Bu teoriyi temel alan aile danışmanları aile
üyelerinin birbirleriyle iletişimi ve fonksiyonları üzere
Foley'e (1974) göre bu üç boyut üzerinde odaklasan danışmanlar, bütün olarak sistem yaklaşımını
benimsemektedirler. Ailenin analitik özgeçmişinden
ziyade mevcut durumunda yukarıdaki boyutlar
üzerinde konsantre olma dikkati çekmektedir.
a) iletişim ve Algılama
Bu boyut aile içindeki ilişkilerde bazı temel
varsayımlar üzerinden hareket eder. Bu temel
varsayımlar şu şekilde özetlenebilir.
öncelikle aile içinde iletişimsizlik diye bir şey söz
konusu olamaz. Buna göre sessiz oturan bir kişi
bile iletişim de bulunuyordun Bu kişinin oturuşu,
pozisyonu, yüz ifadesi ..vb. pozisyonları da bir
iletişim içeriğidir. İletişimde sadece konuşmak
değil konuşmanın tonu vurguları bile önemlidir.
İletişimde, içerik dışında ilişki boyutu da önemlidir.
Sözgelimi "rica etsem şu kapıyı kapatır mısın"
ifadesi ile "sana kaç kez söyledim şu kapıyı kapat"!.Her iki ifadenin de içeriği aynıdır. Ancak söylerken
kullanılan ifade biçimi ve vurgular hatta ses tonu
oldukça farklıdır. Aynı cümle farklı söylenme tarzlarıyla farklı anlam kazanabilir. "Zannediyorum"
sen hatalısın, zannediyorum sen hatalısın" cümlelerinde bu ilişki farklılığı görülebilir. Tarafların
işaret ettiği odak.
iletişimde tarafların farklı şeylere odaklanmaları ya
da işaret etmeleri zaman zaman oldukça önemli
çatışmalara sebep olabilir. Sözgelimi eve geç gelen
bir eşe sürekli olarak söylenen eşe, diğer eş sen sürekli olarak dırdır
yaptığın için geliyorum diyebilir. Bu noktada eşlerin farklı vurgulamaları ve
gerekçelerini iletişimde benzer noktalara getirmek
oldukça zor olabilir.
Simetrik ve tamamlayıcı etkileşim
İki kişiye da gruplar arasındaki ilişki çeşitli derecelerde simetrik ve tamamlayıcıdır. Simetrik etkileşimde
taraflar birbirine eşit uzaklıkta ve düzeydedir.
Tamamlayıcı etkileşimde ise bir eşitsizlikten söz
etmek mümkündür. Hasta, doktor, hizmetçi-patron
ilişkisi bu türdendir. Kültürel ortamın tamamlayıcı ilişkisi teşvik edici
unsurlar taşıması sıklıkla daha eşitlikçi ilişkilere geçişte engel olabilir.
Aile içi ilişkilerde iletişim açık, maskeli, direkt ya da dolaylı olabilir.
Ancak tarafların birbirinin iletişiminin farkında olması ve aldığı mesaj doğrultusunda
mesaj vermesi beklenir. Tarafların mesajlara dilsiz,sağır ve körlük içinde
mesaj vermesi iletişimin cevapsız kaldığını düşündürür. Gerçekte iletişim birçok
paradoksları içerir. Tarafların bir ikilem ve çelişkilerin farkında olacağı
bir algılama düzeyinde olması danışma sürecinde danışmanın ve tarafların
anlaşma alanlarını genişletir.
b) iletişim ve Güç
Foley (1974) tarafından iletişimdeki temel boyutlardan ikincisi iletişim ve güçtür. Güç bir kişinin
iletişimde mesajı, diğer kişiye hamle yaparak, belirleyici tarzda ulaştırmasını ifade eder. Gerçek birlikte
olan her grubun iletişiminde bir hiyerarşi vardır. Bu
hiyerarşi birlikte bulunan insanların bu birliktelik
kompozisyonunda statülerinde farklılık olması
doğaldır. Aile, birlikteliğinde taraflara böyle bir statü
sağlar. Geleneksel toplumda ve kent toplumlarında aile birlikteliğinde
tarafların bu statülerinin iletişimlerindeki sürekliliği ve işbirliği bozup bozmaması
önemlidir. Aile sisteminin dış çevresindeki gelişme
değişmelerle (insan hakları, eşitlik ...vb.) kendi için-
deki gelişmeler (kadının istihdamı ve eğitim
düzeyinin yükselmesi) aile içindeki bireyler arasındaki
güç ilişkilerini değiştirmeye başlamıştır. Ancak bu
statü değişikliğinin tarafların iç dünyalarında ve
davranışlarında daha adil ve tarafların içine sinen bir
tarzda yürüdüğünü söylemek henüz mümkün
değildir. En azından bir grup aile için mümkün olsa
bile çoğunluk için mümkün değildir. Geleneksel
toplumda halen kadının eğitim düzeyi düşüktür ve
istihdam da yer alması için 2-3 kuşak geçmesi gerekir. Diğer grupta da
tarafların kendi içlerinde üstün yanlarını daha objektif standartlarla kabul etmesi (erkeklik
ya da kadınlık dışındaki standartlar) zaman alabilir.
Bazı aile örneklerinde de kadının baskın ve güçlü
olmasının sorunlarıyla da uğraşılabilir.
c) iletişim ve Duygulanım
Aile tedavisinde iletişim boyutuyla ilgili bu boyut,tarafların, sözlü sözsüz bütün iletişim tarzlarının ve
duygulanımlarının önemine işaret eder. Bu boyut aile
içi ilişkiler kadar tarafların davranışlarının altında
yatan psikodinamik süreçlerini kapsar. Bu alanla ilgili
olarak tarafların kendilik imajlarının sağlıklı gelişmesi
sonucunda doğru kişi seçebileceği, bu kişiyle de
doğru ve yerinde iletişim tarzı geliştirebileceği
üzerinde durulmaktadır (Winnicott, 1960). Bu doğrultuda, yanlış kendilik algısı ve bilgisinin evliliğin
başında tarafların yanlış seçim yapmalarına ve yanlış
savunma mekanizmalarıyla iletişime geçmelerine neden olduğu söylenmektedir.
Evlilik tarafların duygusal ihtiyaçlarına da cevap vermesi beklenen bir birlikteliktir. Ancak kendilik imajı gelişmiş ve olgun bir
bireyin bu ihtiyaçlarında da gerçeklik ve doğruluk
vardır. Bu süreç bazen (olgunlaşma ve gelişme)
tamamlanabilir. Ancak tarafların farkında ve bilinçli
oldukları bir süreç olarak yaşanması her zaman
mümkün olmayabilir. Olgun bir kendilik imajındaki
bazı özellikleri şöyle maddeleştirebiliriz (Satir, 1967,91):
a) Bireysel alanının bütün sorumluluğunu üstlenmek,
b) Kendisiyle ilgili doğru algılamaya dayanan kararlar
vermek.
c) Diğerlerine ve çevreye, kendi seçimlerini, kararlarını açılayabilmek,
d) Bu kararların ve seçimlerinin sorumluluğunu
üstlenmek,
e) Kendi duygularının farkında olmak ve hissede
bilmek,
f) Diğerleriyle açık ve doğrudan iletişim kurabilmek,
g) Diğerlerinin ve kendisinin farklılıklarını görüpkabul etmek,
h) Bu farklılıklarla ilgili değişiklikleri de tahdit altında
kalmadan yapmaya istekli olmak.
Yukarıda belirtilen bütün bu özellikler bireylerin iç
dünyalarıyla ilgilidir. Aile içinde bireylerin iç
dünyalarıyla barışık, onlardaki değişikliği tolere ede-
bilecek esneklikte, karşısındakileri de anlayıp onların
da benzer değişimi kendi içgörüleriyle yapabilecek
güçte olduğuna inanmaları oldukça önemlidir.
Danışma süreci bazen bu barışmayı ve büyümeyi olgunlaşmayı sağlama süreci
olarak da adlandırılabilir.
SONUÇ
Sosyal hizmet müdahaleleri içinde önemli bir yer
tutan aile sistemi belli aşamalarda yürütülen planlı bir
değişim sürecidir. Aile terapisi ile ilgili donanımlı bir
uzmanın da zaman zaman süpervizyon alması kaçınılmazdır. Bu sürecin
başlangıcında aile sisteminin içinde bulunduğu durumu, aile üyelerinin tanımlanması
ve güçlü yanlarının belirlendiği ön değerlendirmeden sonra bu aileyle ilgili planlama yapılır.Planlama süreci ailenin probleminin önceliklerinin
belirlendiği, problemlerinin ihtiyaçlara çevrildiği,
ihtiyaçlara yönelik müdahalelerin değerlendirilerek
amaçlar ve hedeflerin oluşturulduğu ve kontrat
yapıldığı bir süreçtir. Uygulama aşamasında yapılması gereken bütün müdahaleler aile sistemi ya da
odak kişilerle yürütülür.
Sonuçta müdahalenin değerlendirilmesi yapılır. Mümkünse aile izlenir.
Sistem yaklaşımına dayalı olarak yürütülen bu
müdahale de aile sistemi dışında birçok sistemden
söz etmek mümkündür. Müracaatçı sistemi, Değişim
ajanı sistemi, Hedef sistem ve Eylem sistemi (Pincus
ve Minehan, 1973.89.90).
Bu kavramlaştırmada eylem sistemi yukarıda ele
alınan değişim sağlayacak süreci, hedef sistemi
amaçlanan değişimi tanımlanır. Değişim ajanı sistemi
ise çok disiplinli bir uzman grubu tanımlanır.
Kendisi çoklu sistemlerden oluşan aileye çok disiplinli bir müdahalenin de olması söz konusudur. Ekip
çalışması ve işbirliği doğrultusunda ailenin değişimi
ve gelişimi yönünde sağlanacak bütün profesyonel
yardımların birbirini tamamlaması ve desteklemesi
beklenir. Tek bir kişiyle çalışma yapan profesyonelin
işi ne denli zor ise aile sistemine profesyonel müdahalenin de zorlukları ve titizlik isteyen yanları vardır.
Kendini tanıma sürecinden başarıya geçmiş bir
uzmanın bu denli fazla sistemlerle çalışması da
oldukça zahmetli bir süreçtir.
Kaynakça
Aktaş, A.(1996), Aile içi Şiddet ve önleme Yollan, Somgür Yay.Dağ. Ankara.
A.Pincus and A. Minehan. (1973), Social Work Practice Model
and Method. Hasça II.F.E.Peacock.
Foley, V. (1974) An Introduction to Family Therapy. New York,Grune and Strattion.
Johnson, L(1995), Social Work Practice. A Generalist Approach
Allyn and Bacon A Paramount Communications Com.United
States of America.
Satir, V. (1967), Conjoint Family Therapy. Pab. Altos Science
and Hogarth Behaviour Books.
Winnicott,D. (1960), The Maturational Process and the
Facilitating Environment London.