Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 



8 MART' IN ÖNEMİ

Turan AKYÜZ
turan.akyuz16@gmail.com


Ben uzayıp dalgalanan
Maviliğin
Uçsuz bucaksız bayrağıyım
Kibeleden uzandım
Medeniyet oldum
Adım adım can verdim
Hayat oldum…

8 Mart dünya emekçi kadınlar günü aynı zamanda bedeller verilerek elde edilmiş bir haktır.Bu kazanım kapitalizmin kadını nasıl sömürdüğü ve metalaştırdığına karşı mücadelenin diğer adıdır.

ABD’nin New York şehrinde dokuma işçisi kadınlar 8 Mart 1857 yılında 40 bin kişi ile greve gittiler.Eşit iş insanca yaşam koşullarının düzeltilmesini isteyen bu emekçilerin dayanışmasını önlemek isteyen fabrika patronu fabrikaya kitlediği kadın emekçiler çıkan yangın sonucu 129 kişi hayatını kaybetti.26-27 Ağustos 1910 yılında Danimarka’nın Kopenag şehrinde toplanan ikinci sosyalist kadınlar konferansında alman delege Clara Zetkin 1887 yılında New York’ta ölen kadın işçiler anısına dünya emekçi kadınlar günü kutlanması talebi kabul edildi ve emekçi kadınlar günü ilk olarak 19 Mart 1911’de Avusturya,Almanya ve Danimarka’da kutlandı.8 Mart 1975 yılında BM’de kabul edilerek kadınlar günü kabul edildi.
Günümüzde kapitalizm her şeyi paraya dönüştürme olgusuyla kadını da sömürü arıcı olarak kullanmaktadır.Reklamlarından kadının bedenini kullanarak satacağı ürünün hizmetini değil yapacağı karı düşünmektedir.Dünyanın değişik bölgelerinde kadınlar şiddet,baskı,cinsel istismar ve ucuz iş gücü olarak mağdur duruma düşmektedir.Başta savaşların olduğu bölgelerde en çok çocuk ve kadınlar etkilenmektedir.Son Irak Savaşı’nda gördüğümüz manzaralar bunu net şekilde göstermektedir.Savaşın olmadığı ortamlarda yaşamak isteyen bu insanlar kadın tacirlerinin eline düşmektedirler.Asya’da,Afrika’da,Amerika’da insanca yaşama ortamından uzakta olan kadın sayısı az değildir.Afganistan’da Orta Çağ zihniyetinin kadını köle olarak bıraktığını görüyoruz.Yine Müslüman ülkelerde çok eşlilik insanca yaşamdan uzaklaştırmaktadır.Etnik bölgesel savaşlar ve yoksulluğun kol gezdiği Afrika Kıtasında kadınların durumu ortada.

Dünyada tüketim toplumu olmayı dayatan kapitalist ülkeler kedi köpek mamalarına yaptıkları harcamalarla dünya yoksulluğunu önemli ölçüde çözecek güce sahiptirler.Yine bu ülkelerde kadın emeği ile bedeni sömürü aracı olarakta karşımızda.Ülkemizde kadınların durumuna baktığımızda erkek egemen dayatması ve kadına şiddet başta olmak üzere her bölgede olumsuz koşullar göze çarpmakta ve yine ülkemizde kadının görünmeyen emeğini anlatmak gereğini duymuyorum.Çünkü bu açık üç kadından biri şiddete uğruyor batı bölgelerindeki Büyükşehirlerde kriz bahanesiyle bir çok sektörde işlerini kaybetmiş durumdalar bulundukları iş yerlerinde başta taciz olmak üzere dayatılan olumsuzluklarla karşılaşmaktadırlar.Günümüzde son dönemlerde moda olan bayan garsonluk eğlence sektörünün mezesi konumuna getirilmesi bu sistemin ne kadar çürüdüğünü göstermektedir.Batıdan doğuya ülkemizin her yerinde kadınların durumuda çok kötü koşuldadır.Kadınlara karşı haksızlığın diz boyu olduğu ülkemizde aslında en büyük sorun yine anlayışın olduğu eğitimin verdiği şekillenmedir.Dünya emekçi kadınlarının onurlu günlerini selamlamak şereftir.


(Bu yazı http://www.toplumvesiyaset.com/  yayınlanmaktadır) 
 

 


               Bize Ulaşın

Google
 

 

 

UYARI! ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.