Bu bir mucize dediğimiz iyileşme süreçleri bir çok olguda
izlenebilmektedir. Gazete sayfalarında, internette, tv haber
programlarında bu türden bir çok sağlığına kavuşmuş insan öyküleri ile
karşılaşılmakta ve hayretle takip edilmekte olup her birinin ortak
özelliği olarak sosyal destek sistemlerini oluşturan çevresel zenginliğin
ve özgün ilginin varlığı saptanmaktadır.
Artık bu habersel değeri olan
durumların yalnızca hayretle izlenmesinin ötesinde bu gerçeğin
adının konulması gerekmektedir. Ülkemizde yapılması gerekenin bu
saptamaların ve bilimsel bulguların ışığında yaşamsal etkileri
bulunan psikososyal –moral desteğin yaşama geçirilmesi için
psikososyal destek merkezlerinin sağlığın her aşamasında zaman
kaybedilmeden devreye sokulmasıdır. Gerek tedavi süreçlerinde
gerekse koruyucu, önleyici, destekleyici ve rehabilite edici olarak
psikososyal hizmetlerin etkin bir biçimde başlatılması
gerekmektedir.
Şanslı olguların sayısının artmasını, insan sağlığı ve yaşam
kalitesinin yükselmesini bekliyorsak öncelikle yapılması gereken
uygun hizmet modelleriyle bireylerin ve ailelerin uzmanlar
eşliğinde, mesleki yöntem, teknik ve yaklaşımlarla planlı ve düzenli
olarak desteklenerek psikososyal boyutta geniş bir tarama
gerçekleştirilmesi ve bu taramanın sonucunda olguların destek
sistemlerini güçlendirici sosyal hizmet müdahalelerinin sosyal
güvenlik kurumlarınca ve sigorta şirketlerince de finanse edilmesi
hedefe ulaşılmasında zorunlu görülmektedir.
Moral destek tedavilerinin öneminin kavranması bakımından son
günlerde umut verici bir gelişme olarak değerlendirdiğim konu
ise;medyanın bu konuya ilgisinin giderek artmasıdır. Özellikle Star
Televizyonu ana haber bülteninde, Sayın Uğur DÜNDAR’ ın ilgili,
duyarlı ve özenli yaklaşımı ile gündeme getirdiği ve Arena
programında da detaylı olarak ele alacağı onkolojik ve psikiyatrik
açıdan psikososyal desteğin önemi bir kez daha geniş halk
kesimleriyle paylaşılmış olacaktır. Uğur DÜNDAR’ ın sağlık alanında
gündemi belirleyecek bu konuya ilişkin çabası övülecek,
ödüllendirilecek ve takdir edilecek bir çabadır. Haber programlarını
ilgiyle takip ettiğim Uğur Bey’in gerek bilimsel bilgiye ve mesleki
liyakat ‘a gerekse sosyal hizmet uzmanlarının işlevselliğine verdiği
önem ve değer çok sayıda meslektaşım tarafından bilinmekte ve
takdirle karşılanmaktadır. Moral destek sağlayıcı, psikososyal
işlevleri ve uyumu geliştirici bir mesleği icra eden sosyal hizmet
uzmanlarının konuya ilişkin alanlarda gündeme gelmesi doğal bir
mesleksel beklentidir. Temennimiz uygulayıcılar olarak bu konuda
gereksinim duyulacak mesleksel rolün üzerinde yeterli vurgunun
yapılarak moral motivasyonun öneminin algılanması ve pek tabii
insanımız için bu disiplin ve meslekten yararlanılmasıdır. Elbette
sağlık hizmetinin, bir ekip çalışması hizmeti olduğu gerçeğinden
hareketle bunları söylüyorum.
Konunun özgünlüğü, bilimsel ve mesleki felsefesi ve uygulamalı bir
birikime sahip bir meslek olması nedeniyle, koruyucu, önleyici,
destekleyici, geliştirici ve rehabilite edici nitelik ve amaçları
içinde barındıran bir branş olarak sosyal hizmet/sosyal çalışma
disiplininden yararlanılması akıllıca bir politika olacaktır. Diğer
taraftan bu tariften yola çıkılarak sosyal hizmet/ sosyal çalışma
bilim ve disiplinini alanda profesyonel anlamda uygulayıcıları
olarak sosyal hizmet uzmanlarından yararlanılması isabetli
olacaktır.
Bu anlamada öncelik taşıyan bir ihtiyaç olarak ülkemizde de
kurulması öngörülen psikososyal onkoloji merkezleri bu tür
hizmetlerin gelişiminde örnek oluşturabilecektir. Bunun yanında,
hastanelerin bünyesinde aile destek merkezleri, gençlik ve çocuk
gelişim merkezleri, evlilik ve aile danışma merkezleri, moral destek
sağlayıcı birimler kurularak yaygınlaştırılmalıdır. Mevcut sağlık ve
eğitim sistemi içerisinde üniteler, birimler açılmalı, psikososyal
hizmet departmanları kurulmalı, özellikle diyaliz merkezleri ve
ünitelerinden hizmet alan hastalar aileleri ve çevreleri ile
birlikte çok yönlü desteklenmeli ve mutlaka buralarda diyaliz
hastaları için sürekli sosyal hizmet uzmanlarından danışmanlık
hizmeti alınmalı ve bu tür yerlerde sürekli danışmanlık hizmeti
zorunlu hale getirilmelidir.
Sonuç olarak toplumsal gelişimin, sosyal sağlığın ve yaşam
kalitesinin önündeki engellerin giderilmesi, özellikle sosyal
sorunların çözülmesi ve bireyin ve ailenin sosyal destek sistemlerin
güçlendirilmesi ile sağlığın desteklenmesi, tedavinin tamamlanması
ve moral desteğin bilimsel mesleki yöntem ve yaklaşımlarla ele
alınması için üstte belirtilen önerilerin yaşama geçirilmesi sağlık
hizmetlerinde yeni bir anlayışı beraberinde getirecek ve herkes
açısından yararlı sonuçlar doğuracaktır.