Aile Yaşam Döngüsü
Rehyan Atasü TOPÇUOĞLU
HÜ.İIBFSHB
Arş.Görevlisi
|
Her
ailenin yaşam süreci içinde içinden geçtiği çeşitli evreler vardır.
Her evrede yeni durumlarla karşılaşılır ve bu durumlara uyum
sağlayabilmek için yeni beceriler edinmek gerekir. Bu yaşam
deneyimleri aile yaşam döngüsü olarak kavramsallaştırılmıştır.
|
İnsanlar bebekliklerinden yaşlılıklarına kadar birçok fiziki ve ruhsal
aşamadan geçerler. Bu değişimler genelde hem aile içinde hem de aile
bazında yaşanır. Kısaca, her ailenin yaşam süreci içinde içinden geçtiği
çeşitli evreler vardır.
Her evrede kişiler yeni durumlarla karşılaşırlar ve bu durumlara uyum
sağlayabilmek için yeni bilgi ev beceriler edinmeleri gerekir.
Sosyal bilim literatüründe bu yaşam deneyimleri aile yaşam döngüsü olarak
kavramsallaştırılmıştır. Aile yaşam döngüsü aileyi zaman içinde değişen
bir sistem olarak kurgular ve ailenin bu değişim süreci içinde geçirdiği
evreleri betimler (Goldenber & Goldenberg 1990).
Bu nedenle aile yaşam döngüsü zaman içinde ailenin karşılaşabileceği
sorunları ve bu sorunlara yönelik sosyal hizmet müdahalelerini açıklamak
iyi bir harita sunmaktadır.
Aile yaşam döngüsünün evreleri Carter ve Mc Goldrick (1989) tarafından
beşe ayrılmıştır.
Bağımsızlık evresi, eş seçimi ve evlilik, ebeveynlik: çocuğun
bebekliğinden adölesanlığına (çocukluktan erişkinliğe geçiş süreci) kadar
olan dönem, yetişkin çocuklara sahip aile evresi, Emeklilik ve yaşlılık
evresi.
Bağımsızlık evresi
Bu evre aile yaşam döngüsündeki en kritik evredir. Bireyin genç
yetişkinliğe geçişte kök ailesinden bağımsızlaştığı ve bağımsız genç
yetişkinlik dönemlerdir. Bu dönemde birey duygusal, fiziksel, sosyal ve
ekonomik olarak yeterli bir yetişkin haline gelir.
Bu süreçte bireyin şahsi özellikleri ve karakteristikleri belirginleşir
böylece bir kimlik geliştirir. Örneğin, çalışmaya başlamak, bir meslek
kimliği edinmek, yeni bir sosyal çevre, mali bağımsızlığıyla kendi harcama
alanlarını belirleme gibi.
Bu dönemde kişinin özel hayatında da ciddi flörtler gibi değişiklikler
yaşanır, bunlar eş seçiminin de başlangıcıdır. Nitekim eş seçimi bu
dönemde yapılır ve evlilik birliği kurulur.
Eş seçimi ve ailenin kurulması
Sağlıklı bir aile yaşamının ön koşulu şüphesiz doğru ve sağlıklı eş
seçimidir (İl, 2005a:11). Aile toplumsal olarak benimsenen ve desteklenen
bir yaşam organizasyonu olduğu için bireyler hayatlarının bir döneminde bu
yaşam organizasyonun içinde yer alırlar.
Bireylerin aile kurmasında üç temel etmen vardır. Birincisi, ailenin
toplumsal olarak desteklenen pozitif bir değer olması, ikincisi, ailenin
bir toplumsal norm olması üçüncüsüyse bireylerin kendi ihtiyaçlarıdır.
Bireyler evlilik birliğini kurarken oluşabilecek stresler açısından aile
danışmasına ihtiyaç duyabilirler, bu noktada aile danışma merkezlerine
başvurarak sosyal hizmet uzmanlarından danışmalık alabilirler.
Evlik kurulmasından sonra genelde ilk iki yıl çocuksuz aileler olarak
yaşanır. Bu süreçte eşler eş olma rollerine uyum sağlarlar, birbirleriyle
daha sıkı ve yoğun bir ilişki içine girerek birbirlerini daha yakından
tanırlar.
Bu süreçte önemli olan karşılıklı olarak doyurucu bir eş sistemi
geliştirebilmektir. Yine evliliği ilk yıllarında çiftler çocuk yapıp
yapmama konusunda bir karar verirler. Çocuk sahibi olmaya karar
verdiklerinde ise hamilelik ve "ana-babalık sözleşmesine uyum" (İl 2005,b:
18) süreci yaşarlar.
Bu dönemde çiftlerin çocuk yapmada sorunları ortaya çıkabilir. İstediği
hale çocuk sahibi olamayan çiftler yine bir aile anılma merkezine
gidebilirler.
Aile danışma merkezinde sosyal hizmet uzmanı danışmanlık ve eğiticilik
mesleki rolleri gereği çiftleri aile yaşamı konusunda bilgilendirip,
yönlendiricilik ve vaka yöneticiliği rolüyle çiftleri uygun sağlık
kuruluşlarına yönlendirir.
İstedikleri halde hiç çocuk sahibi olamayacak çiftler yine sosyal hizmet
uzmanını yönlendirmesiyle koruyucu aile ve evlat edinme için İl
Müdürlüklerine yönlendirilip, gerekli konularda bilgi sahibi
edilebilirler.
Ebeveynlik: Çocuğun bebekliğinden
adölesanlığına kadar olan dönem
Çocuk sahibi olduktan sonra çiftlerin ebeveynlik dönemleri başlar. Bu
dönem Duvall'in Aile Yaşam Döngüsü Modelinde (İl, 2005b) dört evreye
ayrılmıştır:
Bebekli aileler, okul öncesi dönemde çocuğa sahip aileler, okula giden
çocukları olan aileler, ergenlik çağında çocukları olan aileler Bebekli
çiftler, öncelikler aileye gelen bu yeni ve bakıma muhtaç bireye ve analık
ve babalık sorumluluklarına uyum sağlamak durumundadırlar.
Bebeğin gelişimi ve onun uyumlu ve güvenli bir ortamda büyümesini,
beslenmesi sağlamak için uzmanlardan yardım almak hem doğum öncesinde hem
de doğum sonrasındaki süreçte çok önemlidir.
Özellikle hamilelik dönemi ve doğumdan sonraki ilk günlerde hastanelerdeki
sosyal hizmet uzmanları aileye dönük ana çocuk sağlığı ve doğum sonrası
annelerde yaşanan depresyon durumlarında bilgilendirici, yönlendirici,
vaka yöneticisi, sevk edici ve ailenin ilişkide olduğu kurumlar arsında
koordinasyon sağlayıcı olarak çalışabilir ve terapi hizmetleri
sunabilirler.
30 ay ve 6 yaş arası çocukları olan aileler okul öncesi dönemde çocuğa
sahip aileler, kategorisindedir. Bu dönemde ailede kardeşler sistemi
gelişir, ailenin alt sistemleri çeşitlenir.
Eş sistemi, ebeveyn sistemi, ebeveyn çocuk sistemleri ve kardeşler sistemi
oluşur. Anne ve babalar çocukların okul öncesi evrelerini başarıyla
tamamlamalarını sağlamaya çalışırlar.
Hem anne hem babanın çalıştığı çekirdek ailelerde bu dönemde ek hizmetler
almak hayatı kolaylaştırır.
Örneğin, kreşlerde çocukların gerek günlük bakımı gerekse uygun akranlarla
ilişki kurarak arkadaşlık ilişkilerine adım atmaları sağlanabilir. Kreş ve
gündüz bakım evleri bu ihtiyacı karşılamak için var olan kurumlardır.
Bu kurumlarda sosyal hizmet uzmanları yöneticilik mesleki rolleri gereği
kurumların düzgün işlemesini sağlarlar ve çocuklarla ilgilenirler.
Yine sosyal hizmet uzmanları aile sistemlerinde ortaya çıkabilecek çeşitli
işlev bozukluklarının giderilmesinde aile danışma merkezlerinde aile
danışmanlığı ve terapisi sağlayabilirler.
Okula giden çocukları olan aileler, bu süreçte daha önce belirtilen aile
sistemi içindeki rollere ilaveten çocukların okula uyumları, okulda
sosyalleşmeleri ve okuldaki başarılarının desteklenmesi gibi görevleri de
üstlenirler.
Bu dönemde yukarda bahsedilen ailelere yönelik sosyal hizmetlere ek sosyal
hizmet uzmanları aileyi okul dönemindeki çocuklarıyla nasıl ilgilenmeleri
gerektiği konusunda bilgilendirebilir.
Ayrıca gene bu dönemde okul sosyal hizmeti de devreye girer, çocukların
okuldaki durumlarıyla ilgilenir ve başarılarının pekişmesi için hizmetler
sunar.
Ergenlik çağı çocukları açısından kritik bir çağdır. Bu çağda çocuklar
hassa bir dönem geçirirler ve çeşitli savrulmalar yaşayabilirler, bu
noktada en önemli unsur "özgürlük ve sorumluluk arasında denge
sağlanmasıdır" (İl, 2005b).
Ergenlik çağının sorunsuz geçirilebilmesi için sosyal hizmet desteği
almakta fayda vardır.
Bu dönemde akranlarla ilişkiler çok önemli ve çocuk açısından
belirleyicidir. Ergen çocuğun duygusal ihtiyaçları eskiden tamamen aileden
karşılanırken artık yavaş yavaş bu ihtiyaçların karşılanmasında
arkadaşların da rolü olmaya başlar.
Bu dönemde sosyal hizmet uzmanları çocuklarla ve ailelerle grup çalışması
yaparak ailenin ve çocuğu uyumlarını sağlanmasını, aile sistemi içindeki
ilişkileri kuvvetlendirerek çocukların aile sistemine girip
çıkabilecekleri esnekliğin oluşturulmasını ve pekişmesini sağlarlar.
Çocukların ergenliklerinin bitimi ve yetişkinliklerinin başlamasıyla,
yetişkin çocuklara sahip aile evresi başlar. Çiftlerin ana-babalık ve
eşlik rollerine harcadıkları süreler de değişmeye başlar.
Çocuklar dışarıda sosyalleşerek daha fazla zaman geçirmeye başladıkça
çiftlerinde aile içindeki ilişkilerde eşlik rollerine ve kendi
kariyerlerine daha fazla odaklaşabilecekleri zaman ve enerji oluşur.
Bu arda kalan zaman ve enerji çocuklar kendi hayatlarını kurunca çok daha
artacaktır. Bu nedenle çocukların yetişkinliğe geçiş ve yetişkin olmaları
arasındaki geçiş evresinde çiftler kendi içlerinde yeni bir denge kurmak
durumunda kalırlar.
Çiftlerin kendi içerlinde kuracakları bu denge, yetişkin olmuş çocukların
kendi sorunlarını kendilerinin çözmelerine ve hayatlarında tercihlerini
özgür olarak yapabilmelerine olanak sağlayacak kök aile ortamını
yaratılması için gereklidir.
Bütün bu değişimleri içeren bu dönemde aile değişik ortaya çıkabilecek
değişik sorunları çözmek açsından sosyal hizmet uzmanına ihtiyaç
duyabilir.
Bu sorunlar kısaca, orta yaş döneminde aile sistemindeki değişiklikleri
kabullenme, giderek bağımsızlaşan yetişkin çocuğun, bağımsız olma sürecini
kabullenme, yetişkin çocukları destekleme, eşler arasında yeniden bir
denge kurulması, çocukların doldurduğu ve artık boşta kalan zamanı verimli
ve doyurucu bir biçimde değerlendirme, yetişkinliğin başındaki çocukların
iş askerlik sosyal güvence gibi sorunlarının çözülmesi olarak
sıralanabilir.
Tüm bu sorunların çözülmesinde aileler aile danışma merkezlerine gelerek
sosyal hizmet alabilirler.
Sosyal hizmet uzmanları aile danışma merkezlerinde danışmanlık,
eğiticilik, terapi ve vaka yönetimi hizmetleri sunarak ailenin değişim
sürecine uyum sağlamasını, değişimde bozulabilecek sosyal işlevselliğin
yeniden kazanılmasını ve pekiştirilmesini sağlarlar.
Emeklilik ve yaşlılık evresi
Emeklilik ve yaşlılık evresini ebeveynler için alışılması en zor
dönemlerden biridir. Bu dönemde emeklilik sosyal hayatın ve zamanı
kullanma biçimlerinin büyük bir biçimde değiştiren bir deneyimdir.
Sosyal hayatın azalmasına alışmak, yeni bir sosyal hayat kurmak ve
yaşlılığı kabullenmek bu dönemde başarılması gerekenlerdir.
Aynı zamanda yaşlılık beraber sağlık sorunları da ortaya çıkabilir. Yine
bu dönem annene ve dede rollerinin oynandığı, çocukların ailelerinin
kurulduğu ve bu ailelerle ilişkilerin oluşturulup geliştirildiği dönemdir.
Yaşlıklı süreci içinde çocuklarla ebeveynlerin ilişkileri bakma bakılma
sistemi açısında da değişir. Yetişkin çocukları ana babalarının
ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırlar. Bu noktada da kurum bakımı gibi
unsurlar gündeme gelebilir.
Yaşlılık değişime ayak uydurmanın daha zor olduğu bir süreçtir, aynı
zamanda yaşamda kayıplar, eş ölümler bu dönemde yaşanır. Dul olmaya
alışmak, eşin hayatta yarattığı boşluğu kabullenmek ve doldurmak belki bu
dönemin en ağır uyum süreçlerinden biridir.
Değişimlerin sert yaşandığı ve uyum yeteneğinin enerjinin azaldığı bu
dönemdeki değişimleri kabullenmek ve uyum için sosyal hizmete ihtiyaç
duyulur.
Sosyal hizmet uzmanları bu süreçteki ailelere yine eğitici, yönlendirici,
danışman ve terapist olarak hizmet sunar hem de yaşlıların ileriki
dönemlerde ihtiyaç duyabilecekleri sağlık hizmetleri yada kurum bakımına
ilişkin yönlendiricilik yaparlar. (RAT/FK)
* Kaynakça:
Carter B, McGoldrick M, eds.
(2005). The Expanded Family Life Cycle, 3rd ed. Boston: Allyn and Bacon.
Goldenberg I, &Goldenberg, H.
(1990): Family Therapy: An Overview, Brooks Cole Publishing, California
İl, S. (2005a): Evlilik ve Eş
Seçimi, içinde Arıkan Ç. ve diğ (Ed.) Aile Danışmanlığı El Kitabı, SHÇEK
ve Hacettepe Üniversitesi Aile Araştırma ve Uygulama Merkezi ortak yayını,
Ankara
İl, S. (2005b): Aile Yaşam
Döngüsü, içinde Arıkan Ç. ve diğ (Ed.) Aile Danışmanlığı El Kitabı, SHÇEK
ve Hacettepe Üniversitesi Aile Araştırma ve Uygulama Merkezi ortak yayını,
Ankara
Bu yayın BIANET
Sitesinde de yayınlanmaktadır
