|
|
|
ANA YÜREĞİ
SHU. İlyas Ali DAŞTAN
Yazarımızın
yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı
dastanilyas@gmail.com
ulaştırabilirsiniz.
|
Dil ve sözcükler… Aslında bir ülkenin en
değerli birikimlerinden biridir. Dilin yabancılaşması ve anlam zenginliğini
yitirmesi de yine bir ülkenin ayıbıdır. Bazen özentiden, bazen de farkında
olmadan yabancı sözcüklerle duygu ve düşüncelerimizi anlatmaya
çalıştığımızda hepimiz bu ayıba düşmüyor muyuz?
Dilde ve sözcük seçiminde sadelik duygu ve düşünceleri anlatmanın ne kadar
güzel bir yoludur. Özellikle de sevgi, özlem, aşk, anne sözcükleri… Seni
seviyorum demenin dünyanın başlangıcından bu yana üretilen en sade ve
anlamlı sözcükler olduğunu kaç kere düşündük?
“Ana yüreği” bir araya getirilmiş en güzel ve özel
sözcüklerden biri değil midir? Kendi başlarına kullanıldıklarında da özel
anlamları olan bu iki ayrı sözcük bir arada kullanıldığında okyanus kadar
geniş ve derin duygu selini çağrıştırmakta. Mantığın ve düşünselliğin ön
plana çıkarıldığı günümüzde duyguları ortaya çıkarmanın ve varlığı
kanıtlanan duygusal zekânın da gerekliliğini ve bir o kadar da önemini
ortaya koymaktadır.
Özenle seçilmiş sözcükler kimi zaman hedefi ıskalamayan bir ok gibi hedef
tahtasının orta noktasında bulunan en yüksek değeri bulur. İşte “ana yüreği”
sözcükleri de böyledir.
Ben, bu iki sözcüğü her bir araya getirdiğimde; birbirine çok yakışan iki
sevgili, anne ile çocuk arasında yaşanan en değerli yaşantı, ekmek ile su
gibi olduklarını düşünmüşümdür. Sözcükleri dilimde sessizce tekrarlarken
hatıralarım ışık hızı ile toprak damlı evimizin isli gaz lambası ile
aydınlanan fakir odasına götürür beni. Henüz dört yaşındayım ve beşikte
ağlayan kardeşimi yatıştırmak için çocuk kuvvetimle beşiği ırgalıyorum.
Birazdan annem tarladan gelecek ve yemek yapacak, sonra kucağına alıp yorgun
sesi ile ninni söyleyecek. Annemin kucağında dalacağım ömrümün en huzurlu ve
derin uykusuna. Annemin orak sallamaktan nasırlanmış elleri yüzümde
gezinirken ben onun yüreğine akacağım.
“Ana yüreği” kucaklamayı, bağrına basmayı, döşe yaslanmayı kısaca duygu
aktarımını ifade etmektedir. Anaların yüreklerinin sonsuzluğunu bilmeyen var
mıdır? En zor zamanlarda, fırtınalı günlerde gök gürültüsünden
korktuğumuzda, hasta olduğumuzda başucumuzda, sevinçlerde ve kederde yanı
başımızda bulduğumuz ya da bulmak istediğimiz kimdir? Analarımız…
Onlar, sadece okunup geçilecek kadar iki basit sözcük değildir. Göğsünün sol
köşesinde yürek taşıyanlar bunu bilirler.
|