İnsanın toplumsal sistemle
kaybettiği şey; kendisi olma becerisidir. İnsanın kendisi olabilmesi için
bir şeyler hayal edebilmesi ve bu hayalleri denemesi gerekir. Ne olup
olmadığımızı bu hayalleri denerken öğrenebiliriz. Ancak öyle bir sistem
kurulmuş ki, bizi her yönden bağlamış ve esir almış. İnsanın zincirlerini
kırabilmesi için cesarete ve yüreklendirilmeye ihtiyacı var. Hayallerimiz
bile basmakalıp. Öğrencim ve radyo programı ortağım Lale Günaydın’ın
söylediği bir şey var: “Piyangodan büyük ikramiye çıksa ne yaparsın diye
sorulduğunda, insanlar dünya turuna çıkarız, diyorlar. Halbuki birçok
insanın evi, arabası, yazlığı var. Gerçekten istese bir tanesini satar ve
dünya turuna bir ülkeye giderek başlayabilir. Hayalimiz sandığımız şeyler
bile bizim değil.” Bir insanın hayal kurmayı öğrenmesi, değişik deneyimlerle
birlikte gerçekleşir. Örneğin, hiç klasik müzik konserine gitmemiş birisi,
bir klasik müzik konseri vermeyi hayal etmez. İhtiyaç duyduğumuz şey, yeni
deneyimlerdir. Yeni deneyimler içinse ihtiyaç duyduğumuz şey cesarettir. Her
yeni deneyimle elde ettiğimiz öğrenme, bize yeni deneyimler için cesaret
verir.
İLETİŞİMİN SIRLARI
İletişimin temelinde dinlemek ve mesaj vermek vardır. Diksiyon ve konuşma
kursları iletişim kurmak isteyenlere pek yardımcı olmaz. İletişimin
temelinde dudaklar değil, mesaj vardır. Ancak düşünen, farklı bakabilen,
değerlendirme yapabilen kişilerin başka insanlara verebilecekleri mesajlar
vardır. Yeni deneyim yaşayan insanlar, yeni kitaplar okuyanlar ve yeni bir
şeyler öğrenenler yeni mesajlara sahip oluyorlar. İnsanlar, farklı bir şey
yapıp sonuç alırlarsa kendilerini başarılı hissediyorlar ve mutlu oluyorlar.
Mutlu bir insan çevresine olumlu elektrik verir. Bu tür insanların
iletişimlerinin gelişmesinde önemli bir nokta da, katılımcıların
genellemelerden ve önyargılardan arınmalarıdır. Yaratıcılığın ve öğrenmenin
önündeki en büyük engel önyargılar ve genellemelerdir. Önyargılar ve
genellemeler de, aslında başkaları tarafından okul, medya eş dost tarafından
kafamıza pompalanmıştır. Önyargıları ve genellemeleri olan insanlar
başkalarının söylediklerini duymazlar; sadece kendi kafasındaki yargılara
uygun olan sözleri duyarlar.
GERÇEK ZENGİNLİK
Zenginlik paraya sahip olmak değil, seçeneğe sahip olmaktır. Yaşadığımız
yerler binlerce seçenekle bezenmiştir; ama siz bir seçeneği deneyinceye
kadar o seçenek sizin olmaz. Hiç girmediğiniz bir sokakta sizin çok
seveceğiniz ve kesenize uygun restoran olabilir. O sokağa girip o restorana
gittiğinizde o seçenek sizin olur. Deneme kültürünü alan ve daha önce
denemediklerini deneyenler bugün daha mutlular. Bununla birlikte, deneme
kültürünü alıp hiçbir şey denemeyen insanlar da vardır. Deneme kültürüyle
ilgili edinilen bilginin kuluçka süresi, kişiden kişiye değişiyor. Bazı
insanlar, bilgiyi alır almaz uygulamaya geçiyorlar. Bazıları ise altı ay ya
da bir yıl sonra.
KARAR ALMAK
Toplumsal sistemimiz insanları pasifleştiriyor. Yapabileceklerini yapamaz
kılıyor. Kendi yaşamını seçmek isteyen insanların karar alıp yeni bir şey
yapması gerekli. Öğrencim Ahmet Özken’in özetlediği gibi “dün yaptıklarımı
tekrar ederek yarınki yaşamımızı değiştiremem.” Kişisel gelişimin ve yeni
bir hayat kurmanın temelinde yarınımız için bir proje oluşturmak ve bu
projeyi başarmak için harekete geçmek gerekiyor. Eğer projenizi başarmak
için yurtdışına gitmek gerekiyorsa yurtdışına gidersiniz.
Kim olduğumuzu anlamamızın yolu, yeni deneyimler karşısındaki davranışımızı
öğrenmemizden geçiyor.
©Sitemize
ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak
göstermek ve izin almak etik kuraldır.