|
|
Dedikodu hızla inşa edilir ve aynı hızla yayılır. Bunu bir
silah olarak düşünelim. Dolaylı yoldan vuran ve sahibini hiçbir
şekilde riske atmayan bir silah. Silah arkadaşları ise önemsizdir.
Önemli olan sürekli değişen hedefi vurmaktır. Hedef ise bu sefer T.
T. son zamanlarda garip biri olarak tanınıyor. Herkes biraz garip
olabilir ama T. bundan biraz daha fazlası. İlginç erotik şakaları ve
rahat tavırlarıyla sevilmeyen kişi olmaya aday. Güven vermiyor.
İnsanlar onun hakkında olumsuz şeyler söylüyorlar ve T. üzerindeki
sis bulutu gitgide büyüyor. Aslında ben T.'yi severim.
*
T. bir gün insanları evine çağırdı. Doğum günü partisi vermek
istedi. İnsanlar tereddüt ettiler. Kimileri gitmek istemedi.
Kimileri yalnız gitmek istemediler. Bazıları ise sadece uğrayıp geri
dönmekten yanaydı. Ben başından beri gitmekten ve kalmaktan
yanaydım. Gittik, kaldık da….
Mükemmel bir ev, güzel bir karşılama, hoş bir müzik, , loş ışıklar,
lezzetli aperitifler, son derece pahalı içkiler ve aynı derecede
zarif bir sunum. Herkesin istediği, çoğunun elde edemediği ve belki
de hiç elde edemeyeceği imkanlardı bunlar. İnsanlar şaşırmışlardı.
Ama şaşkınlıkları uzun sürmedi….
Yumuşak koltuklara gömülüp şaraplarını yudumlarken hepsinin yüzü
gülmeye başlamıştı bile. Artık şüphe yoktu. Burası güzel bir yerdi.
Tediginlikler yersizdi. T. iyi biriydi. T. işini biliyordu. T.
aslında bir adım öndeydi ve garipliği bunu ifade edemeyişinden
kaynaklanan bir ara durumdu sadece. Şimdi ise bu durum herkes için
açıklığa kavuşmuştu.
Bay T. artık çok sakin ve hatta dingindi. Kesinlikle alçakgönüllü,
güleryüzlü, olgun ve asil bir ressam gibiydi. İncelikle boyanmış
tablosu tamamlanmıştı ve artık onun yerine konuşuyordu. Herkes bu
konuşmayı dinledi ve alkışladı. Ne de olsa sanattan anlıyorlardı.
Misafirler evi terk ederken mutluydular. Kimse T. hakkında tek bir
yorum yapmadı. Mermiler bitmiş, silahlar susmuştu.
Bana gelince. Söylediğim gibi, T.'yi severim.
|