|
| Hızlı Erişim |
 |
|
|
|
|
|
Delilik !

Davranışımız iç dünyamızı
etkiler…
İnsanın merkezini kullanma biçimini ve temel beden duruş özelliğini
tanımanın sağladığı en önemli yarar, yalnızca çevredeki kişileri doğru
değerlendirmek değildir. Bu özelliklerin farkında olmak, kişinin kendi
hayatında çok temel değişiklikler yaratır.
İnsanlar çoğunlukla içlerinden geldiği gibi davrandıklarını
düşünürler. Oysa yakın zamanda yapılan araştırmalar, insanların
hissettikleri gibi davranmaktan çok, davrandıkları gibi hissettiklerini
ortaya koymuştur.
Canı sıkılan bir insanın kaşları çatık, yüzü asık, omuzları düşük ve merkezi
kapalıdır. Hepimiz sık sık, sebepsiz bir can sıkıntısı yaşarız. Oysa çok
kere kaşlarımızı çattığımız, yüzümüzü astığımız ve omuzlarımızı düşürüp,
merkezimizi kapattığımız için canımızın sıkıldığını düşünmeyiz. İnsan hangi
davranışını dışlaştırırsa, bir süre sonra beden kimyasında meydana gelen
değişiklikler sebebiyle o yönde duygular yaşamaya başlar. Sıkıntılı bir
insan gibi davranmak iç sıkıntısının artmasına sebep olur.
Kültürümüzün gülme konusundaki olumsuz tutumu sadece çocukluk ve gençlik
döneminde değil, yetişkinlik yaşamında da sürer: “Çok güldük, ağlayacağız.”
“Çok güldük başımıza kötü bir şey gelecek” gibi sözler bu yöndeki uyarılara
örnektir. Türk kültüründe yetişen kişiler, genellikle -sebepsiz yere gülene
deli deneceğine- inandıkları için, gülmenin gerek insanın kendi hayatı
üzerinde doğuracağı olumlu etkilerden, gerek insanlararası ilişkilerden
doğuracağı olumlu sonuçlardan yararlanamazlar.
Oysa halk arasında “delilik” olarak adlandırılan akıl sağlığı problemlerinin
üç tanesinde hastaların en büyük özellikleri somurtkanlıkları veya
ifadesizlikleridir. Bu hastalar kesinlikle gülmedikleri için halk arasındaki
deyimin “sebepsiz yere somurtana deli derler” olması beklenir. Fakat
geleneksel kültürümüz gülmeyi hoşgörmediği için, seçici davranmış ve sadece
küçük bir azınlığı oluşturan hastalara bakıp “sebepsiz yere gülene deli
derler” diyerek, insanların içinde yeşermesi muhtemel hayat sevincini
küllendirmeyi tercih etmiştir.
Bütün bu anlatılanlardan çıkan sonuç şudur; insanın davranışı beden
kimyasını değiştirir. Kendinizi sıkıntılı ve güçsüz hissediyorsanız, beden
duruşunuzu ve merkezinizi kullanış biçimini kontrol edin.
Bedenin Dili,
Baltaş & Baltaş


|
|