|
|
AİLE PSİKİYATRİSİ VE FONKSİYONELLİĞİ
SHU.Melek Durukan

1-AİLE FONKSİYONLARI
2-AİLE ÇEŞİTLERİ
3-AİLENİN ÇOCUĞA ETKİLERİ
4-TOPLUM VE AİLE ETKİLEŞİMİ
1-AİLE FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Aile , bireyin ve toplumun fonksiyonlarında en temel öğedir. Aile
,bireyin yaşamında çok önemli bir yer tutan beslenme , bakım , sevgi
ihtiyacı , duygusal gelişim , psikolojik gelişim , eğitim ,kültürel
değerleri kazanma , sağlıklı zeka gelişimini sürdürme gibi temel
ihtiyaçlarını karşıladığı birincil yer ve çevredir.
Aile üyeleri arasındaki ilişkiler ve aile ortamı , psikososyal yönden
gelişen bireyin en çok etkileşime uğradığı yerdir. Bu ilişkiler , bireyin
kendine güvenmesini , kendine ve diğer bireylere sevgi duymasını , kimlik
kazanmasını , kişilik gelişimini , sosyal beceriler geliştirmesini ve
topluma adaptasyon sürecini olanaklı hale getirir.
Aile birliğinde , aileyi oluşturan bireyler birbirinden etkilenir . Bu
durumu aynı vücutta bulunan organlara benzetebiliriz. Her yönden etkileşim
içerisinde , bir bütün olarak, aileyi yaşayan bir organizma saymak yanlış
olmaz. Organların birindeki arıza , diğer organların ritmini , işleyişini ve
fonksiyonelliğini etkiler.
Ailenin kendi içerisinde etkileşen bir sistem oluşu , bu yapı içerisinde ,
bu yapıyı oluşturan üyelerin bazı kurallara uyması zorunluluğunu getirir. Bu
yapı içerisindeki her birey kurallara uymak , karşılıklı olarak rolleri
üstlenmek ve mevcut yetkileri paylaşmak durumundadır.
Aileyi bir organizma olarak ele almıştık. Bu organizmada bir denge hali söz
konusudur. Aile bireylerinin etkileşim ve iletişimindeki problemler,
rollerdeki karmaşa , yetkilerin yersiz ve yanlış kullanılması ,bu yapı
içerisindeki kuralları çiğnemek , yerleşmiş olan mevcut dengeyi bozar.
Kuralların çok aşırı katı ve çok aşırı esnek olmaması aileyi daha güçlü hale
getirir. Kuralları çiğneyen bireye karşı ,diğer aile bireyleri ortak cephe
alırlar. Kuralları çiğneyen aile bireyine , genelde diğer aile üyelerinin
gösterdiği tepki , yanlışı yapan kişiyi yaptığı yanlıştan vazgeçirmeye
çalışmak , görmezlikten gelmek , konuşmamak , pasif direniş göstermek ,
azarlamak , cezalandırmaya çalışmak , alay etmek gibi değişik reaksiyonlar
şeklinde olabilir.
Aile fonksiyonlarını ele alırken , evde yaşayan diğer üyeler , akraba ve
arkadaş çevresi de bazı sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir .
Aynı zamanda bu etkileşim sürecinde adı geçen bireyler, mevcut sorunların
daha da ağır hale gelmesine, hatta bazen çozümsüz hale yaklaşmasına sebep
olabilir. Bu durum geleneksel Türk aile yapısında sık bir şekilde
görülebilir. Bu durumun telafisi veya hiç olmaması için ailenin tam
fonksiyonel halde olması , kurallara uyulması , rollerde karmaşanın olmaması
, iletişim ve etkileşimin yeterli olması gereklidir.
Aile üyeleri içinde yetki paylaşımı vardır. Yetkiyi şu şekilde
tanımlayabiliriz : Aile içindeki bir bireyin , diğer bir bireyin davranışını
değiştirme gücüne sahip olmasıdır . Genelde aile içindeki ihtiyaçları (
ailenin maddi ihtiyaçları , sağlık gereksinimleri , sosyal faaliyetler ,
sevgi gereksinimi , vb) karşılayan üyenin yetki gücü daha fazladır. Bu yetki
gücü durumu , kültürel ve toplumsal değerlerinde etkisi altındadır.
Aile fonksiyonelliğinde , sağlıklı aile için bir diğer önemli husus , aileyi
oluşturan bireylerin aile adına verilen kararlara katılmasıdır. Bu durumda
herkesin makul derecede , ihtiyaç ve isteklerine saygı gösterilmesi çok
büyük önem taşır.Bu durum karşılıklı güven ortamının devamını sağlar.
Bir diğer önemli hususda şudur , aile içindeki bireylerin duygu ve
düşüncelerini rahat bir şekilde ifade etmeleri ile ailenin sağlıklı
fonksiyonları arasında çok büyük bir bağ olmasıdır. Sınırları kapalı ,
aileyi oluşturan bireylerin , duygu ve düşüncelerini rahat ifade etmemeleri
ile herkesin kendi dünyasında yaşadığı bir aile yapısında ise bireylerde
değişik sıkıntılar zamanla oluşmaya başlar . Bu sıkıntılar arasında ,
depresyon , endişe ve huzursuzluklar , düşmanlık duyguları , suçluluk
hisleri gibi duygulara çok sık rastlanır . Sınırları açık ve herkesin
rahatça kendini ifade edebildiği ailelerde ise bunun tam tersi olarak , iyi
niyet , karşılıklı anlayış ve işbirliği , ortak düşünceler, birbiri için
fedakarlık , birbirine karşı samimiyet ve sevgi , geleceğe güven ile bakma
gibi durumlara rastlanır.
Ailede iletişim ve bununla beraber etkileşim en önemli konudur. İletişimin
olmadığı herhangi biz zaman yoktur. İki insan yan yana olduğunda , hiç
konuşmamanın bile, bir anlamı vardır. Yanlış iletişim ve etkileşim durumu
veya yetersiz iletişim durumu ailelerdeki sorunlara yol açan nedenlerin
başında gelir. Aile bireyleri birbirleri ile sözlü yada jest ve mimikler ile
anlaşırlar veya bu durumdaki aksama aileyi çok olumsuz etkiler.
Ailedeki normal iletişim ve etkileşimi engelleyen faktörler:
-Aileyi ve bireyleri ilgilendiren konular üzerinde , yüzeysel konuşma
-Aşırı soru sorma, yersiz şüphe ve tereddütler
-Yapay ilgi gösterme
-Konuşma ve izah etme olmadan , karşı tarafın hareketlerini , düşüncelerini
yorumlamaya ve tahmin etmeye çalışma
-Geçmişteki üzücü ve tatsız olayların sık sık gündeme getirilmesi
-Sorulan soruları cevapsız bırakma
-Bireylere söz ile baskı kurmaya çalışma
-Abartılı bir şekilde onaylama veya reddetme
-Sık sık öneride bulunma veya kişisel düşünceleri kabule zorlama
-Suçlama , eleştirme , olumsuz değerlendirmeler yapma
-Emir verme , tehdit etme
-Samimiyetten uzak kalma , yalan söyleme
-Alay etme , küçük düşürmeye çalışma , fikirlere değer vermeme
-Olayların olumsuz yönlerini çıkarmaya çalışma
-Küçük hataları çok abartma
-Fedakarlığı devamlı karşı taraftan bekleme
-Ortak faaliyetlere gereken önemi vermeme
-Karşıdakini ifade etme imkanı tanımama
Bu şekilde iletişim ve etkileşim içinde bulunan aile yapısında bireyler
arası iletişimde , karşıdaki kişiyi rahatsız etme , yüz kızartma , sert
şekilde bakma , yüz buruşturma ,konuşmama , yalan söyleme gibi durumların
gözükmesi olağandır.
Unutulmamalı ki yaşayan her fert ; kendine özgü anlayışı , kişiliği , değer
yapısı , entellektüel düzeyi , duygu ve düşünceleri , kimlik yapısı, yetişme
tarzı , sosyokültürel statüsü ile yaşayan , hisseden , etkilenen
biyopsikososyal bir bütündür . Bu durumda konuşulan her sözün , verilen her
mesajın , her jest ve mimiğin iyi veya kötü manada karşıdaki kişide bir etki
yaptığı kesindir.
Aile üyeleri birbirinden aldıkları mesajlar ile kendilerini değerli veya
değersiz , kendilerini güvende veya güvensiz hisseder. Bu durum onların
psikososyal ve sosyokültürel konumlarını , işlevselliklerini ve ruhsal
durumlarını etkiler. Sonuç olarak sağlıklı birey , sağlıklı ve bütünlüğü ile
fonksiyonel aileyi oluşturacak , sağlıklı aile sağlıklı toplumu
oluşturacaktır.
2-AİLE ÇEŞİTLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
İdeal Aile: İster yalnız baba çalışsın , ister anne baba birlikte çalışsın
,ister se göç etmiş olsun , evde rol dağılımı ve yetkilerin ortak olduğu ,
kurallara sonuna kadar bağlı , ortak kararlarda ortak söz sahibi olan ,
birbirinin hak ve hukukuna saygılı , çocukları ve evdeki diğer bireyler ile
her yönden yakından ilgili , kişilerin aile ortamında kendini huzurlu
hissettiği , karşılıklı anlayış ve hoşgörü içerisinde yerleşmiş yapısı ile
tamamen fonksiyonel olan aile yapısıdır.
Sorunlu Olabilecek Aile Tipleri:
1-Babanın çalıştığı , daha çok ev hakkında annenin söz ve kurallarının
geçerli olduğu , Çocuklarının bakımının tamamen anne üzerinde olduğu ,
babanın çoğu zaman çocukları ile mesafeli olduğu aile
2- Anne babanın deneyimsiz olması , genç yaşta evlenmeleri , istemeyerek
çocuk sahibi olmaları , çocuk konusunda anlaşamamaları ve çeşitli nedenler
ile sürekli anlaşmazlık göstermeleri ile kendini gösteren aile tipidir.
3- Anne ve baba daha çok kendi işleri ile yüklü , çocuk küçükse büyük anne
baba veya dadıya bakımının bırakıldığı , büyükse kendi haline bırakılan aile
tipidir. Bu durumda çocuktan sürekli düzen ve disiplin istendiği aile
tipidir.
4-Aile daha çok atadan gelen geleneklere bağlıdır . Çocuğa davranışın önemi
konusunda çok fazla bilgili olmayan aile yapısıdır.
5-Kırsal bölgelerden kente göç eden , sosyal , ekonomik ve uyum açısından
bazı problemler ile karşılaşan aile yapısıdır.
ANNE BABANIN VE AİLE ORTAMININ ÇOCUĞA ETKİLERİ
Anne babanın ve aile ortamının çocuğun ilk doğduğu andan itibaren devam eden
süreç içerisinde çocuğa etkisi büyük olmaktadır. Anne babanın kişilik
yapıları , eğitim durumları , meslekleri , zeka düzeyleri , bedensel ve
ruhsal hastalıkları , psikososyal durumları , sosyokültürel statüleri ,
yetişme tarzları ve kendi anne babalarından gördükleri muamele ,çocuğa
yaklaşım tarzları , çocuk için ayırdıkları vakit vb. durumlar, çocuğu
birinci planda etkiler..
Çocuğun bu türlü anne baba etkileşiminin yanı sıra, ailenin sosyoekonomik
durumu, ailenin teknolojiden yararlanımı , ev ortamının yeterliliği ,ev
ortamındaki huzur ve anlaşma durumu , yaşanılan şehir , evin bulunduğu
sosyokültürel çevre, sosyal imkanlar, devletin sunduğu imkanlar , okul ve
öğretmen durumu , akrabaların durumu ve konumu , sağlık hizmetlerinden
yararlanma , iletişim ve medya araçlarının durumu ve buna benzer
sayılmayacak kadar etken ile çocuk etlileşim içerisindedir . Bütün bu
etkileşimler ile çocuğun psikososyal , sosyokültürel gelişim ve şekillenmesi
sağlanır.
Olumsuz mesajların ve iletişimin ailenin her bireyine , özellikle çocuklara
etkisi çok fazladır. Unutulmamalı ki yaşayan ve gelişen bir psikososyal
varlık olan çocuk ; konuşulan her sözden , her jest ve mimikten , her tavır
ve durumdan , iyi veya kötü olarak etkilenecek ve bu etkilenme ile çocuğun
kimlik , kişilik ve psikososyal yapısı şekillenecektir.
İdeal davranış ve ideal aile ortamı çocuğun sağlıklı bedensel ve ruhsal
gelişmesini sağlayacaktır. Aksi takdirde aile fonksiyonelliğindeki arızalar
çocuklarda ve aile bireylerinde psikiyatrik rahatsızlıklar şeklinde kendini
gösterecektir. Çocukların genel durumu aileden , çevre ve toplumdan
kesinlikle etkilenecektir. Sağlıklı bireyler yetişmesi için fonksiyonel
ailelere ihtiyaç vardır. Açının kollarını bu duruma örnek verebiliriz.
Açının oluşma yerindeki açıklık ile sonundaki açıklık arasında büyük fark
vardır. Yani çocukluktaki her yanlış veya doğru etki ileride kendini bir
davranış , bir söz , bir tepki ile bir bütün içerisinde kendini
gösterecektir. Hayatın temel kurallarından bir taneside etki tepki
prensibidir. İyi veya kötü her etki o çeşitten bir tepki veya belirti olarak
ortaya çıkacaktır.
İsterseniz bazı etki tepki örnekleri verelim:
Etki-1-:Çocuğu sevmek , değer vermek , kabul edip onaylamak , ailede güven
ortamı oluşturmak, sevdiğini ve kabullendiği söz ve davranış olarak aktarmak
, yeri geldiğinde sabırlı ve ilgili olmak
Tepki-1-:Normal gelişim , kendine güven , insana ve topluma sevgi , başarılı
bir sosyal adaptasyon
Etki-2-:Çocuğu kabullenmemek , açıkça istememek ,bu durumu yeri geldiğinde
söz ve davranışlar ile belli etmek , bazı gereksinimleri ( sevgi , bakım ,
gelişime ait , vb.) ihmal etmek
Tepki-2-:Kendine , aileye ve topluma güvensizlik , sınırlı duygusal yapı ,
yalnızlığa ve suça eğilimli olma , aynı patolojik davranışı toplum
içerisinde sergileme
Etki-3-: Çok aşırı titiz olma , aşırı kıyaslama , sık sık eleştirilerde
bulunma , hep daha iyisini isteme , başarılardan tatmin olmama ve onaylamama
, uyumsuzluk içinde olma ,kendini ifade etmesine izin vermeme
Tepki-3-: Çekingen , kararsız, başkaları tarafından yargılanma korkusu
içinde bulunma , kendine güvensiz olma, kabiliyetleri ve becerileri olmasına
karşın onları ortaya koyamama
Etki-4-: Çok aşırı müdahaleci , çok aşırı koruyucu kollayıcı olma , çocuğun
kendini ortaya koymasına izin vermeme , çocuğun yerine bazı görevleri
üstlenme ,ona olduğu yaştan daha küçükmüş gibi muamelede bulunma , sınırları
aşırı gevşetme, aşırı şımartma , kuralsızlık
Tepki-4-:Kabiliyet ve becerileri gelişmemiş , sosyal gelişimi yetersiz ,
devamlı talepkar , başkalarına bağımlı , beklenen olgunluğa ulaşamamış , çok
çabuk karşı gelme , sosyal çevresine adaptasyonda zorlanan , engellenmeye
tahammülsüz olma
TOPLUM VE AİLE ETKİLEŞİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Aile toplumun en küçük yapı taşını oluşturur. Ailedeki sıkıntılar topluma ,
toplumdaki sıkıntılar aileye yansır . Sağlıklı toplumu , sağlıklı aileler
oluşturur. Ailenin sosyokültürel durumu , toplumun sosyokültürel durumunu
belirler.Toplum ve aile sürekli iyi veya kötü etklileşim içerisindedir.
Aile toplum etkileşimi sağlıklı olmaz ise ailede ve toplumda bazı sıkıntılar
oluşabilir. Aile, içinde bulunduğu toplumun durumuna göre şekillenir.
Toplumun ve ailenin yapısına etki eden bir diğer noktada devletin topluma ve
aileye sunduğu sosyokültürel imkanlardır. Bu imkanların bol olduğu
toplumlarda bazı sıkıntıların oluşmasının önüne geçilmiş olur. Devletin
sunduğu imkanların yetersizliği veya toplumdaki sosyoekonomik ve
sosyokültürel sıkıntılar toplum ile beraber aileyi de etkileyecektir.
Toplumu ve aileyi , özellikle de çocukları etkileyen bir diğer etkende
medyadır. Medyanın iyi ve kötü yönde bir çok etkisi bulunmaktadır. Medyanın
zararlı etkilerinden ailenin ve aileyi oluşturan bireylerin korunması
gerekir.Bunun içinde aileyi oluşturan bireylerin bilinçli olması
gerekmektedir. Unutmayınız ki bazı zararları oluşmadan önlemek mümkündür.
Toplum içerisinde infonksiyonel ailelere müdahalede bulunacak , onların her
türlü sorunları ile ilgilenecek , yeri geldiğinde sosyoekonomik destek
sağlayacak , organize ve yetkileri devlet tarafından desteklenmiş ,
tecrübeli ekiplerin bir arada olduğu , kamu birimlerine ihtiyaç vardır.
Toplum aile etkileşimi hemen her konuda mümkün olmaktadır. İdeal toplumun
kurulması , sağlıklı bireylerin oluşturduğu aileler ile mümkün olduğuna göre
, ideal toplum için, ideal aile yapısı , ideal aile fonksiyonelliği , aile
psikiyatrisi her geçen gün daha da önem kazanmaktadır. Bu konuda geniş çaplı
çalışma, profesyonel ve tecrübeli ekiplere, bilimsel verilere ihtiyaç
vardır.
Not: Bu sayfanın hazırlanmasında ,katkılarından dolayı Sosyal Çalışmacı
Melek Durukan 'a teşekkürlerimi sunarım.
Kaynak:www.cocukaile.com\aile.html
Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden,
kısmen de olsa kullanılamaz
|
|