Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

DENETİMLİ SERBESTLİK İLE BAĞLANTISI BULUNAN MAĞDURLAR HAKKINDA ÇALIŞMA ZİYARETİ

Mehmet Can ÖZKAYA/Sosyal Çalışmacı
mcanozkaya@gmail.com 

VİYANA 27-29 ŞUBAT 2008

27-29 Şubat 2008 tarihleri arasında Avusturya’nın başkenti Viyana’ya suç mağdurları ve mağdurlara verilen hizmetlerle ilgili bir çalışma ziyareti gerçekleştirilmiştir.

Delegasyonda; T.C Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanı Sayın Vehbi Kadri KAMER, Daire Başkanlığı uzmanı, Sosyal Çalışmacı Sayın İlknur KOCA DEĞİM, Yalova Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü Psikoloğu Sayın Duygu ALTIN ve Mersin Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü Sosyal Çalışmacısı Mehmet Can ÖZKAYA görev almışlardır.

Avusturya Adalet Bakanlığı Mağdur Hizmetleri Sorumlusu Sayın Anderas SACHS ile yapılan görüşme

Konu: Avusturya’daki cezai kovuşturma esnasında suç mağdurları için verilen psiko-sosyal ve yasal yardımlar (27 Şubat 2008 Çarşamba):

Avusturya Adalet Bakanlığı bünyesinde; Adalet Bakanına bağlı dört genel müdürlük bulunmaktadır. Bu genel müdürlüklerin ilki bakanlık içi koordinasyon ve organizasyonla ilgili hizmetleri yerine getirirken genel olarak da medeni kanun çerçevesindeki konularla ilgili çalışmaktadır. İkinci genel müdürlük; ceza kanunu ve ceza işleri ile ilgili olarak görev yapmaktadır. Mağdurlara yönelik hizmetlerin verildiği birimin de bünyesinde bulunduğu üçüncü genel müdürlük ise mahkemelerin işleyişi ve personel ile ilgili sorumlulukları olan bir yapıdadır. Dördüncü genel müdürlüğün görevi ise yüksek mahkemelerle ilgili işlemleri yerine getirmektir. Bu genel müdürlüklerin alt çalışma grupları olarak oluşturulmuş olan birimler ise özel olarak kendi sorumluluk sahaları içerisinde farklı farklı görevleri olan oluşumlardır.

Avusturya’da mağdurla ilgili olarak verilen hizmetlerin hukuki boyutu üzerine çalışan ve Sayın Anderas SACHS’ın sorumlusu olduğu birim İçişleri Bakanlığı ve Kadın Bakanlığı ile ortak çalışmalar içerisine girerek sorumluluklarını yerine getirmektedir. Bu üç bakanlık bünyesinde mağdurlarla ilgili görev yapan birimler çeşitli zamanlarda bir araya gelerek eş zamanlı ve eş güdümlü bir şekilde hareket etmektedirler.

Avusturya’da suça maruz kalmış olan kimseler ilk aşamada kolluk kuvvetine başvurarak mağdur olduklarını beyan etmektedirler. Konuyla ilgili olarak mağdurun hangi hizmetleri alabileceği kişiye kolluk kuvveti tarafından aktarılmaktadır. Mağdurun hangi hizmetlerden faydalanabileceği ile ilgili olarak bilgilendirmesi kanun ile düzenlenerek kolluk kuvvetinin bir görevi haline getirilmiştir.

Avusturya’da bir kişinin mağdur olarak kabul edilebilmesi için direkt olarak fiili bir suça maruz kalması gerekmektedir (yaralama, tehdit, tecavüz vb. gibi). Bu tanım 2006’da yapılan hukuki bir düzenleme ile yasalaşmıştır. Böyle bir fiile maruz kalan kişi olayın adli birimlere yansımasından, davanın sonuçlanmasına kadar geçen süreçte çeşitli hizmetler alabilmektedir. Bunlara genel olarak refakat hizmetleri denmektedir. Mağdurların bu refakat hizmetlerinden faydalanması 1999 senesinde yapılan yasal bir düzenlemeyle hayata geçirilmiş ve fiili olarak da 2000 senesinden beri uygulanmaya başlamıştır.

Refakat hizmetlerini Avusturya’da, bünyelerinde sosyal çalışmacıların, psikologların, psikoterapistlerin, pedagogların ve hukukçuların yer aldığı sivil toplum kuruluşları (STK) yerine getirmektedir. Refakat hizmetlerini yerine getirebileceğini beyan eden STK’lar Adalet Bakanlığı’na başvurmakta ve uygun görüldükleri takdirde bir sözleşme çerçevesinde bu hizmetleri verebilmektedir. Bir nevi hizmet alımı olarak da nitelendirilebilecek bu uygulama devlete daha ucuza mal olmaktadır. Adalet Bakanlığı bu hizmetleri yerine getirecek kurumlara hizmetleri karşılığı bir ödenek sağlamaktadır ve gerek görüldüğü takdirde her sene bu sözleşme yenilenmektedir. Avusturya’da bu gibi hizmetleri veren ve Adalet Bakanlığı ile sözleşmesi olan kırk altı STK bulunmaktadır. Bu STK’ların farklı mağdur grupları ile ilgili uzmanlıkları bulunmaktadır (Çocuk, genç, yetişkin, kadın gibi).

Avusturya Adalet Bakanlığının bu kırk altı dernek için 2008’de ayırdığı bütçe 4.5 milyon Euro civarındadır. Adalet Bakanlığı, anlaştığı STK’lara saat hizmet saati üzerinden ödenek vermektedir. 2008 için bu saat ücretleri Sosyal Çalışmacılar için 63 Euro, Psikolog ve Psikoterapistler için 71 Euro, Avukatlar için ise 78 Euro civarındadır. Bu ücretlere ek olarak %20 oranında KDV gibi bir ek de eklenmektedir.

2007’ de Avusturya genelinde 2606 mağdur bu hizmetlerden faydalanmıştır.



 
  Adalet Bakanlığı ile sözleşme yapan STK’ların verdiği refakat hizmetleri genel olarak;

1. Mahkeme süresince mağduru hukuki olarak aydınlatmak ve haklarını savunmak,
2. Mağdurda kendisine karşı işlenen fiilin yarattığı olası travmatik durumlarla ilgili olarak psikolojik destek vermek, mağduru mahkeme sürecine hazırlamak,
3. Mağdurun maddi olarak zararı söz konusu ise bu zararların karşılanması için gereken başvuruların yapılmasını sağlamak ve bu konuda mağdura yardımcı olmak,
olarak özetlenebilir.

Mağdurlara devlet tarafından maddi destek de verilmektedir. Bu maddi destek davanın sonuçlanması sürecinde davalıdan tahsil edilmektedir. Ancak, Avusturya’da bu maddi destek için harcanan miktarın davalılardan tahsil edilebilmesi %10’larda kalmaktadır. Suça maruz kalmış olan kişinin ölmesi durumunda bu maddi destekten kişinin ailesi faydalandırılmaktadır. Maddi destek için ilgili birimlere refakatçileri vasıtasıyla başvuruda bulunan mağdurun bu yardıma gerçekten ihtiyacı olup olmadığı ile ilgili bir araştırma yapılır. Ancak ideal olan görüş bu araştırmanın yapılmaması gerektiği doğrultusundadır; çünkü mağdur bu yardım için başvuruda bulunmuşsa gerçekten ihtiyacı vardır.


Avusturya’da mağdurlara hizmet veren bir sivil toplum kuruluşu Weisser Ring (28 Şubat 2008 Perşembe).

Mağdurlara verilen hizmetlerin yerine getirilmesi için Avusturya Adalet Bakanlığı ile sözleşmesi olan STK’lardan biri de Weisser Ring. Bu kuruluşun çalışmalarını Marianne GAMMER aktarmıştır.

Mağdurlara yönelik hizmetler, 2. Dünya Savaşından sonra ilk olarak Japonya’da bir inceleme alanı halini almış ve mağdur tanımı Adli Tıp literatürüne yine aynı tarihlerde girmiştir. Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak da Avrupa’da, davalarda mağdurlarında durumlarının değerlendirilmesi gerektiği fikri de ortaya çıkmaya başlamıştır. Vietnam Savaşından etkilenenlerin durumlarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu savaştan etkilenenlerin yaşadıkları sorunları post travmatik stres bozukluğu olarak tanımlamış ve bu kişikeri mağdur olarak kabul etmiştir.


Weisser Ring; Avusturya’da mağdurlara verilen hizmetleri yerine getiren en büyük STK’dır. Avusturya genelinde dokuz eyalette şubeleri olan Weisser Ring’in bünyesinde refakat hizmetlerini yerine getiren sosyal çalışmacılar, psikologlar, psikoterapistler ve hukukçular ile birlikte gönüllü olarak destek veren meslek elemanları da bulunmaktadır. Weisser Ring, aynı zamanda Avrupa Birliği üyesi ülkelerde aynı konu üzerinde çalışan 21 STK’nın oluşturduğu birimin de yönetim kurulunda temsil edilmektedir.

Weisser Ring’in mağdurlara yönelik verdiği en etkili hizmet şekli telefon danışmaları, Avusturya’nın her yerinden ücretsiz olarak aranabilen telefon hatlarında psikologlar 24 saat üzerinden hizmet vererek mağdurların yaşadıkları sorunlara anında müdahale edebilmektedirler. Bu telefon görüşmelerinde mağdurların kimlik bilgilerini vermeleri zorunluluk değildir. Oldukça başarılı olan bu sistem sayesinde birçok mağdur çekingenlik yüzünden ya da kuruma uzak yerlerde oturuyor olmalarından dolayı sistemden uzak kalmamakta ve hizmetten faydalanabilmektedirler.

Kolluk kuvvetinde görev yapan polislerle çalışmaya öncelikli olarak önem veren Weisser Ring’in üye profili içerisinden birçok polis de bulunaktadır. Hatta Viyana Emniyet Müdür Yardımcısı da Weisser Ring üyesidir.

Mağdurlara verilen hizmetlerin hukuk açısından da geliştirilmesi için çalışmaları olan STK’nın konuyla ilgili resmi merciler üzerinde oldukça etkili lobi faaliyetleri de bulunmaktadır.

Herhangi bir suça maruz kalan mağdurlar Weisser Ring’in verdiği en önemli destek refakatçilik hizmetleri. Yukarıda da değindiğimiz gibi refakatçilik hizmetleri kişinin mağdur olarak kolluğa başvurmasından davanın sonuçlanmasına kadar geçen sürede gerek hukuki gerekse de psiko-sosyal açıdan desteklenmesidir. Weisser Ring, bünyesinde görev yapan meslek elemanları sayesinde bu hizmetleri etkili bir şekle vermektedir.

Weisser Ring üyelerinin içerisinde konuyla ilgili olarak çalışan bilim insanları da bulunmaktadır. Bu bilim insanları çeşitli zamanlarda yaptıkları araştırmalarla konuyla ilgili teorik bilgilerin de geliştirilebilmesi konusunda hizmet vermektedirler. Bilim insanlarının yaptıkları araştırmaların diğer kişi ve kurumlar tarafından da kullanılabilmesi için yapılan bu araştırmalar Weisser Ring tarafından yayımlanmaktadır.

Weisser Ring’te hem refakatçilik hizmeti veren hem de Viyana’daki Kadın Sığınma Evlerinin sorumlusu olan bir sosyal çalışmacı da aile içi şiddetin Avusturya’da önemli boyutlarda olduğuna değinmiş ve halen birçok kadının bu kadın sığınma evlerinden faydalandığını belirtmiştir.


Suçun Nedenleri ve Sonuçları Hakkında Çözüm Üzerine Çalışan bir Kuruluş Verein NEUSTART (28 Şubat 2008 Perşembe).

1957’de kurulmuş olan Neustart kamuya yararlı bir dernek statüsünden çeşitli alanlarda hizmet vermektedir. Derneğin çalışmaları ile ilgili olarak Dr. Christoph Koss ile görüşülmüştür.

Dr. Koss, Neustart’ın aslında bir toplum hareketi ile ortaya çıktığını aktarmıştır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ailelerini kaybeden gençlerin büyük kısmı çeşitli suçlardan dolayı cezaevlerine girmişler ve halk da bu gençlerin cezaevlerinde bulunmalarına hassasiyet göstermeye başlamış ve sonuç olarak da gençlerin cezaevi seçeneği dışında rehabilitasyona ağırlık veren bir derneğin kurulması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Önceleri gençlerle çalışmaya başlayan dernek zamanla tüm insan grupları ile ilgilenmeye başlamış ve hizmetlerini gün geçtikçe detaylandırmıştır.

Toplam kırk bin kişiye yakın bir rakama hizmet vermiş olan Neustart bünyesinde 606 sosyal çalışmacı ücretli olarak görev yapmaktadır. Bunun dışında derneğin 775 gönüllü çalışan meslek elemanı bulunmaktadır.

Dernek tıpkı Weisser Ring örneğinde olduğu gibi Adalet Bakanlığı ile yapılan bir sözleşme çerçevesinde hizmet vermektedir. Adalet Bakanlığı Neustart için 2008 senesinde otuz dört buçuk milyon Euro bütçe tahsis etmiştir.

2007 senesinde Neustart on bin üçyüz kırk sekiz kişiye denetimli serbestlik hizmetleri, yirmi bin yedi yüz seksen sekiz kişiye de uzlaştırıcılık hizmetleri vermiştir.

Dernek sadece suça karışan kimselerle değil; suç anlamında risk teşkil eden gruplarla da çeşitli çalışmalar yapmaktadır.

Cezaevlerinden salıverilen gençlerle de çalışmaları olan dernek 2007 senesinde kadar ağır suçlu olarak tanımladıkları gruplara da hizmet veriyorken yapılan bir yasal düzenlemeyle bu görevlerini bırakmak zorunda kalmışlardır.

Dr. Koss; denetimli serbestlik hizmetlerinin Avrupa’nın birçok ülkesinde devlet tarafından verildiğine değinerek derneklerin hizmet verdiği bölgeler olarak Avusturya, Hollanda ve İsviçre’nin bazı kantonlarını işaret etmiştir. Avusturya’da da denetimli serbestlik hizmetlerinin devlet tarafından mı yoksa STK’lar tarafından mı verilmesi gerektiği ile ilgili olarak tartışmaların devam ettiğini belirtmiştir.

Neustart’ın arabuluculuk (mediation) konusunda hizmet veren tek dernek olduğunu belirten Dr. Koss vizyonlarının suçla ilişkili sosyal sorunlara müdahale etmek olduğunu aktarmıştır. Neustart’ın aynı zamanda mağdurlarla ilgili çalışmalarının da bulunduğu gözden kaçırılmamalıdır.

Mağdurlarla ilgili yapılan çalışmalarda derneğin en büyük destekçisinin kolluk kuvveti olduğunu belirten Koss; kolluk kuvvetinin bu konuyla ilgili politikalarının da olduğu üzerinde durmuştur.

2006 senesinde Avusturya’da toplam 229968 suç işlenmiş, 104161’i mahkeme sürecine dahil olmuştur. Bunlardan 43000’i hakkında davalar görülmüştür. 51000 kişiye açılan davalar ertelenmiş veya takipsizlik kararı verilmiştir. 41798 dava ise arabuluculuk sistemi sayesine mahkeme sürecine gerek kalmadan kapatılmıştır.

Genel rakam olarak; 23150 para cezası, 14478 kamu davasının açılmasının ertelenmesi, 2035 arabuluculuk ve denetimli serbestlik yöntemleriyle kapatılan dosyalar mevcuttur.

Avusturya’da 14-18 yaş arası grup genç, 18-21 yaş arası grup ise genç yetişkin olarak değerlendirilmiştir. İdeal düşünce olarak 14 yaş altı çocukların işledikleri suç her ne olursa olsun yargılanmamaları doğrultusundadır. Eğer 14 yaş altı gruba mensup bir çocuğun suç işlemesi durumu söz konusu olursa çocuk kesinlikle ailesinden ayrılmamaktadır. Eğer suça sürüklenen çocuğun anne-babası çocuğa karşı ilgisiz ya da ihmal veya istismar boyutlarında müdahale eden bir yapıdalar ise çocuk o zaman kurum bakımına alınmaktadır.

Arabuluculuk vasıtasıyla bir sorunun çözülmesi sürecin için öncelikle suçu işleyen kimsenin suçunu kabul etmesi gerekmektedir. Arabuluculuk hizmetinin verilebilmesi için her iki tarafında rızasın esas teşkil etmektedir.

Arabuluculuk hizmeti verecek olan meslek elemanları genel olarak sosyal çalışmacılardan ve pedagoglardan oluşmaktadır. Bu meslek elemanlarının belirli bir tecrübede olmaları gerekmektedir. Arabulucu olarak hizmet verecek olan meslek elemanları bir süre süpervizyon almakta ve bu süreçten sonra hizmet vermeye başlamaktadırlar.

Arabuluculuk hizmetinden 2006 senesinde 9000 olaya istinaden 17000 kişi yararlandırılmıştır. Olumlu olarak sonuçlanan arabuluculuk vakalarının oranı yetişkinlerde %72’yi bulmaktadır.

Arabuluculuk çalışmalarında esas amaç tarafların maddi anlamda değil duygusal anlamda anlaştırılabilmeleridir. Bu hizmetten yararlanana taraflar büyük çoğunlukla aynı ya da benzer durumlar yüzünden karşı karşıya gelmemektedirler.

Arabuluculuk hizmeti verilen en önemli suç çeşidi Avusturya’da yaralama vakaları (%65). Bu rakam Viyana Üniversitesinin yapmış olduğu bir araştırma ile elde edilmiştir.

Arabuluculuk hizmetinden sonra suça karışanların oranı %10; bu rakam arabuluculuk hizmetinin %90’lara varan bir başarı oranı olduğunu göstermektedir. Bu sistemin faydasının fazla olduğu ise mahkemelerce verilen cezalardan sonra suça karışanlarının oranının %22’lerde olmasından da anlaşılabilmektedir.

Arabuluculuk hizmetinden faydalanmak isteyen tarafların yarısı birbirlerini daha önceden tanıyan insanlardan oluşmaktadır. Birbirlerini tanıyan bu taraflara verilen arabuluculuk hizmetlerinin içeriği genel olarak bundan sonra tarafların ilişkilerinin hangi doğrultuda gideceğinin şekillendirilmesiyle ilgili olmaktadır. Birbirlerini tanıyan ve arabuluculuk hizmetinden faydalanmak isteyen taraflar genel olarak; aile bireyleri, komşular, okul ve çalışma arkadaşları, gençlik ve spor grupları çevresinden olan kimselerdir.

Birbirlerini önceden tanımayan kimselere verilen arabuluculuk vakalarını da genel olarak park yeri sorunu, evcil hayvanlar, yaralama oluşturmaktadır.
Yine Neustart’ın Viyana Üniversitesine yaptırdığı bir ankette arabuluculuk hizmetinden yine yararlanmak isterim diyenlerin oranı %75’tir.


Ludwig Boltzman İnsan Hakları Enstitüsü (29 Şubat 2008 Cuma)

Avusturya ve tüm Avrupa’da insan hakları ile ilgili çalışmaları olan enstitü hakkında Prof. Trettner ve ekibi aktarmıştır.

1992’de Manfred NOWAK ve Hannes TRETTNER tarafından kurulmuş olan enstitünün Avrupa genelinde insan hakları konusunda çalışmaları var. Konuyla ilgili çalışmalara temel teşkil edecek bilimsel araştırma ve projeler hazırlayan enstitünün amacı insan haklarının tüm Avrupa’da geliştirilmesidir.

Enstitü gerek Avusturya’da gerekse de tüm Avrupa Birliği bünyesinde yapılan ve insan hakları ile ilgili olan politikaların oluşturulması evresinde ilgili birimlere danışmanlık hizmeti verebilen kapasitede bir oluşumdur.

Avrupa Birliği üyesi ülkelerde çeşitli proje çalışmaları da olan enstitü 2007 senesi içerisinde Romanya’da insan hakları konusunda kolluk kuvvetlerinin ve yargı çevrelerinin bilinçlendirilmesi ile ilgili bir projeye de imza atmıştır.

Enstitü kendi içerisinde çeşitli konularda çalışmalar yapan alt birimler oluşturmuştur. Bu alt birimler çocuk hakların, mağdur hakları ve genel olarak da insan hakları boyutlarında AB Projeleri vb. gibi çalışmaları yürütmektedirler.

 




Bize Ulaşın