|
|
|
 |
TIBBİ SOSYAL HİZMET UYGULAMALARI
Sosyal Hizmet Uzmanı Ali SONGÜL/Sitemiz
Yazarı
Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve
yorumlarınızı
uzm.alisongul@mynet.com ulaştırabilirsin |
Bu güne değin, sağlığınızla ilgili bir
tedavi sürecinde herhangi bir şekilde tıbbi sosyal hizmet olarak
nitelendirebileceğiniz bir yardım ve destek aldınız mı? Bu soruyu
yöneltmemdeki amaç, tıbbi sosyal hizmet uygulamalarının hastanın içinde
bulunduğu duygusal, sosyal ve çevresel koşulların bir bütün olarak
değerlendirilerek iyileştirilme sürecine yapacağı katkıları ve hastalık
üzerindeki olumlu yansımalarının ne denli önemli olduğunu vurgulamaktır.
Bilimin ve modern dünya ülkelerinin ulaştığı en son bulgular artık yeni
yaklaşımların yaşama geçirilmesini gerekli kılmaktadır.
Bu bağlamda, tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının rol ve fonksiyonları üzerinden
gidilerek konuyu değerlendirmek uygun olacaktır. Sanırım şöyle bir soru ile
de konunun daha doğru algılanması ve akılda kalması kolaylaştıracaktır.
Hastane sosyal hizmet uzmanlarının sağlıkta “tam bir iyilik halinin
sağlanmasındaki” kilit rolleri yeterince biliniyor mu?
Yapılan araştırmalar değerlendirildiğinde, psikososyal boyutun hastalıklar
üzerindeki etkisi ve moral durumunun bir çok hastalığın tetikleyicisi
olabileceği gerçeğine bağlı olarak “Hiçbir hasta ve yakını yeterli tıbbi
sosyal hizmet desteği almadıkça ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik
haline ulaşamaz.” tezini doğrulamaktadır. Bu yüzden sağlık sektörünün artık
dikkate alması gereken bir bilimsel bulgu olarak bu perspektife ulaşması
gerekiyor.
Bu nedenle ideal işlevsel bir görev tanımı yapacak olursak;
Hastane Sosyal Hizmet Uzmanları [HSHU], hasta ve yakınlarını, sağlık hizmeti
verilen süreçte, kurumun kendine özgü işleyiş sistemi içerisinde,
kurumla-doktor ve diğer sağlık çalışanları ile ilişkilerinden doğan ve
doğabilecek olan; yönetişim, ilişki ve iletişim sorunlarıyla karşılaşmaları
durumunda, sorunun çözümüne dönük mesleğe özgü psikososyal boyutta yöntem,
teknik ve yaklaşımlarla birlikte, girişimde bulunması, çözüm önerileri
sunması, hasta haklarının savunulması ve tedavi sürecindeki hastanın
psikososyal uyumunun sağlanarak korunması, sistemin işleyişinden ve
uygulamalarından kaynaklanabilecek hastaya dönük zararlarının önlenmesi ve
olumsuz etkilerine yönelik hastanın danışmanlık teknikleriyle rahatlatılması
ve bir bütün olarak hastanın aile ve sosyal çevresi ile ele alınarak
değerlendirilmesini, kurumun bireyi psikososyal boyutu ile algılamasını
sağlayan profesyonel nitelikli mesleki değer ve ilkelere sahip mesleksel bir
uzmanlık branşıdır.
Hastane sosyal hizmet uzmanları, görev tanımında belirtilen bu
fonksiyonlarını hastanenin en uygun alanında ve özenle düzenlenmiş, Hastane
Sosyal Servislerinde ve Halkla İlişkiler ve Sosyal Hizmet Bürolarında ve
Hasta Hakları Birimlerinde yerine getirir.
Bu servis,büro ve birimlerle bitişik nizamda oluşturulan görüşme veya seans
odalarında ve eğitim salonlarında danışmanlık desteği, kişisel ve grupla
sosyal çalışmalar ve rehabilite edici ve psikososyal boyutta onarıcı
mesleksel uygulamalar gerçekleştirilir ve kaydedilir.
Bunun dışında kurum çalışanlarının performansının ve motivasyonunun
sağlanmasında, kuruma karşı aitlik duygusunun ve kurum çalışanlarının
birbirleri ile olan ilişkilerinin geliştirilmesinde eğitsel, sosyal,
sanatsa, kültürel ve sportif etkinliklerin düzenlenmesi ve personelin
gereksinimleri dikkate alınarak becerilerin artırılmasını sağlayıcı
organizasyonlarla ekipler kurarak gerçekleştirir.
Son olarak kurumun sağlık politikalarının sosyalleştirilmesinde ve halka
dönük bilinçli hasta kültürünün oluşmasında koruyucu ve önleyici eğitsel
sosyal proje tasarımları geliştirerek uygulanmasının sağlanmasında katkıda
bulunur.
Böyle bir inovasyonun, sağlık sitemine dinamizm kazandıracağı, Hatta Dünya
Sağlık Örgütünün sağlığın tanımında ‘bedensel, ruhsal ve sosyal tam bir
iyilik hali” olarak tanımlanan sağlık kavramının esasına vakıf olunarak
sağlık hizmeti alma sürecinde insanımızın kaliteli yaşamını geliştireceği
konusunda kimsenin şüphesi bulunmamakla birlikte, bu felsefe ve yaklaşımın
benimsetilmesi ve yaygınlaştırılması, tıbbın sosyal bir bilim olduğu gerçeği
yeterince algılanmadıkça oldukça uzun zaman sonra gelinebilecek bir çağdaş
aşama olarak kalacaktır.
Sonuç olarak sağlığın üç boyutlu (bedensel, ruhsal, sosyal) saç ayağından
oluştuğu kabul edilmediği ve buna göre gerekenler yapılmadığı sürece bir
yere varmak olanaklı değildir..
Hiçbir sağlık hizmeti bu üç boyutu bir bütün olarak ele almadıkça
tamamlanmış kabul edilemez. Hep bir tarafları eksik kalacak olan ve insana
özgü duyguları göz ardı edici otomasyonun bir paçası olarak bireyi ele alan
sistemlerin insanımızın tıbbi sosyal hizmet ihtiyacını karşılaması
beklenemez. Amacımız ve dileğimiz bu anlayışın ve algının gelişip
yaygınlaşması ile sağlık hizmetleri sunumunda bu bakışın yerleşmesidir.
(Bu yazı milliyet blog sayfalarında yayınlanmaktadır)
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|