|
|
 |
Beden Dili ve Yanılgılar
Prof. Dr. Acar Baltaş
|
1. “Yalancı adam bakışından belli olur.” Çoğumuza göre, gözlerini
kaçıran kişi yalan söylüyordur. Yıllardır yüz ifadeleri üzerinde çalışan
Paul Ekman böyle düşünmüyor: Gözleri kaçırmak kişinin o anda güçlü bir
duygunun etkisi altında olduğunu gösterir, ancak yalan söylediği anlamına
gelmez. Beden dilinin ne anlama geldiğini anlayabilmek için yaşanan duyguyu
doğru teşhis etmelidir. Dahası Ekman, en inandırıcı bakışlara sahip
kişilerin sosyopatlar, dolandırıcılar ve müzmin yalancılar olduğunu
söylüyor.
2. “Biriyle yeni tanıştığınızda ne kadar göz teması kurarsanız o kadar
etkili olur.” Bu inançla insanlar iş görüşmelerinde gözlerini
görüşmecinin gözünden ayırmazlar. Oysa birkaç saniyeyi geçen göz teması
insanları huzursuz eder, bu bakışların altında başka anlamlar aranmasına
neden olur. Örneğin araştırmalar, ısrarlı göz temasının karşı cinsin
dikkatini çekmeye yönelik olduğunu göstermiştir.
3. “Ellerini arkada kavuşturmak güç ifadesidir.” Batı kaynaklı
hitabet eğitmenleri yıllarca insanlara ellerini arkada kavuşturmalarını
öğütlediler. Bu jeste “Prens Charles” duruşu da denir, sanki İngiliz
tahtının varisi güçlü bir beden diline iyi bir örnekmiş gibi. Araştırmalar
ise, insanların bu jesti güvenilir bulmadığını gösteriyor: Ellerini
göremediğimiz insanlardan kuşkulanıyoruz.
4. “Yüksek mevkideki kişiler, diğerlerine dokunarak üstünlüklerini ifade
ederler.” Çoğunlukla da iktidar sahibi erkeklerin diğerlerinin omzuna,
koluna dokunarak güçlerini ifade ettiklerine dair bir inanış vardır. Bu
doğru olsa bile, araştırmalar kadınların ve alt sınıftan insanların
birbirlerine daha fazla dokunduklarını göstermektedir.
5. “İnsanlar mutlu oldukları zaman gülümser.” Mutluluk gülümseme
nedenlerinden biridir, ancak Ekman’a göre, o kadar çok gülümseme çeşidi var
ki; “içten” gülümsemeden tutun da “nezaketen” gülümsemeye, “alaycı”
gülümsemeden, “suçlu” gülümsemeye, “korkudan” gülümsemeden “muzaffer”
gülümsemeye kadar. Nedeni ne olursa olsun, gülümsemenin insanlar üzerinde
güçlü bir etkisi var. Araştırmalara göre yargıçlar, sanık suçluysa,
gülümsesin gülümsemesin mahkumiyet kararı veriyorlar, ancak gülümseyen
sanıklar daha az ceza alıyor.
6. “Kızan adam sesini yükseltir.” Tekrar edelim, beden dili duyguları
ele verir, ancak hangi belirtinin hangi duyguyla eşleştiğini söylemek
zordur. Öfke, sinirlilik, korku, heyecan, panik, hepsi ses tellerinin
gerilmesine ve sesin yükselmesine neden olur. Sözsüz iletişim öğesinin hangi
duyguya işaret ettiğine karar verebilmek için iletişim içindeki kişiyi ve
iletişim ortamını anlamak gerekir.
7. “Hızlı konuşan satıcıya güvenme.” Ağzı kalabalık kişilere
güvenmeyiz. Oysa Ekman ağır konuşanlardan, özellikle uzun bir duraksamayla
söze başlayanlardan kuşkulanın diyor. Konuşma arasındaki uzun, kısa ve sık
duraklamaların güvenilir olmadığını da söylüyor. “Aaa...”, “mmm...”, “ıııı...”
ifadeleri, “ben...”, ”şey..” sözcükleri üzerinde durulmasını öğütlüyor.
Böyle durumlarda kişi, “yalancı”, ya yalan söylemek zorunda kalacağını
öngörmemiştir, ya hazırlıklı olsa bile beklemediği bir soruyla
karşılaşmıştır, yahut da gerginlikten dili dolaşmıştır.
Sözsüz iletişim araştırmaları insanların duygularını gizlemekte pek de usta
olmadıklarını gösteriyor. Araştırmaların gösterdiği bir başka gerçek de,
insanların duyguların anlamını yorumlamakta sandıkları kadar usta
olmadıkları. Beden dili yorumları birçok durumda yanlış izlenim yaratabilir.
Kişiyi ne kadar iyi tanırsak, o andaki durumunu ne kadar iyi anlayabilirsek,
ortamı ve diğer kişileri ne kadar dikkate alırsak, kısaca ilişkiyi ne kadar
doğru yorumlarsak, beden dilini o kadar isabetli çözebiliriz.
Kaynak:
Morgan, N. "The Truth Behind the Smile and Other Myths," Harvard Management
Communication Letter, Vol. 5, No. 8, August 2002.
|
|