Ana-baba okulu
Ana-baba eğitimi
Sevgili anne ve babalar
Anne ve babalara çocuk yetiştirmede öneriler
Çocuğunuzla zamınızı geçirin.
Çocuk eğitimimi?anne baba eğitimimi?
ANNE BABALARA ÇOCUK YETİŞTİRMEDE
ÖNERİLER
Anneler ve babalar;
Çocuklarınız sürekli bir büyüme ve değişme içindedir. Sizin
çocuğunuz olsa da sizden ayrı bir kişilik geliştirmektedir. Onu tanımaya
ve anlamaya çalışın.
Çocuğunuz, yaşamı deneme ve taklit yoluyla öğrenir. Ona ayak
uydurmakta zorluk çekebilirsiniz. Onları oyunda, arkadaşlıkta ve
uğraşlarında özgür bırakın. Onu her yerde ve her zaman koruyup
kollamayın. Onu, küçük diye şımartmayın. O zaman çocuğunuz hep çocuk
kalmak ister. Çocuksu davranışlar sergiler.
Her istediğini istediği zaman elde edemeyeceğini onlara öğretin.
Onlara, yerli yersiz söz vermeyin. Sözünüzü tutamazsanız sizlere olan
güveni azalır. Çocuğunuza kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin.
Yoldan saptığını görünce onu sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve
yasakları ona, “aile kuralı” olarak benimsetin. Çünkü hiç
kısıtlanmayınca ne yapacağını şaşırırlar. Ona karşı tutarsız davranışlar
sergilemeyin. Çünkü onlar, tutarsız davranışlarınız karşılığında hem
bocalar hem de onlardan yararlanırlar.
Çocuğunuza sürekli nasihat vermeyin. Onlar nasihatinizden daha
çok davranışlarınızdan etkilenirler. Yanlış yapmaktan korkmayın. Çünkü
çocuklar, bunları çabuk unutur. Birbirinize karşı saygı ve sevgiyi
koruyun. Aranızda saygı ve sevginin azaldığını görmek onları yaralar ve
sürekli tedirgin eder.
Çok konuşup çok bağırmayın. Çünkü onlar yüksek sesle
konuşulanları pek duymazlar. Yumuşak ve kesin sözler, onlarda daha iyi
iz bırakır. “Ben senin yaşında iken....” vb. sözlerle asla kulak
asmazlar.
Kendinizle özdeşleştirmeyin. Onları olduğu gibi kabul edin.
Yanılma payı bırakın. Küçük yanılgılarını büyük suçmuş gibi başına
kakmayın.
Korkutup, sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak usandırmaya
çalışmayın. Yaramazlıkları için onları kötü çocukmuş gibi yargılamayın.
Yanlış davranışları üzerine durarak düzeltin. Ceza vermeden önce mutlaka
onu dinleyin. Suçunu aşan cezalar vermeyin.
Onu dinleyin. Çünkü öğrenmeye en yatkın olduğu anlar, soru
sorduğu anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Gerçekleri
söyleyin. Soru sorma şevkini kırmayın ve özenle cevaplandırın.
Onları, yeteneklerinin üstünde işlere zorlamayın, başarabileceği
işler için güdüleyin. Ona, güvendiğinizi belli edin, onu destekleyin ve
çabasını övün.
Onu başkalarıyla karşılaştırmayın, umutsuzluğa kapılmasın.
Yaşının üstünde olgunluk beklemeyin.
Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın. Öğrenmesi için zaman
tanıyın. Dürüst davranmadığı zaman, çok fazla üstüne gitmeyin. Onu,
yalan söylemeye sevk etmeyin.
Sizi çok bunaltsa da soğukkanlılığınızı yitirmeyin.
Kızabilirsiniz, ama onu aşağılamayın. Yoksa o da sizi yabancıların
yanında güç duruma düşürebilir.
Çocuğunuza karşı haksızlık ettiğinizi fark ettiğinizde, ona
açıklamaktan korkmayınız. Açıklamalarınız, sizi ona daha çok
yakınlaştırır. Bunu zayıflık olarak görmeyin ve kullanmasından
korkmayın.
Unutmayın ki, çocuğunuz sizi olduğunuzdan daha iyi görür.
Kendinizi ona karşı yanılmaz ve erişilmez olarak göstermeye çabalamayın.
Ondan “örnek çocuk” olmasını beklemeyin. Çünkü o, sizden kusursuz
olmanızı beklemiyor. Sevecen ve anlayışlı olmaya çalışın.
Çocuğunuza zorla yemek yedirmeye çalışmayın. Yemek yedirirken
rahat davranın ve sağlıklı yiyecekleri alternatif olarak sunun.
Çocuğunuz onlar arasından seçimini yapacaktır. Çocuğunuzun yeme isteğini
yükseltin. Yediğinden emin olduğunuz yemek veya yemek çeşitlerini
mutlaka sofrada bulundurun
Yemek saatinden önce abur cubur şeylerle onun karnını doyurmayın.
Yemek saatinde, onun acıkmış olması gerekmektedir.
Yemeklerin görüntüsünün iştah açıcı olmasına dikkat ediniz.
Tatlıyı (çikolatayı, şekeri...) yemeklere karşı rüşvet olarak
kullanmayınız. Böylece tatlının yemeklerden daha çekici olduğunudüşünmezler. Yemek ya da yemekler arasında seçim yapabilirler. Herkes
için yemek pişirmeyin, onun sevmediği yiyecekleri yenileriyle
karıştırın. Yemek saatlerinin bütün ailenin zevk aldığı bir zaman dilimi
olmasını sağlayın.
Çocuklarınız, dövüşür, atışır ve kavga ederler. Kavgayı
önleyemezsiniz ama onunla baş etme ya da daha aza indirmek sizin
elinizdedir.
Çocuklar genellikle günün belli saatlerinde ve belli durumlarda
kavga ederler. Kavganın gerçek nedenini saptamak için ailenizi çok iyi
gözlemleyin ve bunlara çözüm bulmaya çalışın
Çocuklarınız kavga ettiği zaman hakemlik yapmayın, “kim başlattı”
vb. sözlerle tartışmanın içine girmeyin. Onlara kavgalarla baş etme
sorumluluğunu verin. Odadan çıkın, onların sizi kullanmasına izin
vermeyin. Ancak olayın kötüye gittiğini hissettiğiniz durumlarda araya
girin.
Unutmayın; olayın ne kadar dışında kalırsanız çocuklarınız da
kendi aralarındaki anlaşmazlıkları çözmede o kadar yaratıcı
olacaklardır. Çocuklarınıza birbirlerine sevgilerini göstermelerini
onlara öğretin.
Çocuklarınız, zaman zaman şiddet duygusuna kapılabilirler. Bunu
engelleyemezsiniz. Ama şiddet davranışlarını engelleyebilirsiniz. Bunun
için çevreyle ilişkilerinde şiddet hareketlerine sapmalarını
engelleyecek kurallar koyun ve bunları ödün vermeden uygulayın.
Şiddet duygularını bastırmayın, duygularını size dökmesine fırsat
verin. Böylece onları rahatlatmaya çalışın. İçten içe şiddet ve nefret
duygularının gelişmesini engeller.
Çocuklarınıza kitap sevgisini, küçük yaşlarda kazandırmaya
çalışın. Çünkü onlar 0-6 yaşta ne almışlarsa 70 yaşında da o birikim
iledir. Kitaba karşı ilk ilgi ve merakın uyanması, okuma öncesi dönemine
rastlar. Çocuğun eline verilen bol renkli, resimli kitaplar, ona
anlatılan çeşitli öyküler, masallar, oyun oynama düşlerine seslenen
dizeler, tekerlemeler bu dönemde çok önemlidir.
Çocuğun resimli kitabı eline alıp, kendi kendine yüksek sesle bir
şeyler okuyup anlatıyormuş gibi yapması, çözemediği gizemli harflerin
ardından çeşitli dünyaların da olduğunu, kavradığını gösterir. Okumayı
öğrendikten sonra, harflerin ötesinde heyecan uyandırıcı, şaşırtıcı
renkli dünyaların kimsenin yardımı olmadan kendi kendine çözümlemeye
başlar. Artık kitap okuma çocuk için ayrılmaz bir bütün olur.
Okumak; düşünerek, benimseyerek, özümseyerek bireyin hayat
görüşünü belirler. Çocuklarınızın sevgi, dostluk, barış ve iyi değerleri
içeren konulu kitapları okumasını sağlayın. Vurdulu, kırdılı,
ezberciliğe dayanan, kin ve nefret konulu kitapları okumalarına izin
vermeyin.
Çocuk kitaplarında çevre, barış, eğitim, sevgi ve aşk, kadın
erkek eşitliği, insan hakları, kuşaklar arası çatışma, geleneklerle
hesaplaşma gibi kavramlarına yer verilmelidir. Bağnazlık ve ön yargıdan
uzak olmalı, ırk üstünlüğü ve din ayrımı gibi inançlar aşılanmamalı, yurt
sevgisi ve ulusal değerler aşılanmalıdır.Uluslararası düşmanlıklar
körüklenmemeli, yiğitlik abartılmamalıdır. İnsan, çocuğa olumlu ve olumsuz
yönleri ile tanıtılmalı, katı ahlak kuralları yerine insani değerler,
hoşgörü ve esneklik esas alınmalıdır