Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

ÇOCUK YUVALARI VE YETİŞTİRME YURTLARI ÜZERİNE

SHU .ŞEREFETTİN SAYAR

  2828 Sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununa dayanarak yapılandırılan ve teşkilatlanan Çocuk Yuvaları ve Yetiştirme Yurtlarında  0 – 18 yaş grubunda olan korunmaya muhtaç çocuklarımız kalmaktadır. Öğrenim görmeleri halinde bu çocuklarımız 25 yaşına kadar kurum hizmetinden faydalanmaktadırlar. Ülkemizde korunmaya muhtaç çocuklara hizmet veren toplam 202 Yetiştirme Yurdu ve Çocuk Yuvası bulunmaktadır.

Kanunda geçen tanıma göre özet olarak Korunmaya Muhtaç Çocuk anne ve/veya babasız veya ihmal ve istismar edilen çocuk olarak tanımlanmaktadır. İşlevsel olarak ise bu çocuklar ev ve aileden yoksun, akraba ve ev ilişkilerine yabancı çocuklar olarak karşımıza çıkmaktadırlar.

Her çocuk anne ve babaya sahip olma ve yaşanabilir bir ev ortamında yetişme hakkına sahiptir. Ancak çeşitli sebeplerle çocuk bu haklarından mahrum olduğunda ve yakın akrabalar tarafından sahiplenilmemesi durumunda bakımını ve en iyi şekilde yetiştirilmesinin koşullarını devletler yerine getirir ve kanunlarla bu ilişkiler düzenlenir.

Kurum bakımına alınarak Çocuk Yuvalarına ve Yetiştirme Yurtlarına yerleştirilen çocuklarımızda kuruluşlarda kaldıkları süre içersinde kuruluş bakım sisteminin etkisiyle farklı bir kişilik oluşur. Onlar için toplu yaşam süreci başlamıştır. Günde 3 öğün yemek yerler, belli saatlerde yatar belli saatlerde kalkarlar, 10, 20 kişilik odalarda yatarlar. Ebeveyn temasından yoksundurlar, Özgüvenleri gelişmez, karamsar olurlar, hırçın ve saldırgan - mala ve kendine zarar veren kişiliğe sahip olabilirler, okul takipleri düzenli yapılamaz, beslenme alışkanlığı, tuvalet eğitimi, giyinme – soyunma, yıkanma - temizlik gibi temel davranışları ve alışkanlıkları kendi kendilerine öğrenirler. Kuruluşlarda bu tür konularla ilgili standart bir eğitim planı yoktur.

Çocuk kurum bakımı sonrası ise sosyal hayata uyum güçlüğü çeker. Mutlaka birilerinin desteğine ve sahiplenmesine ihtiyacı vardır.

Son yıllarda hizmette farklı yaklaşımlarla yeni modeller uygulamaya geçirilmektedir. Hizmet binalarının küçültülerek ev tipine dönüştürülmesi, çocukların ekonomik destekle aile ve akrabalarının yanında bakımlarının sağlanması gibi.

Hiç kuşku yok ki ve bilimsel olarak da çocuğun en iyi yetişebileceği ortamın aile ortamı olduğu, çocuğun kimliğini ve kişiliğini ailesinin belirlediği ve yön verdiği bilinmektedir. Şayet çocuk aile ortamında bakılamıyorsa ve kurum bakımında ise çocuğun günlük aktivitelerini yerine getirebilecek imkanların yanında temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek koşulların hazırlanarak sunulması ile birlikte kişilik gelişimine katkı verebilecek, onun sağlıklı ve kendine güvenen birey olmasını sağlayacak uygulamalara ihtiyaç vardır. Bu süreçte görev alacak personelin kimlerden ve nasıl olacağı, öncelikle konu ile ilgili meslek elemanlarının bu tür kuruluşlarda istihdamı çok önemlidir. Kuruluşlarda sosyal hizmet uzmanı, psikolog, çocuk gelişim uzmanı mutlaka istihdam edilmelidir. Kuruluşlarda çalıştırılacak memur, bakıcı, hizmetli gibi personelin de titizlikle seçilmesi gerekmektedir.

Kuruluşlarımızdaki çocuklarımızın akademik başarılarının düşük olduğu bilinmektedir. Ortaöğretim ve üniversite eğitimindeki okullaşma oranı çok düşüktür. Çocuklarımıza eğitim fırsatının verilmesinin yanında ki bu görevi Milli Eğitim Bakanlığı yerine getirmektedir psiko sosyal gelişimlerine katkı vermek, örselenmiş kişilikleri onarmak,  ve sağlıklı bakım hizmeti vermek kurumun temel hizmetlerinden olmalıdır.

Bir çocuğun yeteneklerinin açığa çıkartılmasında, kendini ifade edebilmesinde, kendine güven duygusunun kazandırılmasında, olumlu kişilik ve davranış geliştirilmesinde, kısacası sağlıklı kimlik edinebilmesinde sporun ve sanat dallarının önemli olduğundan hareketle Çocuk Yuvalarında ve Yetiştirme Yurtlarında beden eğitimi öğretmenleri, resim iş ve teknik öğretmenleri ve müzik öğretmenleri istihdam edilmelidir. Zaman zaman sporla ve sanatla uğraşan çocuklarımızın varlığını kamuoyunda duymaktayız. Bu çocuklarımız topluma ait olmalarının yanında kariyer ve prestij sahibi de oldukları bilinmektedir. Bu nedenle kuruluşlarımızdaki personel yeniden tanımlanmalı ve yeniden kadro tahsisi yapılmalıdır. Şu anda Milli Eğitim Bakanlığında görev alamayan çok sayıda Beden Eğitimi, Müzik ve Resim öğretmenleri bulunmaktadır. Bu meslek elemanlarından hizmet alınmalı ve kuruluşlarımızda istihdam edilmelidir. Kurum bakımı altındaki çocuklara aile ve ev ortamlarını tanıtıcı faaliyetler planlanmalı ve uygulanmalıdır. Kurum bakımındaki çocuklar gönüllü ailelere misafir olarak verilmeli çocuğun ev ortamını ve aile ilişkilerini tanımasına-görmesine, kendine bir aile modeli seçmesine  fırsat verilmelidir. Bu çalışmalar bir projeye dönüştürülerek meslek elemanları rehberliğinde yapılmalıdır.

Topluma kazandırılacak her sağlıklı çocuk geleceğimizin güvencesidir.

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.