4. Değişiklik yaşanacağı zaman, çocuğunuzu önceden
uyarmayı unutmamalısınız. Dikkat Eksikliği Sendromu olan bir çocuk,
dikkatini bir aktiviteden bir başkasına vermesi gerektiği zaman;
kaybolmuşluk, endişe ve aşırı uyarılma duyguları yaşar. Değişiklik
yaşanan bu zamanlar dikkatle ele alınmalıdır.
Örneğin; Ertesi gün okul gideceği günlerin akşamında, 20:30'da yatakta
olmasını istiyorsanız, 20:15'de "Sana kitap okuyabilmem için, on beş
dakika içinde dişini fırçalayıp yatağa girmelisin."
Sabahları hazırlanıp, vaktinde kapıdan çıkabilmesi için ona bir
tekerleme öğretebilirsiniz, örneğin; "İki, dört, altı, sekiz çanta,
öğle yemeği, ödev ve bekle...." Dikkat Eksikliği Sendromu olan
çocukların çoğu müziğe çok yatkındır ve melodileri kolayca öğrenirler,
ya da; Evde yapması gereken işler basamak basamak yazılarak bir yere
asabilirsiniz.
5. Soğukkanlılığınızı kaybetmemelisiniz. Herkesin
sabrının bir sınırı vardır, kendinize bir destek bulun.
Dikkat Eksikliği Sendromu olan çocukların en iyi dinledikleri konuşma
tarzı "öylesine" yapılmış sohbetlerdir. Öfkenizi gösterdiğiniz anda
aynı tarzda bir tepki görürsünüz ve bu da sevimsiz kavgalara yol açar.
Çevrelerindeki uyarılara çok açık olmaları, sizin ruh halinizi hemen
"yakalamalarına" ve aynı şekilde size karşılık vermelerine neden
olacaktır.
6. Kafasını taktığı ya da gereğinden fazla
tekrarladığı hareketler konusunda, sizinle konuşmasının normal
olduğunu ona aşılamaya çalışmalısınız. Bu hareketler, çocuk yorgun
olduğu zamanlarda had safhaya ulaşacaktır. Böyle anlarda rahatlamasını
sağlamak için çeşitli yöntemler denemelisiniz.
7. Fiziksel yan etmenlere önem vermelisiniz.
Araştırmalar, ruhen mutlu olmanın iyi beslenme ve yeterli sporla
münkün olduğunu ispatlamaktadırlar. Bu etmenler özellikle Dikkat
Eksikliği olan çocuklarda büyük önem taşımaktadır. Karbonhidratlı
yiyeceklere alışkanlık derecesinde bağımlılık gösteren çocuklar, spor
aktiviteleri ile hiperaktiviteye yol açan baskılardan arınırlar. Ancak
takım sporlarına katılmak, Dikkat Eksikliği Sendromu olan çocuklar
için nredeyse olanaksızdır; bu yüzden kişisel yapılan sporlar,
örneğin; ip atlamak, koşmak ya da bisiklete binmek önerilmelidir.
Bütün bunlara ek olarak, aklınızdan çıkarmamanız gereken en önemli
nokta; kendi kendinize iyi davranmazsanız, çocuğunuza da iyi
davranamayacağınızdır. Kendinizi iyi bir ebeveyn olamadığınızı
düşünerek asla suçlamayın. Yaptığınız işin, dünyadaki en zor ve
stresli işlerden biri olduğunu unutmayın. Yetişkin hayatlarında
başarılı olmuş pek çok insanın çocukluklarında Dikkat Eksikliği
Sendromu olduğunu daima hatırınızda tutun ve sevginiz ve inancınızla,
çocuğunuzun ilginç ve mutlu bir insan olabilmesi için tüm becerilerini
kullanabilmesine yardımcı olmaya çalışın.