|
|
Alkol BAĞIMLILIĞI
Özlem BOĞOÇLU
(Sosyal Hizmet Uzman)
Yazarımızın
yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı
ozlem.alper1@mynet.com
ulaştırabilirsiniz.
Şarap sonsuz hayat kaynağıdır, iç;
Gençlik sevincinin pınarıdır, iç;
Gamı yakar eritir ateş gibi,
Sağlık sularından şifalıdır, iç. (Ömer Hayyam)
Maviliklerde nazlı nazlı yol alan bir uçurtma olmaya da özenebilirim,
annemin o güzel kucağına başımı uzatmaya da… ama yerçekimi benim göklerde
uçmamı engelleyip beni yere bağlı kılar. Bağımlı olduğumuz en azından bir
yer çekimi ve onun da ötesinde, özellikle bebeklikte, annemiz vardır.
Bağımlı olmak zorundayız yani. Psikososyal gelişim evrelerinin ilk
dönemlerinde gelişen bağlanma biçimleri ve sorunları, insan yaşamında
belirleyici olur. Bağlılıkların tutkuyla karışması ve benlik sınırlarının
kaybı, farklı bir boyut kazanmasına yol açmakta ve bağımlılığı
yaratmaktadır. Bağımlı kişi, bağlandığı nesnenin kendisine kısa ya da uzun
vadede verdiği zarara rağmen bağlandığı nesneden vazgeçemeyen, onsuz
yapamayan kişidir. İnsanlar sigaraya, alkole ya da psikoaktif maddelere,
yakınlarına, karşı cinse… bağımlılık gösterebilirler.
Bu sabah yalnız uyandım
Sensiz olmaz, sensiz olmaz
Tanıdık kokular yok
Sensiz olmaz
Kahvaltım anlamsızdı
Sensiz olmaz, sensiz olmaz
İlk sigaram bile tatsızdı
Sensiz olmaz
Anlaşılan alışmışım
Sensiz olmaz, sensiz olmaz (Bülent Ortaçgil)
Bağımlılık yapan maddelerin arasında alkol ve tütünün özel bir ayrıcalığı
vardır. Kolayca elde edilip, alınıp, satılmakta, günlük yaşam içinde rahatça
kullanılabilmektedirler. Ayrıca alkol hem uyarıcı (güç, canlılık, keyif
veren, yorgunluğu gideren) hem de yatıştırıcı özelliği nedeniyle en sık
kullanılan maddedir.
Etil alkol kolay elde edilebilir olduğu için tarih boyunca alkollü içecekler
kullanılmıştır. M.Ö. 2000 yıllarında Babil’de Hamurabi Yasaları’nda şarap
ticareti’nden söz edilmiştir. Bununla birlikte özellikle sanayi devriminden
sonra Batı toplumlarında alkol üretimi, tüketimi ve alkole bağlı sorunlar
hızla artmıştır. Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde hızlı, düzensiz ve
çarpık kentleşme; eğitim, sağlık, ekonomik sorunlara koşut olarak alkol
tüketimi ve alkole bağlı sorunlar da artmaktadır.
Aslında alkol alan kişiler, hoşlanmadıkları nesnelerden, hoşlanmadıkları bir
dünyadan uzaklaşmaya, uzak kalmaya çalışırlar.
Aslında bir çeşit bağımsız olma çabasıdır bu.
Bu duygu onları derin bir bağımlılığın kollarına atar.
Bağımsız olma çabası bağımlılığa dönüşmüştür.
İnsanlar yaşamları boyunca karşılaştıkları sorunlarla başa çıkmak için pek
çok yöntem kullanmıştır. Çeşitli nedenlerle başlayan alkol içimi önce
alışkanlığa, sonra bağımlılığa dönüşebilir. Bağımlılığa dönüşen alkol içimi
başlı başına bir sorun haline gelir.
Alkole başlama genelde 12-17’dir. Alkol kullanımı ve alkol bağımlılığına
bağlı yaşam sorunları 20-35, tedavi için başvurular ise 40’lı yaşların
başlarındadır.
Uzun süre alkol kullananlarda ve alkoliklerde bedensel, fizyolojik ve ruhsal
nedenlerin birbirlerini tamamlaması sonucu hastalık tabloları ortaya çıkar.
Psikiyatrinin temel kitaplarından olan DSM-IV de alkol bağımlılığı “Maddeyle
İlişkili Bozukluklar” başlığı altında ayrı bir bölüm olarak ele alınmıştır.
Alkolizm “Alkol Kötüye Kullanımı” ve “alkol Bağımlılığı” olarak iki alt
başlıkta incelenmiştir. “Alkol Kötüye Kullanımı” olarak değerlendirilen
durum kişilerin sağlıklarına, işlerine ve toplumsal yaşamlarına zararlı
olduğunu bilmelerine rağmen alkol alma isteklerini engelleyememeleridir.
Alkol almaları için kolay ve çeşitli açıklamalarla durumlarını akılcı hale
getirirler. Kötü kullanımın ötesinde uzun süre ve yüksek miktarlarda alkol
alanlarda bağımlılık gelişir. Bu kişiler yalnız belli gün ya da saatlerde
değil – yer ve süreye bağlı kalmaksızın – olanak buldukça, koşullarını
zorlayarak gece gündüz demeden alkol alabilirler. Kimileri yalnız hafta sonu
içer. Ancak tüm hafta sonu sürekli içerler. Kimileri ise aylarca alkolsüz
bir dönemden sonra günlerce, haftalarca sürekli içer. Tüm bu durumlarda
alkol bağımlılığı gelişir.
Alkolü bulmak, kullanmak ve etkilerinden kurtulmak için önemli ölçüde zaman
harcarlar.
Alkol bağımlılığında kişilerin alkol kullanımını azaltmak ya da kesmek için
başarısızlıkla sonuçlanan çabaları vardır. Profesyonel yardım almak bağımlı
olduklarını ve alkol almadan yaşamlarını sürdüremediklerini kabul etmek
anlamına gelir. Alkolü 3 gün, 5 gün, belki aylarca almaz. Belki onu zorlayan
bir durumla karşılaştığında, belki de artık alkolsüz de yaşayabileceğini
düşünerek bir süre sonra yine alkol almaya başlar. Yani yine başa dönüş söz
konusudur. Alkol bağımlılarının en büyük hayali alkol almaya başladıkları
ilk günlerdeki gibi az miktarda, kontrolleri dahilinde alkol kullanmaktır.
Alkol bağımlılarında aile, iş ve toplumsal yaşamda bozulma önemli bir yer
tutar.
Alkol bağımlısı tüm bu sorunlara karşın alkol alma istek ve dürtüsüne yenik
düşer. Sorunu alkolde değil, başkalarında arar (akılcı hale getirir).
Bağımlılığın tedavisi için hastanın isteği ve işbirliği çok önemlidir.
Bırakma isteği olmayan ve işbirliği yapmak istemeyen hastaya yardım etmek
güçleşir.
Alkol bağımlılığı oluş nedenleri, klinik belirtileri, gidiş ve sonlanışı,
yol açtığı ruhsal, bedensel ve toplumsal sorunlar bakımından çok yönlü bir
bozukluktur. Bu nedenle tedavi yaklaşımı da çok yönlü olmalıdır. Bağımlılık
sadece beyin hastalığı değildir. İçinde hem geliştiği hem de ifade bulduğu
sosyal bağlamlarında önemli olduğu beyin hastalığıdır.
Evlerine geri dönen binlerce alkol bağımlısı Vietnam savaşı gazileri bu
noktada iyi bir örnektir. Bağımlı gazileri tedavi, Amerika’nın
sokaklarındaki alkol bağımlarını tedaviye kıyasla daha kolay olmuştur.
Bağımlı gaziler, Vietnam’daki savaş ortamında alkole bağımlılık
geliştirmişlerdi. Döndükleri ve tedavi gördükleri ortamsa tamamen farklı bir
ortamdı. Bağımlılık geliştirdikleri ortama maruz kalmadıkları için
tedavilerinde yüksek oranda başarı elde edilmiştir. Amerika’da kendi
yaşadıkları ortamlarda alkol kullanmaya başlayarak, bağımlı hale gelen
bireylerde durum farklı olmuştur. Bu bireyler tedavi olduktan sonra da
bağımlı hale geldikleri ortamlarda yaşamaya devam etmişlerdir. Bu sebeple
tedavi sonrası alkole tekrar başlama oranı yüksek olmuştur.
Vücut maddeden arındıktan sonra da kişinin maddeye karşı duyduğu yoğun arzu
geçmemiştir, hastalık devam etmektedir. Alkol bağımlılığı nadiren akut bir
hastalıktır. Çoğu insan için kronik bir bozukluktur. Tekrar etme durumu daha
sık karşılaşılan bir durumdur. Kalıcı ve çok yönlü bir tedavi yapılmışsa,
hayatının geri kalan kısmında maddeden uzak kalma mümkündür. Ama bunun için
hastanın ve tedavi ekibinin ciddi, sabırlı ve uzun süreli bir çalışma
sürecine ihtiyacı vardır. İlaç kullanmalı, uzun süreli psikoterapi
uygulanmalı, çevresiyle iyi bir iş birliği yapılmalıdır.
http://www.psikiyatrivehayat.com
|