu motive etmek için olumlu tavır içinde olun. Mutlaka olumsuz
bir şey söylemeniz gerekse bile sözünüzü olumlu cümle ile bitirin.
Hiçbir eleştiriyi onun kişiliğini hedef alarak yapmayın. Davranışı
eleştirin ama acımasız olmayın. Adama vurmayın topa vurun. Tembel
demeyin, ödevini neden yapmadın? Mutlaka haklı bir sebebin vardır
öğrenebilirmiyim? Tavrına girin. Sorumsuz demek yerine odanı neden
toplamadın, bir sorunun varsa paylaşabiliriz deyin.
Okul başarısı arzu ettiğiniz düzeyde değilse panik yapmayın. Okul
başarısı hayat başarısı konusunda orta düzeyde fikir verir. Tarih
bunun örnekleri ile doludur.
Unutmayın;
Başarılı olanlar sadece zeki olanlar değildir. Kendine güvenenler ve
kendisi ile barışık olanlardır.
Kendisi ile barışık olmayan ve güvensiz birinin zeki olması 300
metre yerin altında duran değerli bir maden gibidir. Hiç bir işe
yaramaz.
Siz değerli bir madeni 300 mt yerin altına gömmeyecek kadar
akıllısınız. Bu nedenle burada birlikteyiz. Selam ve muhabbetle
kalın…
Mehmet TUNGA
Eğitim Müfettişi
www.ozelogretimakademisi.com
|
|
|
|
BİZE YAZIN
Sosyal Hizmet Uzmanı
Web Sitesi
E-Posta :
sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com
|
|
|
|