Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

   “Bakırköy”de Hayat Nasıl? 80 yıllık Bakırköy sakinleri..
 

 Dr. Erhan Kurt Psikiyatrist
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi


1927 yılında Toptaşı Bimarhanesi’nin nakli ile resmen (fiilen 1923) açıldıktan bu yana Bakırköy, hastaların hem tedavi gördüğü hastane hem de yaşadığı ev olmuştur. Mazhar Osman üstadın deyişiyle “virane” olan bu yer hastalar ve doktorlar dahil çalışanlar tarafından mamur edilir. Bakırköy’ün şu andaki yeri bir kışla (Reşadiye Kışlası) olarak planlanmış, eski binaları Sultan IV. Reşad tarafından 1. Dünya Savaşında kullanılmak üzere yaptırılmıştır. Binaların yapımı İstanbul’un işgaline kadar bitirilememiştir. Halen hastanemizin en eski binalarından olan BİTAM binasında kışlanın bir kitabesi mevcuttur. Bakırköy, resmi adıyla Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, yaklaşık 550 dönümlük çoğunluğu çam koruluğu olan arazi üzerinde (hastanenin kuruluş dönemine ait fotoğraflarda tek bir dikili ağaç yoktur, daha sonra dikilmiştir) 488’i kronik psikiyatrik hastalara ait olmak üzere 1750 yatakla hizmet veren Türkiye’nin en eski ve en büyük psikiyatri hastanesidir.

O yıllarda Dünya’da da olduğu gibi, gelenin geri dönmediği, girişin kolay çıkışın zor olduğu yer olma özelliği nedeniyle, Bakırköy’de on yıllar içinde hasta sayısı artmış ve beş binli rakamlara ulaşmıştır. Bu aynı zamanda hizmetin ve tedavinin de aksaması anlamına gelmiştir. Hastaların giyim kuşamı, beslenmesi, bakımı konusunda ciddi sıkıntılar yaşanmıştır. 1950’ler ve daha sonraki dekadlarda antipsikotiklerin keşfi ve ülkemizde de kullanıma girmesiyle birlikte iyileşme kavramı (kısmi-tam) ve hastaların taburcu edilmeleri söz konusu olmuştur.

Eski rehabilitasyon faaliyetleri, hastanemizin kurucu başhekimi ve Türk psikiyatrisinin üstadlarından Mazhar Osman döneminde, hastaların tarla, bağ-bahçe işlerinde çalışmasından, yine eski başhekimlerimizden Faruk Bayülkem döneminde daha yapılandırılmış ve sistematize atölye faaliyetlerine kadar bir dizi çalışmayı içermektedir. Sonraki dönemlerde bu alanda bir kesintiden ya da en azından bir geri kalmışlıktan söz edilebilir.

Yıldırım Aktuna’nın başhekimliği öncesi dönem hastane nüfusunun zaman içinde tekrar tavan yaptığı dönemdir. Hastanenin bu döneminde çaresizlik ve dram o kadar büyük boyutlara ulaşmıştır ki, bizim şu anda 40 hastamızın bulunduğu ve hasta sayısının çok fazla olduğunu düşündüğümüz bir serviste 250 hasta barındırılmıştır. Bu şartlar altında hangi insanlık dramlarının yaşandığını söylemeye gerek yoktur.

Olumlu anlamda göze batan yakın tarih yılları Yıldırım Aktuna’nın başhekimliği dönemi denilebilir. Bu dönem bir ıslahat, yeniden yapılanma, fiziksel şartlarda devrim ve hasta sayısının azaltılması dönemidir. Ancak sonraki yıllar içinde kronik hasta sayısının gitgide artması sonucu yine birikme olmuştur. Bu dönemde de kronik psikiyatri hastalarına hizmet verecek bakım merkezleri olmadığı için, gerek hastaların ailesi bulunarak taburcu edilememesi ve sokağa atma yerine kronik servislerde bakılmasının yeğlenmesi, gerekse bakım amaçlı hasta yatırılması için ricalar (nüfuzlu kişilerin, bakanların hatta cumhurbaşkanlarının ricası) sonucu yığılmalar olmuştur. Bizi diğer hastanelerden ayıran ve çaresiz bırakan bir konu da hastaneye terk edilen hastalar konusudur. Hastane bahçesine, acil servise terk edilen ya da hastanın tedavisi bittikten sonra servisten alınmayan hastalar çaresizlik oluşturmakta ve çoğu zaman elimizde kalmaktadır. Yıldırım Aktuna sonrası dönemde kronik servislerde bakım ve tedavisi yapılan hastalar akut servislere göre nispeten daha az hizmet almış ve kısmen ihmale uğramıştır.

Modern ruh sağlığı hizmeti, poliklinik hizmeti, yataklı tedavi hizmeti, bakım evleri, gündüz hastaneleri ve rehabilitasyon merkezleri, korunaklı evler, evde ruh sağlığı hizmeti şeklinde örgütlenmektedir. Ancak ilk ikisi dışında ülkemizde diğer alanlarda ciddi bir yoksunluk mevcuttur. Kronik psikotik hastaların % 10-15’i bakım gerektirir. Türkiye’de ruh sağlığı alanı için yaklaşık 10.000 bakım yatağı gereklidir. Ancak, Türkiye’de bakım yatağı sayısı 750’dir ve 485’i hastanemizdedir. Halen tedavisini ve daha çok da bakımını üslendiğimiz kronik servis hastalarımızla ilgili bazı istatistiki veriler şu şekildedir:

Toplam 486 hastaya bakım verilmektedir. Bu hastalara 5 kadın 5 erkek servisi ve 1 dahiliye-göğüs hastalıkları (ilgili hastalık olduğunda bu servislere nakil yapılmaktadır) servisi olmak üzere 11 serviste hizmet verilmektedir. Hastalarımız oldukça ileri yaş ortalamasına sahiptir. Bu nedenle genel tıbbi durumları ile ilgili sık problemle karşılaşmaktayız. Hastaların %70 kadarını Kronik Şizofreni hastaları, geri kalan büyük bölümü Mental Retardasyon tanılı hastalar ve küçük bir oranda diğer psikiyatrik tanılı hastalar oluşturmaktadır. Hastalarımızın yatış süresi ortalaması 17 yıldır. Büyük bir çoğunluğun sosyal güvencesini yeşil kart oluşturmaktadır. Son bir buçuk yıl içinde 29 hasta aileleri bulunarak ya da ailelerle daha iyi bir iletişime girilerek taburcu edilmiştir. Yaş ortalaması yüksek bir grupla çalıştığımızı yukarıda belirtmiştim, 41 hasta son 2 yıl içinde kaybedilmiştir. Hastaların yarıya yakınının ailesi yoktur ya da bulunamamıştır; ailesi olanlarında ilgilenme kalitesi ve sıklığı değişken olmakla birlikte, son derece zayıftır.

2006 yılı başında kronik servislerin standartlarını iyileştirmek, servislerin daha iyi idare edilmesini sağlamak için doktor, hemşire, sosyal hizmet uzmanlarından müteşekkil 9 kişilik “Kronik Servisler Kurulu” oluşturulmuş ve bir “Kronik Servis Yönergesi” hazırlanmıştır. Bu kurul kronik servislere hasta giriş-çıkışından, psiko-sosyal rehabilitasyon planlamasına değin pek çok konuda önemli hizmetler görmüştür.

Ayda bir kronik servislerin sorumlu hemşireleri, ilgili başhemşire yardımcıları, sosyal servis elemanları ile toplantılar yapılarak hastaların bakım ve rehabilitasyon hizmetleri değerlendirilmekte ve yeni projeler geliştirilmektedir.

Yazımın bundan sonraki bölümünde son yıllarda ve halen hastanemizdeki kronik psikiyatrik hastalar için bakım ve rehabilitasyon ile, bunlara hazırlık ve alt yapı oluşturan konularda neler yapıldığı ele alınacaktır. Her şeyden önce hastaların yaşadığı servislerin iç-dış fiziksel şartlarını ve kişisel temel ihtiyaçlarını karşılamakla işe başlanmıştır. Temel ihtiyaçları karşılamadan bakım ve rehabilitasyondan söz etmek mümkün değildir. Hastanenin imkanları kullanılarak ve Bağcılar Belediyesi ile iyi bir hastane-belediye işbirliği örneği sağlanarak servislerin restorasyonu gerçekleştirildi. Yaşam koşullarının daha iyi hale getirilmesi için servis içlerinde olabildiğince ev ortamının oluşturulmasına çalışılmıştır. Hastaların tüm verileri elektronik ortama aktarılarak iyi bir planlama yapılması için alt yapı oluşturuldu. Bütün hastaların dosyaları sosyal servis tarafından detaylı bir şekilde incelendi.


 
  SOSYAL SERVİS ARACILIĞI İLE;

Hastaların vukuatlı aile kayıtlarının nüfus müdürlüğünden çıkarılması sağlandı.
Çeşitli resmi kanallar kullanılarak (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı, muhtarlıklar, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri vs..) vukuatlı aile kaydı çıkarılan hastaların aile araştırması yapıldı.
Hastaların sosyal güvencelerinin sağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumlarıyla gerekli görüşme ve yazışmalar yapıldı.
Vatandaşlık numaralarının kullanımının zorunlu olması ile birlikte bazı kimsesiz ve aile kütüğüne ulaşılamayan ya da iletişim kurulamayan hastalarımızın yeşil kartları iptal olmuştu. Bakırköy Kaymakamlığı, Nüfus Müdürlüğü ve Sulh Hukuk Hakimliği ile görüşmeler sonucunda, bu durumdaki 83 hastamız için sağlık kurulu raporu, yaş tayini raporu ve isim tescili tutanağı düzenlendi. Her bir hastamız için hastanemiz çalışanları mahkemece kayyum tayin edilmiş, onların adlarına nüfus müdürlüğündeki işlemleri yürütmüşler ve hastalarımızın nüfus cüzdanları olmuştur. Daha sonra bu kimliklerle yeşil kartları çıkarılmıştır. Hatta bu uygulamamız örnek teşkil etmiş ve bu sorunla karşı karşıya olan vatandaşlarımızın durumu göz önüne alınarak nüfus kanununun ilgili bölümü bizim uygulamamıza göre değiştirilmiştir.
2022 Sayılı yasadan yararlanabilecek durumdaki hastaların evrakları düzenlenerek, resmi kurumlarla yazışmalar yapıldı.
İlgisiz vasiler için mahkemelerle görüşülüp sürecin takip edilmesi sağlandı.
Hastanın maddi manevi ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda ilgisiz hasta yakınlarının uyarılması, bilgilendirilmesi sağlandı.
Taburculuğu uygun olan hastaların aileleri ile görüşme; ailelere hastaların sosyal haklarının anlatılması ve hizmet verebilecek resmi kurumlarla gerekli irtibatın sağlanması gerçekleştirildi.
Her hastayla ilgili sosyal inceleme yapılarak hasta yakınlarının şimdiki sosyoekonomik durumu tespit edildi.
Ailelerin bu hastalar için dışarıda uygun yaşam koşulları sağlayıp sağlayamayacağı araştırıldı.
Aileleri uygunluk gösteren hastalar topluma entegre edilmek üzere taburcu edildi.
Hasta ve ailelerin sosyal hakları konusunda bilgilendirmeleri için afiş, el ilanlarının hazırlanması; poliklinik, servis vb yerlere asılması sağlandı.


Servisin fiziki koşullarının iyileştirilmesi için yapılanlar:

Servislerde koltuklarla döşenmiş TV/sohbet odaları oluşturuldu, koridorlara sedirler konuldu.
Uyaran eksikliği ruh sağlığı hastanelerinde önemli bir sorundur, bunun azaltılması için:
Koridorlara tablolar asıldı
Bina iç duvarlarına resimler çizilmeye başlandı
Her hasta için birer kişisel dolap yaptırıldı
Odalara renkli nevresim takımları, halılar serildi, perdeler asıldı.
Servislerde bulunan banyolar iyileştirilerek, toplu halde gidilen hamam uygulamasından büyük ölçüde vazgeçildi. Hastalar, günlük banyo, saç ve tırnak bakımı gibi özbakım ihtiyaçlarını servis içindeki banyolarda karşılamaktalar. Bu işlemler, servis personelinin yardım ve nezareti eşliğinde gerçekleştirilmektedir.
Bahçe düzenlemesi tekrar yapılarak hastaların bahçeleri daha etkin kullanması sağlandı
Bahçede bir tomruk ev inşa edilerek Kültür Evi oluşturuldu (Saklıbahçe Kültür Evi)


Kılık-kıyafet düzenlemeleri:

Hastaların kültürel özelliklerine, cinsiyetlerine, inançlarına, hastalık öncesinde bulundukları çevreye uygun biçimde giyinmesine fırsat verildi.
Her hasta, sadece kendisine ait eşyalara sahip oldu.
Daha önce kullanılan, kot kumaşından mamül tek tip elbiseler yerine, hastaların tercih ettiği renkli, farklı giysiler alındı.
Her hastanın, servis içinde sabo servis dışında ise spor ayakkabı giymesi sağlandı.
Dileyen hastaların takı kullanabilmesi için iş-uğraşı saatlerinde, kendi zevklerine uygun takıları yapmalarına fırsat verildi.
Hastaların öz bakım becerilerinin geliştirilmesini desteklemek amacıyla dileyen bayan hastalara, makyaj malzemeleri temin edildi, saçlarını uzatmalarına ve boyamalarına olanak tanındı


Daha iyi bakım verilmesi için yapılan düzenlemeler:

Kronik Servislerde çalışan hemşirelerin sayısı artırıldı.
Personelin uygun zaman aralıklarıyla hizmet içi eğitime tabi tutulması planlandı
Bütün hastalar sağlık taramasından geçirildi ve gereksinim duyanlara diş protezi, gözlük, fizik tedavi olanağı sağlandı.


Beslenme koşullarının iyileştirilmesi için yapılanlar:

Günlük beslenme programlarına iki ara öğün eklendi (çay-bisküvi-pasta vs.).
Tatlı Çarşamba: Çarşamba günleri her servis kendi hastaları ile birlikte, “ Tatlı Çarşamba” olarak adlandırılan eğlenceler düzenler. Bu etkinlikte servisteki hastalar hep birlikte pasta, börek gibi yiyecekler hazırlayıp bir araya gelir ve sohbet ederler. Buradaki amaç, hastaların sosyal becerilerini desteklemek, ortak etkinliklerde bulunmalarına fırsat vermek ve özledikleri ev ortamını yaşamalarını sağlamaktır.


Psikososyal rehabilitasyon çalışmaları:

Son iki yıldır Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nden temin ettiğimiz iş-uğraşı hocaları hastalarımızın rehabilitasyonuna önemli katkılar yapmaktadır.
Halk eğitim Merkezi hocalarına ek olarak, rehabilitasyon çalışmalarını yürütmek üzere her servisten bir rehabilitasyon hemşiresi seçildi ve eğitime tabi tutuldu.
Kronik Servis Hastaları İçin Rehabilitasyon Programı oluşturuldu ve zaman içinde sık sık revize edilerek geliştirildi ve çeşitlendirildi
Servislerin içinde rehabilitasyon odaları oluşturuldu.
Öz bakım eğitimi verildi
Her serviste günaydın toplantıları, spor saatleri, iş-uğraşı tedavisi başlatıldı.
Günaydın toplantısı, servis görevlileri ile hastaların bir araya geldiği toplantılardır. Bu toplantılarda, servis içindeki sorunlar, hastaların talep ve önerileri tartışılır. Servis görevlileri, sorunlarla ilgi çözüm önerilerini ve hastalardan beklentilerini iletirler. Buradaki amaç, hastaların sosyal problem çözme ve iletişim becerilerini geliştirmek ve servise uyumlarını arttırmaktır. Aynı zamanda, servisi evleri gibi benimsemelerine ve diğer hastalarla daha iyi ilişkiler sürdürebilmelerine de katkıda bulunmaktadır.

Bahçelerde çay içme imkanı ve buraların rehabilitasyon faaliyetlerinde kullanılması sağlandı.
Öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki zaman diliminde gerçekleştirilen bu etkinlikler, haftanın her günü değişiklik gösterir. Pazartesi, perşembe ve cuma günlerlinde, hastalar hava şartlarının da müsait olması koşuluyla genellikle kendileri için düzenlenen bahçede zaman geçirirler. Burada, servis görevlilerinin eşlik ettiği hastalardan dileyenler tomruk evde, dileyenler ise açık havada kendilerine ikram edilen çay sigara ve pasta, kek bisküvi gibi yiyeceklerden oluşan ikindi kahvaltılarını (ara öğünlerini) alırlar. Bu süre içinde hastalar diğer servislerdeki hastalarla da bir araya gelerek sohbet etmek, kitap okumak, el işleriyle uğraşmak (örgü…v.b.) bulmaca çözmek gibi etkinliklerde bulunma imkanını da bulurlar.

Sağlığı elverişli hastaların hastane dışındaki sergilere, çay bahçelerine gitmelerine olanak tanındı:
Sabancı Müzesi Rodin Sergisi

Sunay Akın Oyuncak Müzesi

Art Galeri, Ayasofya Cami, Sultan Ahmet Camii ve Sultan Ahmet Meydanı

Ramazan Etkinlikleri Çadırları ziyaretleri

Hastaların sinemaya gitmesi sağlandı.
Kronik servislerde yaşayan hastalardan bir müzik korosu ve tiyatro grubu oluşturuldu.
Spor ve oyun malzemeleri temin edilerek haftalık spor programları oluşturuldu.
Bahçe uğraş malzemeleri temin edilerek ( toprak, çiçek. gübre, çapa), kronik hastalar rehabilitasyon amaçlı servis bahçelerinde çalışmaya başladı.
Uyum Marketleriyle iş birliği sağlanarak hastalar tarafından yapılan ürünlerin toplu satışı sağlandı.
Psiko-Atölye öğrencileri; çeşitli üniversitelerin psikoloji bölümü öğrencileriyle birlikte Gönüllü Hasta ziyareti Projesinin oluşturulması ve uygulanması yapıldı
Sosyal-kültürel etkinlikler:
Özel Üniversitelerin Müzik Gruplarının ayda bir konserleri

Müzik Sanatçılarıyla yeni yıl eğlencesi

Hastane Tiyatro Grubunun tiyatro gösterisi

Mayıs ayı son haftasında asistan hekimlerle işbirliği halinde bahar şenliği

Büyükşehir Belediyesi Florya sosyal tesislerine haftada iki gün ziyaret

Haftada bir gün özel ikram günleri: Hastalarla birlikte hazırlanan yiyeceklerle ve/veya

Eti, Unilever, Ülker Gıda’dan temin edilen çeşitli yiyeceklerle.


Taburculuk öncesi adaptasyon projesi: Bu proje ile ailesi olan, ancak herhangi bir nedenle (ailelerin çekinmesi, ne yapacaklarını bilememesi, hastaların dış dünyaya adaptasyon endişesi vs.) taburcu edilemeyen bir grup hastanın seçilerek, bir süreliğine ev ortamında yaşamaları, kendi ihtiyaçlarını kendilerinin karşılamaları, dış dünyaya yavaş yavaş adapte edilerek taburcu edilmeleri planlanmıştır. Çünkü ne yaparsak yapalım aile yanı gibi olmuyor..

Toplum Psikiyatrisi modeline geçiş ve entegre, kapsayıcı bir sistem kurulması ile kurumlar arası görev dağılımı daha rasyonel ve işlevsel, hizmetler daha efektif olacaktır.
 

 


               Bize Ulaşın

Google