Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

 


 

BU KALP SENİ UNUTURMU

SHU.Soner KOŞAN
Psikoterapist/Hipnoterapist
sonercan66@hotmail.com

 
Show TV de yayınlanan, 1980 darbesinden bu güne kadar Türkiye’de yaşanan siyasal ve sosyal çalkantıları sorgulayıp ve irdeleyen görünümündeki televizyon dizisi daha birkaç bölüm geçmeden kendi rengini belli etmeye başladı.

Dizinin başrol oyuncularından “SİNAN” karakteri İllegal Devrimci bir örgüt militanı ve yöneticisidir. Sinan Diyarbakırın zulüm evinden onuru ve direnişi ile çıkmış, direnişçi bir karakter. Yani onca zulüm ve işkenceye direnen ve güzel bir duruş sergileyen, arkadaşlarını kollayan, Diyarbakır cezaevi mücadelesinin neferlerinden Sinan aynı zamanda Kürt ve sol devrimci bir karakter.
Olay buradan sonra kopuyor. Sinan dışarıya çıkıyor önce kendisini boşlukta hissediyor, sonra bu boşluğu doldurabilecek biri karşısına çıkıyor bu karakterin adı “CEMİLE” Cemile Türkiye’nin siyasal ve sosyal ilişkilerinden uzak küçük burjuva duyarlılığını sergileyen evli ve yeni doğmuş bir çocuğu olan karakter. Bu, devrimci duyarlı işkenceye direnen binlerce insanı örgütleyen yönlendiren ve duruşunu miras bırakan Sinan karakteri, evli ve yeni doğum yapan bir kadın ile duygusal ve hatta öpüşme noktasına kadar götüren ahlakın ve sosyal normların dibe vurduğu, cinselliğin tavan yaptığı bir karakter haline geliyor. Soruyorum. Bu nasıl oluyor? Bilinçaltımıza “Toplumda saygı duyulan En devrimci en duyarlı Devrimci karakter bile bu kadar ahlaksız bu kadar kifayetsiz ve başkasının evli eşine bakmak değil ilişkiye girecek kadar ahlaksız bir kişiliktir” diye mesaj veriyor. Ama dizi yöneticileri bununla da kalmıyor. MHP nin en önde giden ve dizide 7 tipli gencin öldürüldüğü ve birçok radikal eylemde şüpheli olan“Kürşat” karakteri ise davasında tutarlı davranan ve cezasını karşıt görüşlü olan Diyarbakır cezaevinde geçirmekten gözünü sakınmayan tutarlı bir genç.
Kürşat karakteri, daha sonra cezaevinden çıktıktan sonra sakin ve mülayim olan olaylara daha duyarlı ve hümanist yaklaşan bir karakter haline geliyor. Kürşat karakterini Sinan karakterinden ayıran en önemli yanı ise: Tutarlılığı… tek siyasal yaşantısı ile değil aynı zamanda kardeşini tehlikeden koruyan babasına saygılı ve en önemlisi ise aşkına ve sevdasına ihanet etmeyen ve yıllar geçse de sevdalısını unutmayan ve ona ihanet etmeyen duyarlı onurlu bir karakter. Kürşat karakterin Sevgilisinin ailesi, o kadar tutucu ve fundamentalist bir aile olmasına rağmen ailesine karşı koyup sevdalısın cezaevinden çıkmasını bekleyen ve hiç bir görücüsü ile evlenmeyen, Kürşat’ı bekleyen, idealist bir öğretmen. Yani kısaca Kürşat hem siyasal olarak tutarlı hemde ahlakın en üstünde yaşayan başkasının karısına kızına bakmayan tutarlı bir duruş. Sinan ise siyasal olarak tutarlı ama daha sonra psikolojik travma geçirmiş ama başkasının karısına bakacak öpüşecek kadar da dibe vurmuş ahlaksız kişilik. Ama bununla da bitmiyor senaristlerin işi.
Başka bir karakter var “Yıldız” devrimci duruşu ile yakalandığında tutarlı bir çizgi çizen “Yıldız” karakteri de eşi cezaevine girdiğinden beri gazeteci Kerim(Gazeteci) ile başlayan dostluk ilişkisi de yavaş yavaş duygusallığa dönüşecek gibi görünüyor.
Bu dizinin ana fikri nedir acaba? Bumu yoksa?: “12 Eylül darbesinde cezaevinde ve dışarısında direnişçi ve tutarlı tavır ve duruş sergileyen bu örgütün en ön safhasında yer alan örgüt yöneticileri. Aslında aşkına esir olmuş cinselliğin ve duyguların kölesi olmuş ve başkaların aile ilişkilerini zedeleyecek ve yıkacak kadar tutarsız ve yasak ilişki yaşayacak ve yasak ilişki yaşadığı kocası ile dart oynayacak ve yüzüne bakacak kadar kifayetsiz onursuz ve kişiliksizlerdir. Bu karakterlerin erkeği evli kadına, kadını ise evli olmasına rağmen bekâr erkeğe meyil verecek kadar tutarsızlar. Örgüt dışında bu kadar lakayit olan bu davranışlar örgüt içinde ne haldedir ne boyuttadır ve yoldaşlık ilişkisi ne kadar ahlak yoksunu durumdadır, soru işareti? Artık aynı örgütte yoldaş olursanız vay halinize” demeye getirmiyorlar mı?

Bu karakterlerin siyasal duruşları irdelenseydi kimse bir şey demezdi fakat siyasal duruşlarını bırakıp ahlaksal duruşları irdelenmesi direk ideolojinin, inançlarının yok edilmesi anlamına gelmektedir. İnsanlar inançları ve değerleri için yaşar. Değerler ve inançlarda insanca yaşanırsa kaybolmaz. Karakterler yanlış yapabilir hatta ihanet içine girmişte olabilirler ama inançlar ve ideolojileri haksız yere ahlaktan yoksun hale getirmek ancak kargaşa ortamı seven ve toplumuna düşman olan kişilerin eserleridir. Bu tür girişimler tehlikeli oyunlardır bir an evel değiştirilmesi gerektiğine inanıyorum.

İster sağ ister sol örgütler olsun, düşüncelerini beğenmeyebilirsiniz, siyasal analizlerine karşı koyabilirsiniz, vaat ettikleri gelecek ile ilgili endişe ve kaygılarınız olabilir hatta ve hatta samimide bulmayabilirsiniz. Ama belden aşağı vuramazsınız, ahlaksız kişiliksiz, onursuz ve sırf aşkı için tüm onursal normlardan arındırılmış hale getiremezsiniz. Bu ilk önce Türkiye’ye ayıptır. Çünkü bu insanlar halkın içinden gelmişlerdir. Siz bu insanların inandığı idealleştirdiği idelojilerin temsilcilerine ahlaksız ve onursuz yakıştırmasını köylü kurnazlığı edası ile yaparsanız gün gelir bu halkta sizin gibileri unutmaz ve unutturmaz.
Bundan dolayı bilinçaltımıza empoze edilen bu diziyi izlemeyi protesto ediyorum.

Saygılarımla

Soner KOŞAN
Psikoterapist/Sosyal Hizmet Uzmanı


 



Bize Ulaşın