|
|
AİLE MAHKEMELERİ TASARISI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Doç. Dr. İbrahim CILGA*
* Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksek Okulu Öğretim Üyesi
ÖZET
“Aile Mahkemesi” ; Türkiye’de yeni bir adımdır. Türk Medeni Kanununa bağlı
olarak gelişen bir uzmanlık mahkemesidir. Aile mahkemeleri yasası, evlilik
ve aile hukuku açısından gerekli yasal bir gelişmedir.
Bu yazıda, aile mahkemesinin yapısı, mahkemenin politikası ve stratejisi
tartışılmıştır. Öngörülen yasa; evliliği, aileyi, ve çocukları çatışma ve
aile sorunları karşısında korumaktadır. Bu çalışma; toplumsal durumun
güçlüklerini, aile politikalarının anlamını, yasal düzenlemenin
geliştirilmesi için bazı ipuçlarını sergileme denemesidir. Bu çalışma
başka çalışmalarla devam ettirilmelidir.
Anahtar Kelime: Aile Mahkemesi
ZUSAMMENFASSUNG
“Das Familiengericht ” ist der neuliche schritt in der Türkei. Es ist eine
Abteilung beim Amtgericht hinsichtlicht des Rechtszugs unterscheidet es
sich von dem Türkische Bürgerliche Gesetzbuch. Das Familien gerichtgesetz
ist für Ehe und Familienrechts auf die Notwendigkeit einer gesetzlichen
Weiterentwick lung.
In dem Artikel wurde Struktur des Familiengerichts, Gerichtpolitik und
Strategie diskutiert. Dieser Arbeit ist es ein Zeitdokument, das in einer
schwierigen gesellschhafttiche Situation und Bedeutung der Familienpolitik
auf zuzeigen versucht und auf die Notvendigkeit einer gesetzlichen
Weiterentwicklung der Familienhilfe hinweist. Dieser Arbeit soll folgend
mit anderem Arbeit dauern.
Schüsslwort: Das Familiengericht.
GİRİŞ
Türk Medeni Kanununda yapılan değişikliklerin bütünlüğü içinde Aile
Mahkemelerinin kurulması girişimi önemli bir adımdır.
Türk Hukuk Devriminin temel taşlarından olan Medeni Kanun değişikliği
demokratik aile oluşumunu ve gelişimini güçlendirmiştir. Toplumun temeli
olan ailenin tüm süreçlerinde yaşanılabilecek olumsuz olayların, çatışma
ve sorunlarının bir uzmanlık mahkemesinde ele alınması ve koruyucu,
önleyici ve geliştirici yaklaşımlarla karar alınmasını sağlanması ileri
bir düzenlemedir.
Aileye sorun odaklı yaklaşım ve belirli aile sorunlarını çözmek için hüküm
verme mekanizması olarak aile mahkemesi Türk Adalet Sistemi açısından
olumlu bir gelişmedir.
AİLE HUKUKU AÇISINDAN YAŞANILAN SORUNLAR VE AİLE MAHKEMESİNE DUYULAN
GEREKSİNME
Toplumsal değişme sürecinde; toplumsal yaşamın çağdaşlaşması doğrultusunda
nitelik ve nicelik kazanması, ailenin pozitif hukuk kuralları ile
tanımlanmış süreçler ve işlemlerle oluşması, gelişmesi ve süreklilik
kazanması ile olanaklıdır. Geleneksel yaşam formları ve ilişkiler
dinamiği, kendine özgü adet, gelenek ve yaklaşımlarla bireyin
özgürleşmesini ve demokratik aile yapılarının oluşumunu engellemektedir.
Geleneksel aile modeli; karşılıklı bağımlılığı üreten yaşam koşullarında
kırsal yaşam kültürünü ve düşük refah düzeyini üreten aile yapılarına
dayanmaktadır. Geleneksel yapı ve yaşam kalıplarının ortaya çıkardığı aile
sisteminin içerdiği sosyalleşme değerleri; gruba bağlılık, aba-babaya
duygusal ve maddi yatırımı, karşılıklı bağımlılık değerlerini, çocuğa
faydacı bakışı ve cinsiyet ayrımcılığını üretmektedir. Aile içi etkileşim
dinamiği; baskıcı ve kontrolcü çocuk yetiştirmeyi, çocuğun ebeveynlere
itaatini ve bağımlılık yaklaşımını, karşılıklı bağımlılığı içermektedir. (Kağıtçıbaşı;
1994; 53)
Geleneksel aile modeli; aile bireylerinin özgürleşmesini sağlayacak,
ailede demokratikleşmeyi gerçekleştirecek dinamiklerden yoksundur.
Geleneksel aile yapılarında yaşanılan sorunların çözümü için üretilen
yaklaşımlar ise; mutsuzluğu, otoriter tutum ve davranışları, ihmal ve
istismarları ortaya çıkarmaktadır. Medeni kanunla tanımlanan süreçler ve
işlemler gerçekleşememektedir. Normların uygulamaya dönüştürülmesinde
zorluklar doğmaktadır.
Ailenin demokratikleşmesinde; bireysellik ve sosyallik önemlidir. Aile
kompozisyonu içinde bireysel düzeyde, bireyler arası etkileşim
düzeylerinde, aileye ilişkin organizasyonlar düzeyinde, karar ve
yönlendirme düzeylerinde ve toplumla işlevsel ilişkiler kurma ve
bütünleşme düzeylerinde gerçekleşen işleyişler önemlidir. Ailede mülkiyet
ve karar yapısı ile karar, koordinasyon ve motivasyon yapılarının birliği
demokratik ilke ve standartlara göre işlemektedir (Erkan, 1994; 104-107).
Medeni Kanun; aile hukuku alanında, demokratik toplum düzeninin ve
demokratik aile yaşamının gelişmesine temel olacak düzenlemeler yapmıştır.
Aile Mahkemesi Türk ailesinin tam bir yapı değiştirmesi sürecini
destekleyecek mekanizma olarak sistemi tamamlayıcı bir öğe olacaktır.
Aile hukuku açısından evliliğin gerçekleşmesi ve ailenin oluşumunda temel
sorunlar bulunmaktadır. Erkek ve kadın aile kurmak, evlenmek niyetlerini
açıklar, yetkili makam bu niyetin gerçekleşme koşullarını saptar ve
erkekle kadının birleşmesine hukuksallık kazandırır. Toplumumuzda Medeni
Kanunla düzenlenen bu mekanizmaya karşılık, Müslüman Osmanlı ailesinde
egemen olan geleneksel evlilik formları sürdürülmektedir. Evliliğin hiçbir
yetkili makamın müdahale etmediği özel akit ile kurulması, dini nikah,
sadece tarafları ilgilendiren bir akit türü olarak sayılması düşüncesi,
erkeğin birden fazla kadınla evlenmesi, evliliğin erkeğin tek taraflı
beyanı ile sona ermesi, müt’ a ve sığa usulü denilen belli süreli geçici
evlenmelerinin yapılması gibi durumlar günümüzde de sürmektedir. Bu
durumun sonucu olarak, hukuken evli olmadıkları halde kendilerini evli
sayan ve yakın çevrelerince de evli sayılan, çok sayıda çiftin ve sayıları
yüz binlere ulaşan evlilik dışı çocuğun sorunları ortaya çıkmıştır (Fişek,
1984; 6-7).
Erken evlenme, Medeni Kanunun saptadığı yaş sınırlarının altında evlenme
hukuken gerçekleşmeyeceği için imam nikahı yoluyla evlenme önemli bir
eğilimdir. Aralarında evlenme akdi olmaksızın evlenme ve evlendirme
davranışı karşısında yasal evlenmenin yararının ve öneminin anlatılması
gereklidir. (Fişek, 1984; 8-9) (Özgen, 1984; 27-32).
Evlilik dışı birleşmeler ve bundan doğan çocuklar gerçeği çocukların
kişisel hakları, korunma ve yetiştirilmeleri açısından önemli bir sorun
alanı oluşturmaktadır.
Akraba evliliği ve akrabalık nedeniyle yasada getirilen evlenme engeli
uygulamaları önem kazanmaktadır. (Fişek, 1984; 11) Kadın kaçırma
konusunda; yaş, şiddet, tehdit veya hile ile kaçırma, alıkoyma eylemleri
günümüzde önemli bir sorundur (Özgen, 1984; 39-61).
Medeni Kanunla getirilen, evli eşler arasındaki eşitlikçi yaklaşımın aile
yaşamında uygulanamaması, hukuki eşitliğin gerçekleştirilmesi gereği
açısından önemlidir.
Aile içi yaşam sürecinde; eşler arasında ve anne-baba ile çocuklar
arasında her yönden yapıcı, geliştirici bir diyalogun gerçekleştirilmesi
günümüzde en önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Aile içi ilişkilerde
ortaya çıkan anlaşmazlıklar, kavgalar, baskı ve şiddet uygulamaları aile
bireylerinin kişisel güvenliklerini, kişi haklarını olumsuz
etkilemektedir. Duygusal, fiziksel, cinsel, ekonomik istismar olayları
hukuki açıdan birer dava konusuna yoğun olarak dönüşmektedir. (Aktaş,
1997) (Aile Araştırma Kurumu, 1995)
Boşanma süreci; aile birliğinin parçalanması, eşlerin ve çocukların
hakları açısından önemli bir sorun alanıdır. Zina, cana kast, kötü
muamele, terk, ayrı yaşama ve şiddetli geçimsizlik gibi nedenlerle aileler
boşanma davaları açmaktadır. Dava öncesi, süreci ve sonrası; ailelerin
bütünlüğünün korunması, ayrılık halinde ise tarafların hak ve çıkarlarının
korunması önemli bir ekonomik, sosyal, psikolojik ve hukuki destek
mekanizmasını gerektirmektedir (Arıkan, 1996).
Aile içinde anne ve babalarca çocuğun ihmal ve istismar edilmesi, insanlık
dışı kötü muamelenin yapılması, çocuğun aile içinde yaşama, yetişme ve
korunma olanaklarının fiilen kalmaması, çocuğun hakları bakımından önemli
bir güvensizliktir. Çocuk Hakları Sözleşmesi ilke ve standartlarına göre,
çocuğun geçici veya alternatif bakım ortamlarına yerleştirilmesi
gereksinimi günümüzde yaygın bir sorun alanı olarak gözlenmektedir. (Cılga,
2001; 69-73)
Korunma kapsamına alınan çocukların bakım kurumlarında yeniden ihmal ve
istismara uğramaları günümüzde gözlemlenmektedir. Kurumsal istismarın
önlenmesi, sorumluların yargılanması ve mağdurun korunması konusunda
uzmanlık kazanmış destek mekanizmaların gereğini ortaya çıkarmaktadır. (Cılga,
1989; 261-278).
Türk aile yapısı üzerine yapılan araştırmalar, aile mahkemesinin
gerekliliğini ve işlevselliğini hangi alanlara ve sorunlara
yönlendireceğini sergilemektedir. Türkiye’ de yaşanılan yapısal dönüşümler
ve ekonomik kriz süreci; her yönden sağlıklı, olumlu ve gelişmeye açık
ailelerin önemini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. (Cılga, 2001), (DPT,
1989), (Aile Araştırma Kurumu, 1994).
Kadınlara karşı her türlü Ayrımcılığın önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi;
kadınlara karşı ayrımcılığın, hak eşitliği ve insan şeref ve haysiyetine
saygı ilkelerini ihlal ettiğini, kadınların erkeklerle eşit olarak
ülkelerinin siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel hayatlarına katılmalarını
engellediğini, toplumun ve ailenin refahının artmasına engel oluşturduğunu
ve kadınların ülkeleri ve insanlık hizmetinde kullanabilecekleri
olanakları geliştirmelerini zorlaştırdığını belirtmektedir. Toplum ve aile
içinde kadının haklarının korunması, günümüzde önemli bir gereksinimdir
(Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü, 1993; 7-8).
Ailenin Korunmasına Dair Kanun, Medeni Kanun yanında ‘’eşlerden birinin
veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden
birinin aile içi şiddete maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet
Başsavcılığının bildirmesi halinde Sulh Hukuk Hakimliğinin re’ sen kusurlu
eşe yönelik olarak önlemler almasını düzenlemiştir. Bu yasanın
uygulanmasında Aile Mahkemesi önemli bir işlevi yerine getirecektir (4320
Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun, 1998, mad.1).
ÖNGÖRÜLEN AİLE MAHKEMELERİNİN YAPISI
Genel Gerekçe:
Anayasanın 41. Maddesi gereğince toplumun temelini oluşturan ailenin
korunması için gerekli önlemlerin alınması ihtiyacı her geçen gün
artmaktadır.
Toplumda sosyal barış ve adaletin sağlanmasında, demokratik haklara
saygılı, sağlıklı, topluma yararlı bireylerin yetiştirilmesinde ailenin
önemi inkar edilemez bir gerçektir.
Ailenin korunması görevi Devlete aittir.
Günümüzde bir çok sahada olduğu gibi, sosyal yapıdaki baş döndürücü
gelişmeler ve karmaşıklık, eşlerin ve çocukların sorunlarının artmasına ve
olumsuzluklar yaşamalarına neden olabilmektedir. Bu sorunların çözümünde,
yargı alanına giren konular bakımından da bir takım yenilikler getirilmesi
zorunluluğu bulunmaktadır.
Bir çok ülkenin iç hukukunda aile mahkemelerine ilişkin düzenlemelerin yer
aldığı, örneğin Kanada ve Almanya’ da aile mahkemelerinin bulunduğu
bilinmektedir.
Türkiye’ de yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre, aileye ilişkin dava
ve işler halen genel mahkemelerde görülmektedir.
Genel mahkemeler, aileye ilişkin davaların yanı sıra diğer hukuk
davalarına da bakmak durumundadırlar.
Aile ile ilgili uyuşmazlıkların çözümünde gereksinme duyulan psikolog,
pedagog ve sosyal çalışmacı mahkeme bünyesinde bulunmamaktadır. Bu durum,
mevcut mahkemelerin, aile hukukundan doğan dava ve işlerin çözümlenmesinde
kendilerinden beklenen işlevi yerine getirmesine engel olmaktadır.
Türk Medeni Kanununun özellikle aile hukukuna ilişkin hükümlerinden
beklenen amacın gerçekleşmesi bakımından da aile mahkemelerinin kurulması
bir gereksinim haline gelmiştir.
Öngörülen aile mahkemeleri; yapısında psikolog, pedagog ve sosyal
çalışmacıları içerecek, aile hukukundan doğan dava ve işleri taraflar
arasındaki karşılıklı saygı, sevgi ve hoşgörünün korunması ilkesini
gözeterek, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanarak, eşlerin ve çocukların
karşı karşıya oldukları sorunların sulh yoluyla çözümünü sağlamaya
çalışacaktır.
Aile Mahkemeleri, yargılama görevinin yanında toplumun temel taşı olan
ailenin korunmasına yönelik koruyucu, eğitici ve sosyal önlemler alması
gibi önemli işlevleri de yerine getirecektir.
YAKLAŞIM
Aile hukukundan doğan dava ve işleri görmek üzere; bir uzmanlık alanı
olarak, kuruluş, görev ve yargılama usulleri düzenlenmiş; kuruluşuna özgü
belli esasları olan; atanacak hakim, psikolog, pedagog ve sosyal
çalışmacıda, diğer niteliklerinin yanında aile hukuku ve aile sorunları
alanında lisansüstü eğitim yapma koşulu aranan; görev alanına giren
konularda yetişkinler ve küçükler hakkında koruyucu, eğitici ve sosyal
önlemler alan; diğer kanunlar yanında Türk Medeni Kanunu hükümlerini temel
alan ve ilgili yasalarla belirlenen usul hükümlerine göre uygulamalar
yapan bir mahkemenin kurulması ana yaklaşımdır.
Yeni mahkemenin kurulmasında bütüncü, sistemci, disiplinler arası bir
yaklaşım benimsenmiştir. Aile konusunda makro ve mikro ele alış
düzeylerinin bütünlüğü öne çıkarken, toplum, aile ve aile bireyleri
birbirini tamamlayan odaklar olarak düşünülmüştür. Yetişkinler yanında
küçükler kategorisinin oluşturulması, aile, nüfus kompozisyonuna aynı
önemin verildiğini göstermektedir. Eğitici, koruyucu ve sosyal önlemler
açısından aileye ilişkin dava ve işlemlere bakış Türk adalet sisteminin
gelişmesi yönünden çağdaş hukuk yaklaşımlarına uygunluk taşımaktadır. Türk
Medeni Kanununda son dönem sağlanan gelişmeleri tamamlayan bir öge olarak
Aile Mahkemelerinin düşünülmesi, aile hukuku uygulamaları açısından önemli
bir boyuttur.
Aile sistemine yaklaşımda; içinde oluştuğu toplumdan ve diğer ülkelerdeki
gelişimlerden yola çıkılarak bakılması, Aile sisteminin içerdiği
sorunların birbirinden soyutlanamayacağının kabul edilmesi, Aile
sorunlarının birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunun bilinmesi, -Aile
sorunlarını, yaşayan taraflardan birine getirilen çözümün bir değeri için
bulunan çözümle doğrudan ve sıkıca ilişkili olduğunun anlaşılması, Aile
yapısının ve sorunlarının neden-sonuç ilişkisi içinde ele alınması,
Ailenin bir ögesinin diğer ögelerle birlikte düşünüldüğünde hak ve
çıkarlar yönünden işlevsel bir anlam taşıyacağının kavranılması, Aile
sisteminin birbiriyle etkileşimli bütünlerden oluşmuş, çevresiyle
etkileşimli bir bütünlük olarak görülmesi önem kazanmaktadır.
POLİTİKA VE STRATEJİ
Aile ile ilgili dava ve işlerde, aile hukuku ve aile sorunları konularında
uzmanlaşmış nitelikli elemanlardan oluşan; karşılıklı saygı, sevgi ve
hoşgörünün korunması ilkesini gözeten; eşlerin ve çocukların yaşadıkları
sorunların barışçıl yollarla çözümü, koruyucu, eğitici ve sosyal önlemler
alan bir mahkemenin kurulması ana politika ve stratejidir.
Uzmanlık Mahkemesi olarak öngörülen Aile Mahkemelerinin; Türkiye çapında,
tüm iller ve nüfusu yüz bini aşan ilçelerde, iki yıl içerisinde, yeni
elemanların istihdamını sağlayarak kurulması ve yaygınlaştırılması bir
diğer stratejidir.
Aile Mahkemelerinin kuruluşunun genel politika ve stratejileri gerçekçi ve
geçerlidir.
SÜREÇLER VE İŞLEMLER
Uygulama;
Yetişkinler hakkında kararlar:
Evlilik birliğinden doğan yükümlülükler konusunda eşleri uyarmak ve
gerektiğinde uzlaştırmaya karar vermek,
Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali
yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin gerekli önlemleri almaya
karar vermek,
Resmi veya özel sağlık kurumlarına, huzur evlerine veya benzeri yerlere
yerleştirmeye karar vermek,
Bir meslek edinme kursuna veya uygun görülecek bir eğitim kurumuna vermeye
karar vermek.
Küçükler hakkında kararlar:
Bakım ve gözetime yönelik nafaka yükümlülüğü konusunda gerekli önlemleri
almaya karar vermek,
Bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunan veya manen terk edilmiş
halde kalan küçüğü, ana ve babadan alarak bir aile yanına, resmi ya da
özel bir sağlık kurumuna veya eğitimi güç çocuklara mahsus bir kuruma
yerleştirmek,
Çocuk mallarının yönetimi ve korunmasına ilişkin önlemleri almaya karar
vermek,
Genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, kamu iktisadi
teşebbüsleri ve bankalar tarafından kurulmuş teşekkül, müessese ve
işletmelere veya benzeri işyerlerine, yahut meslek sahibi birisinin yanına
yerleştirmeye karar vermek.
Çalışma yoluna ilişkin:
Alınan kararların takip ve yerine getirilmesinde psikolog, pedagog ve
sosyal çalışmacılardan biri veya birkaçını görevlendirmek,
Mahkemeye gelen dava ve işlerde esasa girmeden önce;
a)Eşlerin ve çocukların karşı karşıya oldukları sorunları tespit etmek,
b)Sorunların barış yoluyla çözümünü, gerektiğinde uzmanlardan da
yararlanarak teşvik etmek,
c)Barış sağlanamadığı takdirde yargılamaya devam ederek esas hakkında
karar vermek,
Mahkemede görevli uzmanlarca davanın esasına girilmeden önce veya davanın
görülmesi sırasında ;
a)Mahkemece istenilen konular hakkında taraflar arasındaki uyuşmazlık
nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak ve sonucunu bildirmek,
b)Mahkemenin gerekli gördüğü hallerde duruşmada hazır bulunmak,
c)İstenilen konularda ilgili çalışmalar yapmak ve görüş bildirmek.
Kararlara karşı denetim:
Aile Mahkemesi kanunu uygulamasında; vesayet makamı olarak aile
mahkemesince verilen kararlara karşı Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde
belirtilen denetim görevi varsa bir sonraki numaralı aile mahkemesince,
yoksa o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesince, asliye mahkemesi derecesinde
başka mahkeme yoksa en yakın yerdeki aile mahkemesi veya 2. Maddenin
ikinci fıkrasına göre görevlendirilen asliye hukuk mahkemesince yerine
getirilir,
Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu konuda hüküm
bulunmayan konularda 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun aile hukukuna
ilişkin usul hükümleri ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
hükümleri uygulanır,
Mahkemede görevli uzmanlar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda
düzenlenen, hakimin reddi sebeplerine göre reddedilebilir,
DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER
Aile mahkemesi uygulamalarında düşünülen süreçlerin ve işlemlerin
etkililik ve verimlilik yönünden güçlendirilmesi zorunludur.
Uyarı ve Uzlaştırma Mekanizmasının Güçlendirilmesi
Eşlerin evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri konusunda eşlerin
uyarılması ve gerektiğinde uzlaştırılmaları birliği koruma yönünden önemli
bir düşüncedir. Fiilen gerçekleştirilen bu mekanizma uygulamada etkisiz
kalmaktadır. Koruyucu ve önleyici yaklaşım açısından doğru olan bu çabanın
hakim, uzmanlar ve eşler arasında nasıl işleyeceği açıklanmalı, hakim bu
işleme karar vererek uzmanları aileye yönlendirmelidir. Uyarı ve
uzlaştırma mekanizması karardan sonra uzmanların mesleki çalışmalarıyla
gelişen bir uygulama süreci olarak düşünülmelidir. Evli, yetişkin eşlerin
evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesi,
değer, tutum ve davranış değişikliğine yönelmeleri uzmanların mesleki
çabası ile süreç içinde gerçekleşebilir. Bu sürece ilişkin işlem
basamakları hakim-uzmanlar ve eşler arasındaki diyalogu temel alarak
geliştirilmelidir. Uzmanların uyarı ve uzlaştırma kararını koruyucu ve
önleyici bir yaklaşımla ele almaları, etkili bir konuma getirilmeleri
gereklidir.
Aile üyelerini kurumlara yerleştirme mekanizmasının güçlendirilmesi
Yetişkinlerin ve çocukların korunması, bakım, gözetim ve yetiştirilmeleri
için öngörülen işlemler, ailenin çeşitli nedenlerle parçalanması veya
dağılması açısından önemlidir. Aile bireylerinin; özel sağlık kurumlarına,
huzur evlerine yerleştirilmesi, bir meslek edinme ya da eğitim kursuna
verilmesi, mahkeme ile ilgili kuruluşlar arasında etkili ve verimli bir
diyalogun oluşturulmasını gerektirmektedir. Bu diyalog; mahkemece alınacak
kararın uygulanabilir bir hukuki dayanağa kavuşturulması ile olanaklıdır.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, İş Kur, Milli Eğitim Bakanlığı
ve Yerel Yönetimler yasalarında yeni düzenlemeler yapılması gerekir.
İlgili kurumların yasalarında yapılacak madde düzenlemeleri ile Aile
Mahkemesinin yerleştirme kararlarına uygulama desteği sağlanmalıdır.
Küçüklerin korunması için aile dışında alternatif bakım sağlanması
mekanizmasının güçlendirilmesi
Yürürlükteki mevzuata göre; tasarıda öngörülen, küçüklerin korunma
kapsamın alınması kararlarının işleyişi kolay olacak gibi görünmektedir.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu mevzuatı bu yönden Aile
Mahkemesine önemli bir destek sağlamaktadır.
Fakat, koruma sisteminin işleyişi, Çocuk Hakları Sözleşmesinde öngörülen
standartlara göre işlememektedir. Çocuk için aile ortamında bakımın
sağlanması temel yaklaşımdır. Küçüklerin ihmal ve istismar nedenlerine
bağlı olarak geçici sürelerde alternatif bakım ortamına alınması, bu arada
ailenin bütünlüğünün sağlanması, anne ve babanın eğitimi, aile ortamının
düzeltilmesi hizmetlerin geliştirilmesi gereklidir.
Aile Mahkemesinin küçükler için öngördüğü koruma mekanizması bu yönden
yeni ilke ve standartlara göre geliştirilmelidir. Öngörülen önlem var olan
mevzuat çerçevesinde eksik, yetersiz ve sağlıksız olarak işlemektedir.
Çocukların korunması konusunda ilgili yasalarda yeni zihniyetlerle
düzenleme yapılmalı, Aile Mahkemesinin koruma kapsamına alınan çocuklarla
ilgili karar süreçlerini yeni bir strateji ile işletmesi sağlanmalıdır.
Ailenin, yetişkinlerin ve küçüklerin ekonomik haklarının korunması
olanaklarına işlerlik kazandırılması
Ailenin ekonomik varlığının korunması, evlilik birliğinden doğan mali
yükümlülüklerin yerine getirilmesi, bakım ve gözetime yönelik nafaka
yükümlülüğü ve çocuk mallarının yönetimi ve korunması Türk Medeni
Kanununun ilgili maddelerinde düzenlenmiştir. Aile Mahkemesi
uygulamalarının bir yönetmenlikle ele alınarak süreçlerin ve işlem
basamaklarının tanımlanması, ilgili taraflar ve yasal mekanizmaların
ayrıntılı bir biçimde tanımlanması gereklidir. Ailenin ve aile
bireylerinin ekonomik yönden korunması düşüncesi sadece aile birliğinin
bozulması durumuna ilişkin olarak ele alınmıştır. Sosyal ve ekonomik
süreçlere bağlı olarak yoksul ailelerin durumu, ailenin ekonomik
varlığının güçlendirilmesi, aile yardımlarının ve hizmetlerinin sağlanması
yönünden de mutlaka ele alınmalıdır. Türkiye’ de yoksullaşan ve ekonomik
yönden varlıksızlaşan ailelerin güçlendirilmesi için ‘’aile hizmetleri’’
ve ‘’aile yardımları’’ ayrıca düzenlenmelidir.
Aile Mahkemeleri Kanun Tasarısı bu yönden var olan düzen içinde işlerlik
kazandırılacak bir zihniyetle ele alınmıştır. Aile ve çocuk alanındaki
diğer hizmetleri geliştirici ve yeni bir sistemleştirme düşüncesini tam
anlamıyla sağlayamamıştır.
Aile Mahkemesinin örgütsel yapısının güçlendirilmesi
Mahkemenin oluşturulmasında genel kadro ve birimleşme düzeninin temel
alındığı görülmektedir. Yazı İşleri Müdürlüğü ve Hakimlik birimleri temel
alınmıştır. Öngörüde yer alan uzmanlar grubunun (psikolog, pedagog ve
sosyal çalışmacı) çalışma yolları karar süreçleri içinde açıklanmış,
fakat, bir birimleşme öngörüsü getirilememiştir. Uzmanlık Mahkemesi
niteliklerinin öne çıkarıldığı Aile Mahkemelerinde yeni uzmanlar grubunun
mahkeme içerisinde bir birim olarak organizasyonları gereklidir. Aynı
eksiklik Çocuk Mahkemelerinde de getirilmiştir. Uzmanlık Mahkemesinin
kuruluşu ‘’Aile Yöneltme Birimi’’ adı altında düzenlenmeye olanak
sağlayacak bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Yasada birim adı yer almalı,
birimin ve uzmanların görev ve sorumlulukları yönetmenlikle
düzenlenmelidir. Uzmanlık Mahkemesinin kuruluşunun güçlendirilmesi;
Mahkemenin görevlerine getirilen yeni çerçevede, yargılama sürecine
eklenen destek ve yardımların birimleşmesi ile olanaklıdır. ‘’Aile
Hizmetleri’’ çerçevesinde, birimdeki uzmanların mesleki ve bilimsel
yönlendirmeleri kararlardaki etkililiği ve verimliliği arttıracaktır.
Aile Mahkemelerinde Nitelikli Eleman görevlendirilmesi
Yasa tasarısında yer alan madde düzenlemelerinde; Hakimlerin ve Uzmanların
nitelikleri olarak gerçekleştirilen düzenlemeler olumludur. Uzmanlık
mahkemesinin elemanlarında yaş, evli ve çocuk sahibi olma aile hukuku ve
aile sorunları alanlarında lisans üstü eğitim koşulları gerçekçi ve
geçerlidir. Görevlerinde uzmanlaşmış elemanların istihdamı Aile
Mahkemelerindeki uygulamaların düzeyini yükseltecektir. Tasarıda öngörülen
‘’aile hukuku’’ ve ‘’aile sorunları’’ alanlarında lisansüstü programların
açılması önemli bir gereksinme olarak belirmektedir. Hukuk Fakültelerinde,
Sosyal Hizmetler Yüksekokulunda, psikolog ve pedagog yetiştiren bölümlerde
yeni programların düzenlenmesi gereklidir.
Aile Mahkemesi Uzmanlarının Çalışmaları, Çalışma Usulleri ve Yaklaşımları
Yasa tasarısında (mad.5, mad.6, mad.7); uzmanlık mahkemesinde
gerçekleşecek özgün süreçler tanımlanmıştır. Yargılama süreci öncesinde,
yargılama sürecinde ve yargılama sonrasında olmak üzere çeşitli süreçler
ve işlemler öngörülmüştür.
Aile Mahkemesine gelen dava ve işlerle ilgili olarak esasa girmeden önce
uzmanlarca geliştirilecek çalışmalar; a) Eşlerin ve çocukların sorunlarını
belirlemek, b) sorunların barışçıl yollarla çözümünü sağlamak c) Anlaşma
sağlanamadığı aşamada yargılamaya devam ederek esas hakkında karar vermek
şeklinde belirlenmiştir. Esas öncesi sayılan işler, uzmanların konumunu ve
önemini arttırmaktadır. İnceleme ve çözümün öne çıktığı süreçler Uzmanlık
Mahkemesinin karar süreçlerinde öncelik kazanmaktadır. Nitelikli
elemanlardan oluşacak görevlilerin ekip çalışması ilkeleriyle hareket
etmesi önemlidir.
Davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında; a)
mahkemece istenilecek konularda araştırma, inceleme yapmak ve sonucu
bildirmek, b) uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma, inceleme yapmak ve
sonucunu bildirmek görevleri, uzmanların çalışmalarını karar süreçlerine
temel almayı ve ekip çalışması yaklaşımını güçlendirmektedir.
Mahkemece gerekli görüldüğü hallerde duruşmada hazır bulunmak görevi
uzmanların duruşma sürecine katılımlarının önemini ortaya çıkarmaktadır.
Bu, bilirkişiliğin ötesinde önemli bir işlevsellik getirmektedir.
Alınan kararların takip ve yerine getirilmesinde uzmanların
görevlendirilmesi, mahkeme kararlarının uygulamaya dönüştürme gücünü
arttırmaktadır. Yargılama sonrası görevlerin boyutu; uzmanların
birimleşmesini ve işbölümünün organizasyonunu gerektirmektedir. Kararların
takibi ve yerine getirilmesi sürecinde; yetişkinler ve küçükler hizmetin
hedef kitlesini oluştururken, işbirliği yapacak kurum ve kuruluşları da
gündeme getirmektedir. Aile Mahkemelerinde kararların takibi ve yerine
getirilmesinde, bağlantılı çalışma yaklaşımı önem kazanmaktadır. Uzman
elemanla verimi arttırmak için diğer kurumları ortak çalışmaya sevk eden,
ilgili yasalara gönderme yapan madde düzenlemeleri ele alınmalıdır.
Ailenin Bütünlüğü ve Sürekliliğini Sağlama Anlayışının Güçlendirilmesi
Yasa tasarısında koruyucu, eğitici ve sosyal önlemler ‘’yetişkinler’’ ve
‘’küçükler’’ kategorisinde düzenlenmiştir. Eğitici hizmetler, sadece
meslek eğitimi ve çocukların eğitiminde söz konusudur.
Çeşitli sorunlar ve uyuşmazlıklarla Aile Mahkemelerine başvuranların
‘’Aile’’ odağı içinde ele alınması boyutu eksik kalmıştır. Öncelikle
‘’Ailenin Korunması ve Sürekliliğinin Sağlanması İçin Alınacak Önlemler’’
bölümü eklenerek, yapılacak çalışmalar belirtilmelidir. Uzmanlara, esasa
girilmeden önce verilen araştırma ve inceleme yapmak görevi, uyarı ve
uzlaştırma görevini güçlendirici yeni çalışmalarla desteklenmelidir. Aile
Mahkemesinin önem kazanan bu işlevi yasa tasarısında güçsüz kalmıştır.
Madde 6) 1-a da sayılan uyarı ve uzlaştırma yaklaşımı ve ilkeleri ile
yöntem ve teknikleri yönünden birimin oluşturulması ve görevleri bir
yönetmenlikle ele alınmalıdır.
Aile Mahkemelerinin Görevlerinin Güçlendirilmesi
Uzmanlık Mahkemesinin ana dayanağı Türk Medeni Kanunudur. Bunun yanında
Ailenin Korunmasına Dair Kanun da, getirdiği düzenleme ile önemlidir.
Tasarı bu dayanaklar kapsamındadır. Aile Mahkemelerinin görevleri Medeni
Kanunda yer alan konulardaki dava ve işleri görmekle ilgilidir.
Evlenme, nişanlanma, evlenme ehliyeti ve engelleri, evlenme başvurusu ve
töreni, batıl olan evlenmeler, boşanma, evliliğin genel hükümleri, eşler
arasındaki mal rejimi, soy bağının kurulması, evlat edinme, velayet, çocuk
malları, aile-ev düzeni, aile malları, vesayet düzeni, vesayet organları,
vesayeti gerektiren haller, vesayetin yürütülmesi, vesayetin sona ermesi
ve kanunla verilen diğer görev alanları Aile Mahkemesinin görev konularını
içermektedir.
Görevler yönünden çok yönlü olup, Türk Medeni Kanunundaki tüm boyutları
kapsamaktadır. Uzmanlık Mahkemesi olarak Aile Mahkemesi yeni yasanın
uygulanmasını güçlendirici bir etki yapacaktır. Türk Medeni Kanununun
getirdiği hükümler yanında, kanunla verilen diğer görevlerde geniş bir
görev alanı oluşturulmaktadır.
Aile Mahkemeleri düzenlemesi bu açıdan kendine özgü yeni süreç ve
işlemleri getirmektedir. Bu nedenle, yasanın uygulamaya dönük yeni
yaklaşımını güçlendirici önlemler ele alınmalı ve yeni madde
düzenlemelerine yer verilmelidir.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
Aile Araştırma Kurumu, 1995, Aile İçi Şiddetin Sebep ve Sonuçları, Ankara.
Aile Araştırma Kurumu, 1998, III. Aile Şurası, Ankara.
Aktaş Mavili , Aliye, 1997, Aile İçi Şiddet ve Önleme Yolları, Songür
Eğitim Hizm. Yayıncılık, Ankara.
Arıkan Çiğdem, 1996, Halkın Boşanmaya ilişkin Tutumları Araştırması,
Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, Bilim Serisi: 96, Ankara
Beyazova, Ufuk, Şahin, Figen, 2001, Çocuğun Şiddetten Korunma Hakkı, Milli
Eğitim Dergisi, s. 151, s. 90-94
Cılga, İbrahim, 2001, Demokrasi, İnsan Hakları Kültürü ve Çocuk Hakları,
Milli Eğitim Dergisi, Ankara, s. 151, s. 69-73
Cılga, İbrahim, 1991, Toplumun Koruması Altındaki Çocukların İhmali ve
İstismarı, Çocuk İstismarı ve İhmali, Çocukların Kötü Muameleden Korunması
I. Ulusal Kongresi, Ankara.
Devlet Bakanlığı, 1998, 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun ve
Uygulaması, Ankara.
DPT, 1989, Türk Aile Yapısı Araştırması, VI. Beş Yıllık Kalkınma Planı
Ö.İ.K. Raporu, Ankara.
Erkan, Hüsnü,1994, Bilgi Toplumu ve Ekonomik Gelişme, Türkiye İş Bankası
Yay., Ankara.
Fişek, Hicri, 1984, Sunuş, Türkiye’ de Ailenin Değişimi, Yasal Açıdan
İncelemeler, Türk Sosyal Bilimler Derneği, Ankara.
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, 2001, Çocuk Mahkemelerinin
Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, İstanbul.
Kadın ve Sosyal Hizmetler Müsteşarlığı, 1993, Kadına Yönelik Uluslararası
Sözleşme ve Kararlar, Ankara.
Kağıtçıbaşı, Çiğdem, 1995, Aileye Yaklaşımda Bir Kuramsal Çerçeve ve Aile
Değişim Modeli, Aile Kurultayı, Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, Ankara
Özgen, Eralp, 1984, Erken Evlenme, Başlık, Kadın Kaçırma, Türkiye’ de
Ailenin Değişimi Yasal Açıdan İncelemeler, Türk Sosyal Bilimler Derneği
Yay. Ankara.
T.B.M.M, 2001, Adalet Bakanlığı’ nca Hazırlanan Türk Medeni Kanunu Tasarı
ve Gerekçesi, Ankara.

|
|