|
|
|

|
Çocukların ve Gençlerin Dünyasında İnternet
Meltem Canver
Uzman Psikolojik Danışman
Agape Danışmanlık Merkezi
|
Bilgisayar ve internet kullanımı son yıllarda toplumsal yaşamın
hemen her alanına girmiştir. Bunu sadece teknolojik bir gelişme olarak
değerlendiremeyiz. Aynı zamanda sosyal alanda bir değişimden de
bahsetmeliyiz.
Cep telefonunun ilk kullanım amacı yetişkinlerin ticari ve sosyal
ilişkilerini kolaylaştırmak iken; gençler özellikle kısa mesaj servislerini
kullanarak bu teknolojiyi kendi yaşamlarının içine almışlardır. İnternet
kullanımı içinde benzer şeyleri söylemek mümkün. Çünkü gençler yeni
gelişmelere daha kolay adapte olabilir ve yeni gelişen şeye hayatlarında
daha fazla yer açabilirler.
İnternet gençlere dünyanın hemen her köşesinden haberdar olma, oldukça hızlı
bir şekilde bilgiye ulaşma, arkadaşlarıyla ilişki kurma gibi bir çok
olanaklar sunmaktadır. Ancak her yeni teknolojik gelişimde olduğu gibi nasıl
ve ne kadar kullanıldığı ile bağlantılı olarak zarar verici etkileri de
olabilmektedir. İnternet bağımlısı kavramı artık günlük dilimize girmiş bir
kavram. İnternet ortamında giderek daha fazla zaman harcayan, özellikle gece
saatlerini daha yoğun olarak bu amaçla kullanan, farklı sosyal
aktivitelerden uzaklaşmış, arkadaş ilişkilerinden kendisini geri çekmiş ya
da arkadaş ilişkilerinde zorlukları olan ve internet bağlantısının
engellendiği durumlarda yoğun tepkiler gösteren ya da çatışmaya giren
gençlerin sayısı her geçen gün artmakta.
İnternetin yararlı ve zararlı kullanımlarından söz edersek;
İnternetin çok hızlı ve kolayca bir çok bilgiye ulaşma sağladığı bir
gerçektir. Hatta bir çok dergi ya da gazeteye ulaşma imkanı sunabilmesi
bireyin bir konuyla ilgili bütüncül ve karşılaştırmalı bir senteze
ulaşabilmesini sağlar.
Ancak internetin bilgiye hızlı ve kolay ulaşım sağlaması, özellikle
çocukların psikolojik ve bilişsel gelişimlerinin henüz anlamlandıramayacağı
bilgilerle karşılaşma riskini de beraberinde getirmektedir.
Dünyada ve Türkiye’de yapılan araştırmalar internette daha çok cinsellikle
ilgili sitelerin ziyaret edildiğini göstermektedir.
Ergenlik döneminde ve cinselikle ilgili bir sürü merakı olan bir gencin de
bu konuda yaptığı araştırmalarda ihtiyacı olanın çok ötesinde ve yanlış
bilgiler edinme hatta travmatik sayılabilecek görüntülerle karşılaşma riski
vardır.
İnternette mevcut olan bilgileri denetleyen, kontrol eden bir düzen yoktur.
Dolayısıyla 18 yaşın altındaki çocuk ve gençlerin girmesinde sakıncalı
olduğu sitelere yönelik bir kısıtlama da yoktur. Gençler pornografi, kumar
ya da şiddet içerikli sitelere girebilmektedirler. Burada anne babaya düşen
görev; çocukların internet kullanımı ile ilgili bilinçlendirmek,
çocuklarının ihtiyaçlarının ve meraklarının farkında olmak, gerekli
yönlendirmeyi yapmak olmalıdır.
İnternet ortamının kendisini yalnız hisseden ya da sosyal ilişkiler kurmada
zorlanan ergenlerin ilişki kurmayı denedikleri ve kendilerine yeni ilişki
ağları kurabildikleri bir ortam olduğunu düşünebiliriz. Ancak; bu ortam ne
kadar gerçektir, bireyler ne kadar gerçeklikleriyle oradadır.
Arkadaş ilişkilerinde kısmen zorluklar yaşayan bireyler için internet
ortamı, diğer aktivite ve ilişkiden enerjilerini çekmelerine neden olabilir.
Diğer yandan gerçek yaşamda kendini ifade etmede zorlanan bireylerin,
internet ortamında son derece rahat davrandıkları da bilinmektedir. Bir süre
sonra gerçek yaşamdaki ilişkiler sıkıcı ve kısıtlayıcı bulunabilmektedir.
Belki burada yine bir yalnızlaşmadan bahsedebiliriz.
Çocuklar sadece “okul arkadaşları”ndan bahsetmiyor artık “net
arkadaşları”ndan da bahsediyorlar. Her geçen gün yeni kavramlarla ve yeni
ilişki tanımları ile karşılaşılabilir. Bu yeni kavramlar bize bir miktar
uzak ve yabancı da gelebilir. Bu yeni durum kendi değerlerini oluşturana
kadar çalkantılı bir süreç yaşanması doğaldır.
Anne babalar nelere dikkat etmeliler;
Çocukları için “gözetleyici” değil iyi birer “gözlemci” olabilmelidir.
Çocuklarının ihtiyaçlarının ve meraklarının neler olduğunu fark etmeli ve
uygun kaynaklara yönlendirebilmelidirler.
Hayatın içinde önemli bir kavram olan “denge” burada da geçerlidir.
Özellikle internet kullanan çocukların başka yaşam alanlarından geri
çekildiği gözlemleniyorsa bu konuda gereken yönlendirme yapılmalıdır. Hatta
gerekiyorsa uzman desteği alınmalıdır.
İnternet kullanımı konusunda çocuklarını bilinçlendirmelidirler.
Hayatın her alanında olduğu gibi çocuğun ihtiyaçlarını da gözeterek internet
kullanımı konusunda sınırlamalar getirilmelidir.
Çocuklarını eleştirmemek yada her konuşmayı öğüt verme fırsatı olarak
değerlendirmemek önemlidir. Böylece çocukları için gerekli olduğu durumlarda
başvurulabilen bir merci olabilmeyi başarabilirler. Bu durumda olumsuz
deneyimler yaşamış yada gelişimine paralel olarak sorular üretmiş olan çocuk
kendisini daha güvende hissedebilecektir.
http://www.agapedanismanlik.com
|
|