|
|
AİLE İÇİNDE ÇELİŞKİYE DÜŞTÜĞÜMÜZ DURUMLAR
Psikolojik Danışman Emine Kararmış
Yazarımızın yayınları hakkında
görüşlerinizi ve yorumlarınızı
ekararmis@mynet.com
ulaştırabilirsiniz.

Toplumumuzda klasik aile yapısına baktığımızda anne baba ile çocuklar
arasında otoriter bir ilişkinin hâkim olduğu görülmektedir. Zamanla,
ailesinden gördüklerini çocuklarına yansıtmak istemeyen ailelerin aşırı
serbestliği ile birtakım kuralların da olması gerektiği inancını benimsemiş
aileler arasında aile yapısının, demokratik bir yapıya kavuşmaya başladığı
da gözlenmektedir.
Ancak her toplulukta olduğu gibi toplumun en küçük birimi olan ailede de
birtakım çelişkiler ya da tutarsızlıklara rastlanmaktadır. Çoğu zaman bundan
şikâyetçi olan da gençler, çocuklardır.
Sözüm ona 11–12 yaş civarı bireye ailesi sorumluluklarını hatırlatmada
‘Artık sen büyüdün.’ derken, hararetli bir tartışmanın ortasında ortaya bir
fikir atan çocuğa ‘Sen daha küçüksün, anlamazsın.’ diyebilmektedir.
Özellikle ergenlik dönemindeki, yani çocukluk dönemi çıkışı ile ergenlik
dönemi girişindeki birey için konumu zaten karmaşıkken ailenin bazen
‘Büyüdün.’ bazen ‘Küçüksün.’ demesi ergen için daha anlaşılmaz, tutarsız
hatta isyan sebebi bir durum olabilmektedir.
Bunun yanı sıra aileler çocuklarından bekledikleri davranışlarda tutarlı
olmada zaman zaman aksaklık yaşayabilmektedirler. Örneğin aile, çocuğunun
sosyal yaşamda hakkını savunan, kendini ezdirmeyen, çekingen davranmayan
dahası sesi çıkan bir birey olmasını beklerken aile içinde itaatkâr olmasını
bekleyebilmektedir. Aile içindeki eleştirilerine, ses çıkartışına o kadar da
istekli yaklaşmayabilmektedir. Oysa birey sosyal yaşantısında atılgan, sesi
çıkan bir bireyse bu durum genellenecek ve bu durumun bir doğal sonucu
olarak da aile içinde de aynı tavır ve davranışları gösterecektir. Daha da
açığı birey, aile içinde benimsemiş olduğu tavırları toplumda da
sergileyecektir. Ailenin bu çelişkili tavrı zamanla çocuğu karmaşık ve
kararsız bir tavırda bırakacaktır. Onun için çocukların kendilerine olan
eleştirilerini saygısızlık olarak algılayan, taviz verdiklerini zannedip
otoritelerini kaybetme korkusuyla çocuklarına göz açtırmayan aileler,
çocuklarının atılgan ve savunucu bireyler olmalarına da sekte
vurabilmektedirler.
Benzer durumları çocukların ailelerine karşı davranışlarında da
görebilmekteyiz. Gençler/çocuklar ailelerinin kendilerine destek
olmadığından ya da yardım etmediğinden şikâyet ederken bazen de aynı durumda
ailelerinin kendilerine çok müdahale ettiklerini ifade edebilmektedirler.
Yaşadığımız tüm bu durumlar içerisinde çelişki olarak karşımıza çıkan
unsurlar aslında bireylerin değerlendirmeleri ya da iletişimsizlikteki
aksamalar sebebiyle bizlere zorluk yaşatmaktadır. Çocuğumuza ‘Büyüdün
artık.’ ya da ‘Sen daha küçüksün.’ yerine örneğin ‘Sanırım senin yaşındaki
biri için bu iş kolay olmalı.’ya da ‘Senin bu işi yapman için henüz
yeterince büyüdüğünü düşünmüyorum.’ gibi daha açıklayıcı ve olumlu iletişime
dönük yaklaşıklar çelişkileri ortadan kaldırabilecektir.
Hem anne babalar hem de çocuklar ne istediklerine ve nasıl istediklerine
dikkat ettikleri sürece iletişimde daha az sorun yaşayacaklardır.
Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden,
kısmen de olsa kullanılamaz
|
|