|
|
|
3413 SAYILI KANUN ÜZERİNE
SHU. İlyas Ali DAŞTAN
Yazarımızın
yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı
dastanilyas@gmail.com
ulaştırabilirsiniz.
|
2828 sayılı SHÇEK Kanununa istinaden kurum
bakımı hizmetinden yararlandırılan çocuklar kurum bakımı hizmetinden sonra
3413 sayılı korunmaya muhtaç çocukların işe yerleştirilmesine ilişkin yasaya
istinaden kamu kurum ve kuruluşlarında devlet memuru/işçi olabilmektedirler.
3413 sayılı Kanunun 4. maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşları her yıl, hangi
statüde olursa olsun serbest kadro sayılarıyla bunun binde biri oranında
alacakları korunmaya muhtaç çocuk sayısını, adaylarda aranan nitelikleri,
sınav tarihini ve yerini Kuruma bildirmek ve bu kadrolara Kurumca bildirilen
korunmaya muhtaç çocuklar arasında yapılacak giriş sınavlarında başarılı
olanlar arasından atama yapmak zorundadır” denilmektedir.
Bu kanun yetiştirme yurdundan ayrılanlar için bulunmaz bir fırsattır. Zira
ülkemizde üniversite mezunu olanların dahi işe girmekte zorlandıklarını
görüyoruz.
3413 sayılı kanun hakkında bir görüş şu şekildedir.
—Devlet memurluğu gibi bir işe emek sarf etmeden girmek çocukların
öğrenimlerini yarım bırakmalarına neden olmaktadır. Kanunla birlikte kısa
yoldan iş sahibi olan çocuklar kolaycılığa ve hazırcılığa teşvik
edilmektedir.
Yeni çıkan yasaya göre ilköğretim mezunu olmak zorunlu hale getirildi.
Zorlamayla da olsa öğrencilere ilköğretim diploması aldırılıyor. Yetiştirme
yurtlarında kalan birçok arkadaşımız lise okumayı kendilerine yük
gördüklerinden ilköğretim mezunu olmakla yetiniyorlar. Lise terk nedenleri
konusunda herhalde geçerli nedenleri vardır kendilerince. Yüksekokul ve
üniversite okuyan çocuklarımız ise daha azınlıkta kalmaktalar.
Kanunun 6. maddesinde “Kurum, korunmaya muhtaç çocuklara bir meslek
edindirecek çalışmaları yapar veya yaptırır. Korunmaya muhtaç çocukları
mesleğe yöneltme hizmetini yürütürken tüm kurum ve kuruluşlardan yardım ve
işbirliği isteğinde bulunabilir” denilmektedir.
Bu maddeden yola çıkarak ikinci görüş de şudur.
—Kurum, devlet memurluğu gibi bir işe çocukların girmesini sağladığından
kurumsal olarak meslek edindirme görevini yapamamakta ve 3413 sayılı kanun
çocukların işine geldiği gibi kurumun da işine gelmektedir.
Yetiştirme yurtlarından ayrılan çocuklarımız devletin çeşitli kademelerinde
görevlerini ifa etmektedirler. Bu görevlerde yoğunluğun yardımcı hizmetler
ve hizmetli kadrosunda olduğunu biliyoruz. Neden hizmetli kadrolarını biz
oluşturalım. Kurumsal olarak bu başarı değil, başarısızlıktır. Burada
hizmetli kadrosunu ya da hizmetli kadrosunda çalışan arkadaşlarımı yermek ya
da küçümsemek gibi bir düşüncemin olmadığını belirtmek isterim. Ancak, 3413
sayılı kanun devletin hizmetli kadrolarına –çoğunlukla- SHÇEK’in eli ile
çocuk yetiştirmektedir.
Ülkenin bütün kamu kurum ve kuruluşlarında 3413 sayılı kanun ile işe
yerleştirilen çocuklara rastlamak mümkündür. Bu çocuklarla yapılan
görüşmelerde ortaya çıkan sonuç hemen hepsinin öğrenimlerini yarım
bıraktıklarından dolayı yaşadıkları pişmanlıktır.
Sorun kanunda mı yoksa kanunu uygulamakla yükümlü olan kurum ve kişilerde
midir?
|