|
|
Anne-babaların her zaman hatırlaması gereken
10 altın kural
Modern çağın çocuklarını en iyi şekilde
yetiştirmek isteyen anne-babaları basılı medya, kitaplar, Internet ve diğer
kaynaklarda yüzlerce öneri ve teori ile karşı karşıya kalıyorlar. Bunlardan
bir kısmını yaşamlarını kolaylaştıran ve ebeveynlik becerilerini destekleyen
olumlu, kullanışlı bilgilere dönüştürürken, bir çoğu da kafalarının
karışmasına neden oluyor.
Aslında anne-babalar çocukları için en doğru olanın ne olduğunu biliyor ve
bunun tüm bu bilgi ve teorilerde öngörüldüğü kadar karmaşık olmadığının da
farkındalar. Yine de yanlış yapma endişesi ile her zaman kendilerine
güvenemeyebiliyorlar.
Aşağıda, zaman zaman bir ebeveyn olarak kendinize
güveninizin zayıfladığını ya da kafanızın karıştığını hissettiğiniz
dönemlerde başvurabileceğiniz ve çocukların en temel ihtiyaçlarını
karşılamanızda size yardımcı olacak altın kurallar yer alıyor.
1- Çocuğunuzun en önemli istek ve ihtiyaçlarından biri ona zaman
ayırmanızdır.
Kısa, yoğun etkileşimler günlük rutinleri paylaşmanın yerini tutmaz. Buna
ilave olarak, aile yaşamınızın günlük rutinlerini çocuğunuzla
paylaşmalısınız. Örneğin çamaşırları makineye atmak; yıkanmış çamaşırları
asmak; bulaşıkları yerleştirmek; yemek pişirirken, arabayı yıkarken,
temizlik yaparken size yardımcı olması; birlikte alışverişe çıkmak; akraba,
komşu ziyaretlerinde veya banka ya da postaneye giderken size eşlik etmesi,
ailece yenen akşam yemekleri gibi... Ayrıca kaybedilen zamanı maddi şeylerle
telafi edemeyeceğinizi unutmamalısınız. Para yerine koyulabilir, ancak zaman
asla geri getirilemez.
2- Mükemmel olmaya çalışmayın.
Anne-baba olarak elinizden gelenin en iyisini yapmaya gayret edin. Ancak
kusurlarınız olabileceğini, zaman zaman hatalar yapabileceğinizi de kabul
edin. Çocuğunuzun mükemmel bir anne-babaya değil, onu seven, koruyan ve
kabul eden bir anne ile babaya ihtiyacı vardır. Ayrıca herkesin hata
yapabileceğini ve hataları hoş görebilmeyi bilmek ve bu hataları birer
öğrenme fırsatı olarak değerlendirebileceğini anlamak, çocuğunuza
verebileceğiniz paha biçilmez bir yaşam dersi olacaktır.
3- Çocuğunuz için söylediklerinizden çok, yaptıklarınız anlam taşır.
Uzun konuşmalar ve nasihatler nadiren akılda yer eder, oysa davranışlarınız
etkili, net mesajlar verir. Örneğin çocuğunuzun dürüst ve şefkatli bir insan
olmasını istiyorsanız, öncelikle siz dürüst ve şefkatli davranan biri
olmalısınız.
4- Konuşmaya başlamadan önce çocuğunuzu dinleyin.
Konuştuğunuz konu ne olursa olsun, siz ne kadar çok dinlerseniz, çocuğunuz
da size o kadar çok şey anlatır. Elbette bu da karşılıklı konuşmanızın çok
daha etkili ve anlamlı olmasını sağlar.
5- Özgüven ruh sağlığının temel taşıdır.
Çocuğunuz, yalnızca yaşına uygun olmak kaydı ile, kendi seçimlerini
yapabilme ve kararlarını verebilme olanağını bulabilirse net ve sağlam bir
özgüven duygusuna sahip olabilir. Örneğin, çocuğunuzun hatalı davranışlarını
düzeltmeye çalışırken, ona iki doğru seçenek sunabilir ve bunlardan birini
kendisinin tercih etmesine izin verebilirsiniz.
6- En etkin ceza, zamanında verilen, geçici olarak uygulanan ve çocuğun
neyi, neden onaylamadığınızı anladığı cezalardır.
Çocuğunuza doğru davranışları, sınırları ve kuralları öğrenmesi için ceza
vermeyi gerekli gördüğünüz durumlarda, bu cezanın hatalı davranışla ilişkili
ve orantılı bir ceza olma gerektiğini; cezanın amacının intikam almak ya da
çocuğu üzmek değil, doğruyu anlamasına yardımcı olmak olduğunu; cezanın
geçici bir süreyi kapsaması gerektiğini ve çocuğunuzun hangi davranışını
onaylamadığınızı ve beklentinizin ne olduğunu açık bir şekilde anlamasını
sağlamayı kesinlikle ihmal etmemelisiniz.
7- Çocuğunuz size bir soru sorduğunda, konu ne olursa olsun basit ve
güvenilir bir cevap verin.
Ölüm, doğum ve benzeri zor konulardaki soruların uzun uzun açıklamalar
gerektirdiğini düşünebilirsiniz. Ancak aslında çok fazla ayrıntı ve bilgi
vermek bir varil suyu bir bardağa doldurmaya çalışmaya benzer: Bu
kaynakların israf olmasına ve alıcının yorulmasına neden olur. Çocuğunuzun
yaşına ve gelişim düzeyine uygun kısa, net ve doğru bilgileri vermeniz her
zaman için yeterli olacaktır.
8- Yaşadığınız çevreye saygı göstermeyi günlük yaşamınızın önemli bir
parçası haline getirin.
Siz kısıtlı kaynaklarımızı özenli ve doğru kullanırsanız, çocuğunuz da bunu
öğrenecektir. Elbette ki bu da onun sağlıklı, mutlu ve uzun bir yaşam
sürmesine katkıda bulunacaktır.
9- Çocuğunuz yaşamı içerisinde birçok kişi ile ilişki kuracaktır.
Arkadaşlar, öğretmenler, akrabalar, komşular ve belki de üvey anne-baba ya
da kardeşler gibi farklı birçok kişi ile ilişkiler kuracaktır. Ancak tüm bu
ilişkilerin arasında sizinle olan ilişkisinin her zaman eşsiz, özel ve
kalıcı bir ilişki olacağını unutmamalısınız. Dolayısıyla sizin öncelikle bu
ilişki içerisindeki rolünüze odaklanmanız en doğrusu olacaktır.
10- Çocuğunuz anne-babalığınızı ödüllendirmek zorunda değildir.
Anne-baba olmanın sağladığı tatmin duygusu içten kaynaklanır. Zaman zaman bu
tatmini hissetmekte zorlanıyorsanız, dünyanın en zor ve en önemli işine
soyunduğunuzu unutmayın. Anne-babalık büyük mutluluklar, derin üzüntüler ve
her şeyden de önemlisi büyük ve kalıcı bir tatmin içeren bir iştir.
KAYNAK:
http://www.aile.org.tr ait olup,izin hakkı alınmıştır.
|
|